Duygusal Yazılar Duygusal tüm makaleleri burada paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Şiir ve Caz
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
92
Konu Bilgileri : Duygusal Yazılar
Konu Basligi
Şiir ve Caz
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
92

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 25 Eylül 2024, 23:48  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Şiir ve Caz

Şiir ve Caz



Philip Levine & Benjamin Boone
Bir yokmuş, bir varmış… Masal değil de konu sanatsa yokluktan varoluşa doğru yürümek daha doğru olur. Müzikle söze bir başlangıç arayacak olursak ayrı yerlerde değil, çoğu zaman birlikte yol aldıklarını görebiliriz. Daha önce bu konuda çok yazıldığı için bir de şiirle caz nerde ne zaman tanışıp bir araya geldi biraz ona bakalım… Sanat türleri değil de insan olsalar şöyle bir sohbet geçebilirdi aralarında:

‘‘Şiiri kitaptan değil de sahnede şairinden dinlemek bir başka tat birader…

Bu şiiri sesli düşünmüştüm yazarken, belki ondan…

Biliyor musun? Bu sahnede ben de trio’mla birlikte birçok kez çaldık.

İstersen içine biraz da söz katalım… Caz bizim için de bir esin kaynağı…

Olur birader. İlk prova için bir gün belirleyelim, gerisi kolay…’’

Bu konuyu daha eski başlangıçlara çekecek olursak aslında şiir ve cazın benzer süreçlerden geçerek evrildiğini görebiliriz. İkisinin de başlangıcı oral geleneklerde aranabilir. Bilinen bir gerçektir ki uyak ve tekrarlar yazı öncesi şiir ve şarkılarda anlatılan uzun hikâyelerin akılda kalıcılığı için kullanılıyordu. Bir eski gelenek olarak da Türk edebiyatında atışma olarak bilinen iki ustanın karşılıklı söz düellosu vardı. Müzikte de bu tür atışmalar Afrika’da Sahra altı kültürlerinden başlayarak dünyaya yayılan, daha sonra Amerika’da yine Afrikalı müzisyenlerle ‘Jazz’ olarak yeni bir başlangıç yapan doğaçlamaya dayalı bir gelenektir. Caz yelpazesinin içindeki tüm diğer sınıflamalar da bu başlangıçtan itibaren evrenselleşmeye başlamıştır. Aslında şiirin ortaya çıkışı tüm coğrafya ve kültürlerde müzikle birlikte olmuştur. Türk kavimlerinde sazla, Afrika’da perküsyonla, eski Yunan’da lir eşliğinde şiirler okunmuştur. Lirik sözcüğü de bu kökenden gelmiştir.



Jack Kerouac
‘Caz şiiri’nin babası olarak anılan Langston Hughes şiirlerinde caz ritmini çağrıştırmanın yanı sıra

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

isimli albümle ilk şiir ve caz buluşmasını gerçekleştirdi. Bu albümde efsanevi caz müzisyeni

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

ile çalışmıştı. Şiirle caz birlikte olmadıkları zamanlarda bile bir birlerinin esin kaynağı olabilmişlerdir. Örneğin

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

şiirlerinde tıpkı Hughes gibi

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

anar, bununla da kalmaz şiirlerindeki ritimde cazın ritmini yakalamaya çalışır. Yine 60’lı yıllarda Beat şairleri

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!], [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] ve [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

gibi şairler caz gruplarıyla bir araya gelerek albümler yayınlamışlardır. Weather Report grubu 1972’de yayımlanan

‘‘[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]’’

albümüyle Walt Whitman’ın şiirlerini içermese de onun güçlü bir esin kaynağı olduğunu bu çalışmayla kanıtlar. Jan Garbarek

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

albümünde şair Tomas Tranströmer’den esinlenerek bu albümündeki tüm seçkilerin adlarını onun şiirlerinden alıntılar. Şair Robert Creely

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

isimli albümde (1979) Steve Swallow’la bir araya gelmiştir. Gill Scott-Heron ve Patricia Barber gibi şiirle cazı tek kişilikte bir araya getirenler de vardır. Verilebilecek örnekler çoktur ve halen günümüzde devam etmektedir.

Bu gibi ortak çalışmalardan söz ederken atlamak istemediğim bir çalışma daha var… Şair Philip Levine ve Benjamin Boone’u bir araya getiren, ilki 2018 yılında, ikincisi 2019 yayımlanan

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

albümleri. Pulitzer Ödüllü bir şair olan Levine’le Saksafoncu ve besteci Boone uzun süre Kaliforniya’daki Fresno Üniversitesinde birlikte çalışmışlardı. Endüstriyel ortamlardaki işçi sınıfının yaşamlarını şiirlerinde yansıtan bir şair olan Philip Levine zor ortamlardaki insan ruhunun direnme gücünü şiirlerine sık sık konu etmiştir. Ne yazık ki Levine’in sesiyle Boone’un müziğini bir araya getiren albümler şairin 2015’de ölümünden sonra yaşam bulmuştur.

Tüm besteleri Boone’a ait çalışmada Branford Marsalis, Tom Harrell gibi ünlü cazcılar da konuk olmuştu. (Türkçe’ye çevirdiğim şairin Charlie Parker’e adadığı ‘Adına Müzik De’ şiiri ilk albümde yer almaktadır.)



Allen Ginsberg


Beat şairlerinin cazdan etkilenerek şiire getirdiği bir yenilik de dize yapılanışında görülebilir. Jack Kerouac ‘Yazın Temelleri’ kitabında nokta ve virgül kullanımının gereksizliğini, hatta yanlışlığını işaret ederek uzun ifadelerin arasına nefes almayı yansıtan boşluk çizgilerinin kullanılmasını önerir. Diğer Beat şairleri olan Charles Olson’la John Osborne da şiirdeki yapılanmada nefes almanın önemini vurgularken tıpkı cazda olduğu gibi oral tekniğin şiire yansıtılmasını savunurlar. Onlara göre de dize kırılması nefes alma anında gerçekleştirilmelidir. Özellikle nefesli çalgılarda melodinin dışına çıkan haykırma, inleme ve çığlık gibi ses uyarlamaları bir şekilde Beat şiirine de yansımıştır.

Örnek olarak da Allen Ginsberg’in

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

şiirine bakabiliriz. Şair ‘Uluma’ya

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

şiirinin açılışında ünlemli ‘Kutsal !’ sözcüğünü 15 kez tekrarlar (ya da haykırır). Bir bölümünde ise şu dizeler vardır: ‘‘Kutsaldır inleyen saksafon ! Kutsaldır bop kıyamet ! Kutsaldır cazbantlar marijuana hipsterler barış & hurda & davullar!’’

Adına Müzik De,
Philip Levine

Bir ritim yakalarım bazı günler, nerdeyse kendi soluğumda bir şarkı. Burada yalnızım Brooklyn Heights’da, geç sabah vaktinde, St. George Hotel’in üstündeki gökyüzü temiz, temiz ama New York’a göre temiz.

Radyoda ‘‘Bird Flight,’’ Parker’in elli yıl önceki California trajik sesi, kaosla çarpışmadan önceki bocalayan ‘‘Lover Man’’i. Sanırım Burbank’taki kayıt stüdyosunun dışında jakarandaların tepesinde güneş yükseliyordu, Mart sonuydu, dünkü yağmurun en kötü anları gelip geçmişti, maviye boyanmıştı gökyüzü.

Eğer baksaydı Bird millerce uzağı görebilecekti, ama gördükleri o kadar yabancıydı ki gözlerini kıstı, başını salladı ve –sadece bir defa— köpek gibi havladı, sonrasında Howard McGhee kolundan tutarak İyi olacağını söyledi. Bunu biliyorum çünkü Howard yıllar sonra bana paylaştıkları odada Bird’ün bir saat kadar uyuduktan sonra kalkıp kendine geldiğini anlatmıştı. Willow Sokağı’nın üzerindeki küçük odama kusursuz güneş ışığı giriyor bir köşeden.

Soluğumun
gidiş ve gelişini dinlerken yakalamaya çalışıyorum tuhaf tadını, biraz süt, biraz demir, biraz kan dünyaya karışırken benden. Bu ben değilim, otomatiktir bu, bu giriş çıkış, onsuz sadece bir şey olduğum bedenimin temel mesleği. Bir adı vardır bu işlemin, bilmediğim bir söz, İngilizcede, İbranicede veya İspanyolcada olmayan zarif bir söz, anlamsız bir söz benim için.

Howard gerçekten inanmıştı
o gün söylediklerine, Parker’i bir taksiye yönlendirmiş ve sessiz geçen miller boyu yanında oturmuştu etraflarındaki parlak dünya açılırken: petrol istasyonları, meyve ve sebze tezgahları, Meksika ve Filipinlerden incik boncuk satan kulübeler. Her şey çok Batılı ve gerçekti, var oluşa açılan yeni bir yaratıydı, sonradan birisinin ‘‘hoşnut’’ dediği Charlie Parker’in müziği gibi, benimse aynı gün sesssiz diyebileceğim, ‘‘Charlie Parker’in sessiz müziği.’’

Howard hiçbir şey demedi. Taksi şoförünü ödedi ve iki kat yukarıdaki odalarına kadar Bird’e yardım etti, çizmelerini çıkardı ve öğle sonu karanlığın tarihine dalarken uyumasına izin vermek için dışarı çıktı. Howard’ı yargılamıyorum, ara sıra benim yapabileceğimden daha iyisini yaptı. O zamanlar 19 yaşındaydım,
gün be gün bir adamın arızalı bedeni içinde Express Demiryolları yükleme rıhtımlarında çalışıyor, bir yandan da soluğu kesilmeden önce Zadie’min bana öğrettiği Eskenazi içki şarkılarını söylüyordum pis havanın içine. Şimdi artık Howard yok, on bir uzun yıl geçti, Tatlı ses artık suskun. ‘‘Eldridge ve Navarro arasındaki incelikli köprü,’’ diye yazdılar sonra,

Başkalarına dipnot olarak onca yükselen tutku. ‘85 yılını anımsıyorum, performans günlerinin sonunda ders verdiği Cass Tech okulunun koridorlarında yürürken aniden sol elimi iki elinin arasına almış ve bana her şeyin en iyi sonuca vardığını söylemişti.

Belki dine sarılmıştı, belki çok zamanı kalmadığını anlamıştı, belki o gün Parker hakkında sorduğum sorulardan yorulmuştu. Ona göre Bird gerçekten Charlie Parker’di, bir adam, bir dâhinin soluğunda sonsuza kadar uzanan sessiz bir nota, şu anda parlak bir sabah öğle sonuna doğru solarken kendi soluğumun üzerinde süzülen.

Müzik, müzik diyeceğim ona. O adsız okyanusun içinden gelen acımasız gri alçak bulutların gerisine doğru sendelerken güneş, dingin ve sonsuz olanın ötesine geçmek için ihtiyacımız olan şey budur.

Çeviri: Zeki Ali

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
caz, Şiir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor