Yaşam Hikayeleri Yaşamla ilgili size ilham verebilecek hikayeler.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Kumari, Nepal | Öyküler
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
137
Konu Bilgileri : Yaşam Hikayeleri
Konu Basligi
Kumari, Nepal | Öyküler
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
137

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 22 Kasım 2024, 16:13  
Çevrimdışı
 
Asrevya kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Kumari, Nepal | Öyküler

Kumari, Nepal | Öyküler

Günlerdir buradayım, bu meydanda, şu eski evin karşısındaki tapınağın beşinci merdiveninde oturuyorum. Fakat hala daha isteğime kavuşamadım. Yolunu gözlediğim kişiyi göremedim. Dün yağmur yağıyor dedim, bir önceki gün festival vardı, öncesinde ise vakti kaçırmıştım. Bugün ise tam vaktinde buraya geldim ve oturdum buraya, bekliyorum. Kumari seni göreceğim…

Peki Kumari’yi neden bu kadar çok görmek istiyorum, beni buraya günlerdir bağlayan nedir? İsterseniz olayı size en başından anlatayım, yani dört gün öncesinden başlayayım.

Sabah erkenden kalkıp kahvaltı yapmadan sokağa atmıştım kendimi, Nepal caddelerini boş görmek istiyordum, günün diğer saatlerinde pek imkansızlaşıyordu. Kaldığım otel Nepal’in başkenti Katmandu şehrinin merkezi sayılan tapınaklar meydanına çok yakındı. Birkaç dakika yürüyerek meydana varabiliyordum, öyle de yaptım ama beklediğim gibi değildi. Tapınakların önünde günün ilk ayinini yapmak için gelen Hindular vardı. Onları rahatsız etmeden izlemeye koyulmuştum ki yanıma orta yaşlı bir kadın yaklaştı. Kıyafetlerimden ve ten rengimden bir yabancı olduğum çok belli oluyordu.

Elindeki tepsi içinde bulunan kırmızı boyalı pirinç tabağına parmağını sokarak alnıma kırmızı bir işaret koymaya çalıştı ve bunun bana iyi şans getireceğini söylemeyi de ihmal etmedi. Yanımdan ayrılırken cebimde sırf bu görevi üstlenmesi için taşıdığım mendilimle alnımı temizledim. Bu hergün başıma geliyordu ve artık itiraz etmez olmuştum. Çünkü itirazlarımın bir manası olmuyordu. Biraz daha yürüdüm ve ana tapınağın karşısına denk gelen diğerlerinden farklı görünen bir binanın önünde birilerinin olduğunu fark ettim. Bir tapınaktan farklıydı fakat açık kapısından insanlar içeri girip çıkıyorlardı. Meraklandım ve içeriyi görmek istedim.

Kapıya yaklaştığımda bir el içeri girmemi engelledi ve bana “ sen kumari evine giremezsin” dedi. “ Neden “diye sorduğumda, “Hindu değilsin” gibisinden çok kısa bir cevap verdi ve ben geri dönüp tekrardan ana tapınağın önüne vardım. Gözlerim hala daha kumari evinin üzerindeydi. Bu Kumari’de nedir? Diye geçiriyordum ki aklımdan yanıma bir başka kadın yanaştı, çiçek satıyordu.

“kumari evi” dedi.
“evet” diye karşılık verdim.
“yaşayan tanrıça” dedi.
“efendim” dedim aniden şaşırmış bir halde. “yaşayan tanrıça mı?”
“evet” dedi çiçekçi kadın halinden emin bir edayla.

Ben hakkında bir şeyler anlatır mısınız demeden kadın konuşmaya başlamıştı.
Kumari, bizim yaşayan tanrıçamızdır, zarifliğin ve masumiyetin sembolü, küçük bir kız çocuğu gibidir. Temizdir,kirlenmemiştir.

Buradaki bütün tanrıların efsaneleri ve hayat hikayeleri var. Bir çoğunun doğa üstü güçleri olduğuna inanılıyor ve ben bunların hikayelerini bir çok ağızdan dinlemiştim.

“bana Kumari’nin hikayesini anlatır mısınız?” diye sordum.
Kadın sepetini yan tarafına koyarak yanıma oturdu ve anlatmaya başladı.
“Efsanevi zamanlarda Nepal’in Kralı Javaprakash Malla Katmandu’daki sarayında oturup, tripasa adlı bir zar oyununu tanrıça ile oynamaktadır. Fakat kral oyunu kaybedeceğini düşününce tanrıçanın dalgınlığından yararlanıp hile yapar ve oyunu kazanır. Lakin bu hileyi fark eder ve çok sinirlenir ve artık görevi olan kraliyetin ve devletin koruyuculuğunu yapmayacağını söyleyerek ortadan kaybolur. Bir daha kendini krala göstermeyecektir. Onu lanetler.

Ülkesinin ve kendisinin lanetlenmesinden endişe duyan kral Malla diğer tanrılara akıl danışır ve sonunda onların aracılığı ile tanrıça ulaşır. Kralın kendisine tapması için bundan sonra sarayından çıkarak aşağı kasttan bakire bir kıza gitmesi gerekmektedir. Taleju o kızın bedeninde enkarne olacak, yeniden dünyaya gelecektir. Kral kendisine söyleneni yapar ve bahsedilen kıza tapar.”

Kadın çok istekli anlatmıştı buraya kadar, bende aylak aylak dinlemiştim fakat gözlerim kumari evinin önündeki kalabalıktaydı. Sonra devam etti kadın;
“Kumari bu evde yaşıyor. Burayı kral Malla Kumari için yaptırdı. Kumari ailesi ile birlikte bu evde yaşar ve asla ayağını toprağa sürmez evinden çıkmaz. Yıl içinde sadece Indra Jatra Bayramı’nda (eylül ayının ikinci haftası) kutsal arabası ile dışarı çıkar ve kral ana tapınağın önünde onun ayaklarını yıkadığı suyu içer. Bu şekilde tanrıça Taleju Bhawani ülkemizin de kralımızın koruyuculuğunu sürdürmeye devam ediyor.”

“siz bu hikayenin gerçekliğine inanıyor musunuz?” diye sordum.
Kadın “elbette inanıyorum” dedi, sinirlenmişti sorum karşısında.
Meydan kalabalıklaşmış, güneş iyice kendini belli etmeye başlamıştı. Çiçekçi kadın elime sarı kutsal çiçeklerden bir tane verdi ve yanımdan ayrıldı. Arkasından bakarken dudaklarımı bükerek acıdığımı hissettim içimden. Canım kahve içmek istemişti ama burada doğru düzgün bir kahve bulabilmek imkansızdı. Merdivenlerden aşağı inerek kumari evini çaprazdan görebilecek şekilde bir kafeye oturdum. Kahvaltı istedim. Yarım saat kadar sonra anca sütlü çayım gelmişti, diğer kahvaltılıklardan ses seda yoktu. Garson çocuk yanıma yaklaştı. Ben kahvaltı geç kaldığı için özür dilemesini beklerken.

“ İsrail mi?” diye sordu.
“hayır Türkiye” diye cevap verdim. Bu soru ile çok fazla karşılaşmıştım, o yüzden alışkınım.
Burada tanrılar ve tanrıçalar hakkında çok hikaye anlatılıyor, bunu biliyorum. Garson çocuğa Kumari’yi sorum.
“ kumari” dedi ve “ yaşayan tanrıça, şurada yaşıyor” dirken eli ile kumari evini gösterdi.

Hikayeyi birde onun ağzından dinlemek istiyordum; “ kumari hikayesini anlatır mısın?” dedim.

Dünden razı görünüyordu, yanıma bir sandalye çekip oturdu. Kahvaltıyı unutmuştum artık.

“kumari devi” dedi. “yazık küçük kız çocuğuna, eskilerin uydurmacası. Sana bir çok hikaye anlatırlar ama hiçbirine inanma. Şimdi anlatacağım gerçek olanı dinle” dediğinde ben iyice heyecanlanmıştım. Efsanevi bir hikaye olmaz inşallah diyerek dualar ediyordum içimden ki bambaşka bir şey çıktı karşıma.

“ zamanın kralı, elinin altındaki küçük kızlardan birine cinsel tacizde bulunur ve kız ölür. Kral bunu herkesten saklamak istese de küçük bir krallıkta her şey hemen duyulur. Dönemin büyükleri ve kral yapılan görüşmelerle tanrıların ve tanrıçaların bu ülkeyi afetlere maruz bırakmamaları için bir karara varırlar. En yüksek kasttan bir kız çocuğu alınır, şu gördüğün ev inşa edilir ve şu gördüğün ana tapınak yaptırılır. Kral halka yeni bir tanrıça bahşetmiştir. Kumari, masumiyet ve zarafetin tanrıçası. Yılda bir sefer festivalde kızın ayak suyunu içer ve halk bu kıza tapar ta ki kızın vücudundan kan çıkana kadar. Sonra ise yenisi seçilir”

Garson kolundaki saate baktıktan sonra sandalyeden kalktı ve “ kralın hatasının cezasını küçücük kız ve halk çekiyor anlayacağın” dedi ve yanımdan ayrıldı. Kafam karışmıştı. Bu kadar açık bir hikaye beklemiyordum ama gayet açık değil miydi her şey, iki hikayeyi yan yana koyunca.

Biraz sonra kahvaltımı getirdi garson ve “ bu insanlar ekmeğe muhtaç” diyerek ayrıldı yanımdan.

Kahvaltımı bitirip hemen otelimin yolunu tuttum. Tanıştığım insanlara kumari’yi sormak istiyordum ve öylede yaparak günümü bitirdim. Sonrasında ne mi oldu? Dört gün sonra işte buradayım ve bu küçük kızı bugün görebileceğimi umuyorum.

Size ulaştığım bilgileri aktarayım;

Kumari’nin vücudundan kan çıktığı zaman, yenisi seçiliyor ve bu şekilde her zaman bu kumari evinde birileri yaşamış oluyor. Peki bu iş nasıl yapılıyor derseniz.

Sakya kastına mensup iki ila dört yaşındaki kızlar arasından çeşitli özelliklerine göre ve testlerden sonra seçilen Kumari, bu tanrıça niteliğini, genç kız ilk adetini görene kadar sürdürür. İlk adet kanı ile tanrıça’nın kızın bedeninden çıktığına inanılır. Ciddi bir hastalık ya da yaralanma neticesi çok kan kaybı da genç kızın bir anda sıradan insanlar arasına dönmesine neden olabilir.

Kumari’nin seçilmesinden aralarında kraliyet astroloğunun da bulunduğu beş kişilik bir Hindu rahipler konseyi sorumlu. Aranılan temel özellikler arasında, adayın çok sağlıklı olması, bedeninden hiç kan akmamış olması, ciddi bir hastalık geçirmemiş olması ve dişlerinden herhangi birini kaybetmemiş olması gibi maddeler var. Bu ilk aşamayı geçen çocuklarda daha sonra tanrıça’nın 32 özelliği aranıyor. Bunlardan bazıları ise banyan ağacı gibi bir bedene, ineğinki gibi kirpiklere, geyik gibi baldırlara, aslan gibi göğüse, ördeğinki gibi yumuşak bir sese sahip olmak. Tüm bu özelliklerin yanında simsiyah saçlara ve gözlere sahip olmak, düzgün el ve ayaklar ve ağızda 20 adet diş Kumari olmanın diğer olmazsa olmaz diğer koşulları.

Yukarıda kimilerini saymaya çalıştığım fiziksel özelliklerin yanı sıra Kumari adayının sakin ve korkusuz bir karaktere sahip olması ve Kral’ın burcu ile uyumlu bir burçtan gelmesi de gerekiyor.

Rahipler bir aday üzerinde karara vardıktan sonra, seçilen küçük kızı bu kez çok daha zorlu bir sınav beklemektedir. Eğer aday, tanrıça Taleju’nun tüm özelliklerine sahipse, Dashain Bayramı sırasında kendisinden, Taleju tapınağında kesilmiş 108 buffalo ve keçinin mumlarla aydınlatılmış kesik başları ve çevresinde dans eden maskeli adamların arasından hiç bir korku belirtisi göstermeden yürüyüp gitmesi beklenir.

Tabi bu en başta dediğim gibi iki ila dört yaş arasındaki kızlara uygulanan bir test…

Bu testi de başarı ile tamamlayan küçük kızdan son olarak önüne konulmuş çeşitli eşyalar arasından, eski Kumari’ye ait olan birini seçmesi istenir. Eğer burada da bir sorun çıkmazsa, artık herhahgi bir kuşku kalmamıştır.
Sonrasında rahipler tarafından çeşitli gizli Tantrik ritüeller uygulanarak ruhsal ve fiziksel olarak arındırılan genç kızın bedenine artık Tanrıça Taleju girmeye hazırdır.

Bu kadar şeyi duyduktan sonra şimdi neden burada beklediğimi çok daha iyi anlamışsınızdır. Onu bir kere görmek güzel olurdu sanırım. Her ne kadar onun tanrıça olmasına üzülsem de, bir çocukluk yaşamasına engel olduğunu düşünsem de. Penceresinden baktı. Şimdiki kumari 11 yaşlarında bunun bilgisini almıştım. Yakın zamanda değişecektir.

Dört günün sonunda aklımdaki acıma duygusunu gözlerime döküyorum. Bir satıcıdan kumari kart postalları aldım. Hüzünlü bakıyor küçük kız. Haklısın küçük, bu bakışlara sahip olmakta haklısın. Senin neler yaşadığını öğrendim ve insanlara aktarıyorum.

Kumari seçilen kızın hayatı o andan itibaren tamamiyle değişiyor. Sarayına yerleştikten sonra ailesi tarafından ara sıra ziyaret edilebiliyor ve seçilmiş bir kaç oyun arkadaşı dışında etrafında sadece bakıcıları yer alabiliyor. Sürekli kırmızılar giyiyor, saçlarını topuz yapıyor ve alnına her daim üçüncü bir göz çizilmiş oluyor. Kumari Sarayından yılda ancak bir kaç kez festival zamanı çıkabiliyor. Onun dışında dünyayı pencerelerin ardından izlemekle yetiniyor. Ben onu gördüğümde gözlerindeki bıkkınlığı hissettim. Anladığım kadarı ile benim gibi turistlerin onu merak ettiğinden daha çok o bizi merak ediyordu.

Bir Kumarinin tüm bedeni gibi ayakları da kutsal. Ayaklarının yere değmesi onun kirlenmesine neden olacağı için, dışarı çıktığında, inananlar tarafından ya kucakta taşınıyor ya da bir tahtırevanda dolaştırılıyor. Eğer tapınaklardaki kimi törenler için ayaklarının yere değmesi gerekirse, beyaz bir örtünün üzerinde yürür. İnananlar ayaklarına dokunarak kutsanacaklarına inanırken, Nepal Kralı’da yılda bir kez Kumari’nin ayaklarını öperek, hanedanının kutsanmasını bekliyordu. Ana tapınağın önünde. Kumari asla ayakkabı giyemez, çok gerektiğinde kırmızı çoraplarla idare etmesi beklenir.

Ah küçük çocuk ne yapmışlar sana diyerek otelimin yolunu tuttum. Bu insanlar nasıl bunlara inan… gibisinden cümleler beynimin odalarında dolanırkenkumari nin masum bakışı elimdeki kartpostaldan bana bakıyordu.
Bir çok Nepal hikayesi dinledim ama aralarında bunun yeri çok farklıydı.

Adem Dönmez

__________________
Değeri Değere Değen Kavrar...
 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
kumari, nepal, Öyküler


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor