17 Mayıs 2024, 23:46
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Fargo (1996) Film Eleştirisi Fargo (1996) Film Eleştirisi Yazı filme dair spoiler içerebilir. Amerikan sinemasının en yaratıcı ikililerinden olan Coen kardeşler, bu kez klasik bir metni modern bir Amerikan öyküsüne dönüştürüyor. Homeros’un ünlü destanı Odysseia, filmde 20. yüzyıl başlarındaki Amerika’ya taşınmış; ekonomik kriz, ırk ayrımı ve toplumsal sorunlar, antik destanın yerini alan bir atmosfer oluşturuyor. Hikaye, zincirlenmiş üç mahkumun hapishaneden kaçışıyla başlıyor. İçlerinden biri, Ulysses Everett McGill, sakladığı parayı bulmak için dört günlük bir yolculuğa çıkıyor. Paranın bulunduğu yer sular altında kalacağı için zaman kritik. Ancak Ulysses’in bilmediği bir gerçek var: Karısı Penny dört gün sonra başka biriyle evlenecek. Kaçaklar, yol boyunca hem peşlerindeki polislerden kaçıyor hem de kendilerini sıra dışı karakterlerin arasında buluyorlar. Bu karakterlerin bir kısmı Odysseia’dan esinlenmiş, bir kısmı ise dönemin gerçek figürlerinden alınmış. Filmde yer alan karakterler oldukça renkli: Tek gözlü İncil satıcısı (Cyclops), denizde karşılaştıkları ölümcül güzellikteki kadınlar (sirenler), bebek yüzlü gangsterler, ruhunu şeytana satmış zenci müzisyen (Robert Johnson) ve daha niceleri. Bunun yanında destansı bir vaftiz töreni ve Ku Klux Klan ayinine de tanık oluyoruz. Hatta bir sahnede, bir karakterin kurbağaya dönüştüğünü görmek bile mümkün. Oyuncu kadrosu da film kadar etkileyici: John Turturro ve John Goodman, Coen kardeşlerin önceki projelerinde olduğu gibi rollerine tamamen uyum sağlamış. Holly Hunter ise küçük ama güçlü bir eş performansı sunuyor. Ancak filmin gerçek yıldızı, George Clooney. Clooney, Ulysses rolüne kusursuz uyum sağlamış; hem fiziksel duruşu hem de karizmasıyla karakteri derinleştiriyor. Bazı sahnelerde onu tıpkı bir Clark Gable figürü olarak görmek mümkün. Coenler’in sadık ekip arkadaşlarından Steve Buscemi’nin bu filmde yer almaması ise dikkat çekici. Teknik açıdan da film olağanüstü: Uzun yıllardır birlikte çalıştıkları görüntü yönetmeni Roger Deakins, kurgu ekibi Roderick Jaynes ve sanat yönetmeni Dennis Gassner, Coenler’in mizah ve detay anlayışını birebir yansıtıyor. Özellikle vaftiz ve KKK ayini sahneleri, görsellik açısından büyüleyici; bazı kareler eski Hollywood müzikallerinden fırlamış gibi. Ufak detaylara dikkat eden Coenler, örneğin polislerin gözlüklerindeki yansımaları ve Ulysses’in tek marka briyantin kullanımını unutmayarak, görsel sürekliliği sağlıyor. Müziğin önemi de yadsınamaz: Carter Burwell ve T-Bone Burnett, dönemin ruhunu yakalayan bestelerle filmi destekliyor; dönemin popüler şarkıları da filme entegre edilmiş. George Clooney’nin şarkı performansı ise ayrıca keyif verici. Film, Coen kardeşlerin önceki başyapıtları Barton Fink ve Fargo kadar derin olmasa da, yine zekâ, muziplik ve hareketlilik açısından tatmin edici. Benim izlediğim seansta bazı izleyicilerin sıkıldığını gözlemledim; özellikle basit komedi anlayışına sahip olanlar filmi beğenmeyebilir. Ancak Coenler’in tarzını bilen ve sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Son not olarak, Coen kardeşler bir söyleşide filmin çekimi sırasında Odysseia’yı tamamen okumadıklarını, yalnızca kullandıkları kadarı hakkında bilgi sahibi olduklarını belirttiler. Daha önce Fargo’nun gerçek bir olaydan uyarlandığını iddia edip sonra şaka yaptıkları gibi, bu filmde de klasik Coen mizahı devrede. Yazar: Leydihan | |
|
| |