Günümüzde klasik tasavvuf metafiziğini (özellikle İbnü’l-Arabî çizgisini) modern kavramsal araçlarla yeniden okuyarak, ontoloji–epistemoloji–etik üçlüsünü tevhid merkezinde birleştirerek bir düşünce üretmek hayati hale geldi.
-Merkezinde “Vahdet” olan:
Varlığı parçalı değil, mertebeli bir birlik olarak okumak (Ahadiyyet–Vahidiyyet–kesret ilişkisi).
-Dili çift katmanlı kullanmak:
Hem felsefi (ontoloji, bilinç, varlık teorisi) hem de tasavvufi (tecelli, a‘yân-ı sâbite, insan-ı kâmil) bir terminolojiyi birlikte kullanma.
-Ana mesele şudur:
“İnsan, varlığın bu bütünlüğünü nasıl idrak eder ve buna uygun nasıl yaşar?”
-Yaklaşımın savunmacı değil, açıklayıcı olması gerekir:
Eleştirileri reddetmek yerine onları daha üst bir kavramsal düzlemde çözmeye çalışmak gerekir.
-Modern köprü kurmak:
Kuantum, bilinç teorileri, psikoloji gibi alanları tasavvufî ontoloji ile ilişkilendirmek.
-Pratik hedef:
Bilgiyi “hal”e dönüştürmek; yani teoriyi varoluşsal dönüşüme taşımak.
-Sonuç olarak tevhid merkezli bir varlık anlayışını, hem klasik tasavvuf hem modern düşünce üzerinden sistematik biçimde yeniden inşa etmeye çalışarak bir metafizik yoruma ihtiyaç var.