20 Aralık 2024, 14:30
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Güneş Sistemi 1 - Aöf Felsefe Dersleri Güneş Sistemi 1 - Aöf Felsefe Dersleri Ekolojik düzeni yaşamın oluşması ve devamı için gerekli olan olmazsa olmazların bütünselliği olarak tarif edersek maddi düzenlerin de bu bütünselliğin içinde olduğunu en önemli olmazsa olmazları içinde barındırdığını hemen fark ederiz.
Örneğin Dünyamızın kendine özel yapısı kadar diğer gezegenlerin konumları kütleleri de bu düzenin bir parçasıdır.
Onlardan birinin olmaması; kütle konum ya da yoğunluğunun değişmesi bu düzeni rahatlıkla alt üst edebilecek kadar önemlidir.
Ekolojik düzen konusunda Darwin şunları yazmaktadır.
-Yaşam doğadaki her şey gibi bir denge kurmaya eğilimli güçlerin sürekli etki ve tepkisiyle var olur ya da buna bağlıdır ve bu eğilim herhangi bir değişmeyle hafifçe bozulursa yaşamsal güçler kuvvetlenir.
Tersinim teorisi varoluşu bir bütün olarak görür. Canlılık ve cansızlık olarak ayırım yapmaz.
Bu nedenle ekolojik düzen canlılığıyla cansızlığıyla tüm evreni kapsar.
Yaşamsal uygunluklar bu büyük düzenin sonucudur. Tersinim teorisine göre tüm kâinat dolaysıyla güneş sistemi ve dünya özeldir.
Evrenin oluşumdan sonra ne kadar hassas dengeler içerdiğini gerektiği gibi anlamak için evreni dolduran milyarlarca galaksiden ve bu galaksileri meydana getiren katrilyonlarca yıldızlardan hakkında en çok bilgi sahibi olduğumuz bir yıldızı ve onun oluşturduğu sistemi örnek vereceğiz.
Bu yıldız yukarıdaki bölümlerde hakkında bilgi vermeye çalıştığımız Güneş’tir.
Aşağıdaki bölümlerde bir bakıma Güneş ve sistemin rastlantılarla oluşup oluşamayacağı sorusunun yanıtını arayacağız.
Daha öncede belirttiğimiz gibi Güneş tek proton ve tek elektronu bulunan hidrojen gazının iki proton ve iki elektronu bulunan helyum gazına dönüşmesiyle orta çıkan füzyon enerjisiyle parlamakta bu enerji ile dünyamıza hayat vermektedir.
Füzyon enerjisi ise güçlü nükleer kuvvetin birincisidir. Bu nükleer kuvvet evrendeki en güçlü kuvvettir. Muazzam gücünü hidrojen bombalarında sergiler.
Bu enerji kaynağı Güneş'in 4.6 milyar yıldan bugüne dek tükettiği ve bundan sonra da tüketebileceği hesaplanan 5 milyar yıllık yakıtı sağlamaktadır.
Güneş Samanyolu galaksisinin oluşturduğu sarmalda dışa yakın bir konumda bulunan orta büyüklükte bir yıldızdır.
Dokuz (son kabul edişe göre sekiz) gezegeni bu gezegenlerinde atmış bir uydusu vardır. Bütün bunlar güneş sistemini meydana getirir.
Üzerinde yaşadığımız ve Dünya ismini verdiğimiz gezegen Güneşe yakınlık sırasına göre üçüncü gezegendir.
Yirmi üç buçuk derece eğimle hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında dönmektedir. Güneşin etrafında dönerken oluşturduğu yörünge bir elips şeklindedir.
Güneş Sistemi'ndeki bu muhteşem dengenin yanı sıra üzerinde yaşadığımız Dünya gezegeninin bu sistem ve genel olarak uzay içindeki yeri de yine kusursuz bir yaratılışın varlığını göstermektedir.
Son astronomik bulgular sistemdeki diğer gezegenlerin varlığının Dünya'nın güvenliği ve yörüngesi için büyük önem taşıdığını göstermiştir.
Jüpiter'in konumu buna bir örnektir.
Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni olan Jüpiter varlığıyla aslında Dünya'nın dengesini sağlamaktadır.
Astrofizik hesaplamalar Jüpiter'in bulunduğu yörüngedeki varlığının sistemdeki Dünya gibi diğer gezegenlerin yörüngelerinin istikrarlı olmasını sağladığını ortaya çıkarmıştır.
Jüpiter'in Dünya'yı koruyucu ikinci bir işlevini ise gezegen bilimci George Wetherill Jüpiter Ne Kadar Özel adlı bir makalede şöyle açıklar:
-Jüpiter'in bulunduğu yerde eğer bu büyüklükte bir gezegen var olmasaydı Dünya gezegenler arası boşlukta gezinen meteorlara ve kuyrukluyıldızlara yaklaşık bin kat daha fazla hedef olurdu.
Eğer Jüpiter olduğu yerde olmasaydı şu anda biz de Güneş Sistemi'nin kökenini araştırmak için var olamazdık.
Alıntı | |
|
| |