07 Eylül 2025, 20:18
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Down Under | Men at Work – İngilizce Sözler ve Türkçe Çeviri Down Under | Men at Work – İngilizce Sözler ve Türkçe Çeviri  Down Under Traveling in a fried-out Kombie on a hippie trail, head full of zombie. I met a strange lady, she made me nervous. She took me in and gave me breakfast and she said: "Do you come from a land down under? Where women glow and men plunder? Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover." Buying bread from a man in Brussels. he was six-foot-four and full of muscles. I said: "Do you speak-a my language?" He just smiled and gave me a vegemite sandwich, and he said: "I come from a land down under where beer does flow and men chunder. Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover, yeah." Lyin' in a den in Bombay with a slack jaw, and not much to say. I said to the man: "Are you trying to tempt me because I come from the land of plenty?" And he said: "Do you come from a land down under, (oh yeah, yeah) where women glow and men plunder? Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover." Living in a land down under where women glow and men plunder. Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover. Living in a land down under where women glow and men plunder. Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover. Living in a land down under where women glow and men plunder. Can't you hear, can't you hear the thunder? You better run, you better take cover. Living in a land down under where women glow and men plunder. Can't you hear, can't you hear the thunder? Avustralya Aşırı sıcak bir minibüste seyahat ediyorum Hippi yolunda, kafam zombilerle dolu (kafam bir milyon) Garip bir kadınla tanıştım, beni tedirgin etti Beni içeri aldı ve kahvaltı verdi Ve dedi ki: "Avustralya'dan mı geliyorsun, Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerden? Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin." Brüksel'de bir adamdan ekmek alıyorum Bir doksan boyundaydı(6 ft 4 in.) ve çok kaslıydı. Dedim ki: "Dilimi konuşabiliyor musun?" Sadece gülümsedi ve bana sebze ezmeli** sandviç verdi, Ve dedi ki: "Avustralya'dan geliyorum ben Biranın su gibi aktığı ve erkeklerin kustuğu yerden. Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin." Bombay'da in gibi bir yerde yatıyorum Ağzım açık, söyleyecek çok şeyim yok. Adama dedim ki: "Kanıma girmeye mi çalışıyorsun Bolluğun ülkesinden geldiğim için?" Ve dedi ki: "Avustralya'dan mı geliyorsun, Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerden? Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin." Avustralya'da yaşıyorum Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerde. Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin. Avustralya'da yaşıyorum Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerde. Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin. Avustralya'da yaşıyorum Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerde. Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin. Avustralya'da yaşıyorum Kadınların parladığı ve erkeklerin talan ettiği yerde. Duymuyor, duymuyor musun gök gürültüsünü? Kaçsan, saklansan iyi edersin. | |
|
| |