Bayram” sözcüğünün kökü, Soğdcadaki "padrām" kelimesine dayanır ve Türkçeye ilk girdiğinde doğrudan "huzur, sükûn, dinlenme" anlamlarını taşır. Kelimenin geçirdiği ses evrimiyle "badhram" halini alması, semantik (anlamsal) bir genişlemeyi de beraberinde getirir; huzur kavramı, halkın bir araya gelerek paylaştığı "sevinç, gülüşme ve toplu şenlik" hâliyle birleşir.
Siyasi ve hukuki bir dönüşümün eşiğinde, Arapça "Iyd" (tekrarlanan gün) terimi yerine bu kadim ve kapsayıcı sözcüğün seçilmesi, kutlamanın özünü "tebaanın dinlenmesinden" "milletin egemenliğine" taşır. 23 Nisan ile birlikte kelime, bireysel bir neşeden öte, bir halkın kendi iradesine sahip çıkmasından doğan en yüksek huzur biçimini temsil etmeye başlar.
Özetle; Bayram; etimolojik olarak "huzur" (Soğdca), fonetik olarak "neşe" (Eski Türkçe) ve sosyolojik olarak "egemenlik" (Modern Türkçe) kavramlarının birleşiminden oluşan devasa bir kültürel mirastır.