08 Şubat 2024, 21:00
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Fast Car | Tracy Chapman - İngilizce Sözler ve Türkçe Çeviri Fast Car | Tracy Chapman - İngilizce Sözler ve Türkçe Çeviri Youve got a fast car senin hızlı araban var I wanna a ticket to any bir bilet istiyorum neresi olursa olsun
Maybe we can make a deal belki bi anlaşma yapabiliriz
Maybe together we can get some belki birlikte bi yerlere gidebiliriz
Any place is better herhangi bi yer iyidir
Starting from zero got nothing to lose sıfırdan başlamak hiçbişeyden kaybetmeye gider gibi
Maybe well make something belki birşeyler yapabiliriz
Me myself Ive got nothing to prove kendimi kanıtlayacak hiçbirşeyim yok. Youve got a fast car senin hızlı araban var
Ive got a plan to get us out of here bizi burdan çıkaracak bir planım var
Been working at the convenience store bize uygun olan bi mağazada çalışacaz
Managed to save just a little bit of money sadece biraz para biriktirmeye çalışcaz
wont have to drive too far, ve uzağa gitmemize gerek kalmayacak
Just cross the borderinto the city yalnızca sınırı geçecez ve şehire varcaz
YouI can both get jobs ikimiz de bi iş sahibi olacaz
And finally see what it means to be living. ve sonunda yaşamanın ne demek olduğunu görecez You see my old mans got a problem görüyosun babamın problemleri var
He live with the bottle, thats the way it is o şişeyle yaşar ve yolunu böyle bulur
He says his bodys too old for working vücüdunun çalışmak için çok yaşlı olduğunu söyler
I say his bodys too young to look his ben onun vücudunun göründüğünden daha genç olduğunu söylerim.
My mama went offleft him annem gitti, onu terk etti
She wanted more from life than he could give o hayatın ona verebildiğinden daha fazlasını isterdi
I said somebodys got to take care of him ben bazılarının ona iyi bakabileceğini söyledim
So I quit schoolthats what I did. bu yüzden okulu bıraktım ve işte bunları yaptım Youve got a fast car senin hızlı bir araban var
But is it fast enough so we can fly away? fakat bu uzaklara uçabileceğimiz kadar hızlı bir araba mı?
We gotta make a decision karar verdik
We leave tonight or livedie this way bu gece ayrılacağız ya da bu yolda yaşıycaz ve öleceğiz
So remember when we were driving, driving in your car öyleyse arabanı nasıl sürdüğümüzü, nasıl sürdüğümüzü hatırla
Speed so fast I flet I was drunk çok hızlıydık kendimi sarhoş gibi hissediyodum
City lights lay out before us şehrin ışıkları bizden önce parlıyodu
And your arm felt nice wrapped round my shoulder ve senin kolların omuzlarımı iyice sardı.
And I,E,I had the feeling that I
belonged ve ait olduğum yerde gibi hissediyodum
And I,E,I had a feeling I could be someone, be someone, be someone ve hissettim ki başkası olabilirdim, başkası olabilirdim, başkası olabilirdim
Youve got a a fast car senin hızlı araban var
And we go cruising entertain ourselves, ve sen normal bi şekilde sürerken kendimizi eğlendiriyoduk
You still aint got a job senin hala bir işin yok
Now I work in the market as a checkout girl şimdi bi markette kasiyer olarak çalışıyorum
I know things will get better biliyorum bişeyler daha iyi olacak
Youll find workIll get promoted sen bir iş bulacaksın ve ben işimde yükselecem
Well move out of the shelter ve bu barınaktan gideceğiz
Buy a bigger houselive in the suburbs daha büyük bir ev alacağız ve varoşlarda yaşayacağız
So remember when we were driving, öyleyse birlikte sürdüğümüzü hatırla,
driving in your car senin arabanı nasıl sürdüğümüzü Speed so fast I felt I was drunk çok hızlıydı kendimi sarhoş gibi hissediyodum
City lights lay out before us şehrin ışıkları bizden önce parlıyodu
And your arm felt nice wrapped round my shoulder ve senin kolların omuzlarımı iyi sardı.
And I,E,I had the feeling that I belonged ve kendimi ait olduğum yerde gibi hissediyordum.
And I,E,I had a feeling I could be someone, be someone, be someone ve başkaları gibi olablieceğimi hissediyordum,başkaları gibi olabileceğimi
Youve got a fast car senin hızlı araban var
And Ive got a job that pays all our bills ve benim tüm faturalarımızı ödeyebileceğim bir işim var
You stay out drinking late at the bar sen geç saatlere kadar barda içiyorsun
See more of your friends than you do of your kids oysa arkadaşlarını gör, onların çocuklarıyla
Id always hoped for better daima daha iyi olabileceğini ummuştum
Thought maybe together youme would find it düşündüklerim, belki birlikte sen ve ben bulurduk
I got no plansI aint going no hiçbir planım yok ve hiçbiryere gitmiyorum
So take your fast carkeep on driving bu yüzden hızlı arabanı al ve sürmeye devam et So remember when we were driving, driving in your car öyleyse nasıl sürdüğümüzü hatırla, senin arabanı sürdüğümüzü
Speed so fast I felt I was drunk çok hızlıydı kendimi sarhoş gibi hissediyodum
City lights lay out before us şehrin ışıkları bizden önce parlıyodu
And your arm felt nice wrapped round my shoulder ve senin kolların omuzlarımı iyice sarmıştı
And I,E,I had the feeling that I belonged ve ait olduğum yerde olduğumu düşündüm
And I,E,I had a feeling I could be someone, be someone, be someone ve başkaları gibi olablieceğimi hissediyordum,başkaları gibi olabileceğimi Youve got a fast car senin hızlı araban var
Is it fast enough so you can fly away? uzaklara uçabileceğin kadar hızlı mı?
You gotta make a decision karar verdin
Leave tonight or livedie this way bu gece ayrıl ya da bu yolda yaşa ve öl. | |
|
| |