Yakalayabilmişsen yaşamı inceldiği yerden; yön verebiliyorsan kendince bir şeylere hiç adın olmasın önemli değil.
Sevebiliyorsan ağacı, kuşu, çiçeği... Kabullenebiliyorsan olanı ve üretebiliyorsan olması gerekeni, adın hiç önemli değil paylaşabiliyorsan bir lokma azığı başkalarıyla, yaşıyorsun demektir: anlamını bulduysan yaşamın -şöyle ya da böyle- kendi yükünün altında ezilmeden hafifletebiliyorsan başkasının yükünü senden güçlüsü yok bu dünyada.
Döndürebiliyorsan yaşama genç bir delikanlıyı, sevgi paylaşımının sıcaklığını duyuyorsan yüreğinde ve adını sormadan yaşatabiliyorsan bir genç kızın düşlerini eğer adın veli oluş deli olmuş önemli değil.
En olumsuz anda bile bir duruşun varsa, silinmez bir çizgi belirginleşmişse yüzünde, dosdoğru bakabiliyorsan insanların gözlerine eğilmez bükülmez bir bileğin var demektir.
Bir Hintlinin sabrı, bir zencinin güçlü kollarıyla kurabiliyorsan geleceği ve bir Çinlinin bilgeliği, bir Avrupalının geçmişi, İranlının kültürü ve Filistinlinin kanayan yüreğiyle yorumlayabiliyorsan insanı ünün adın olmasa da olur.
Duyabiliyorsan ta içinde yüreğinin çocukların sevgisini, anlayabiliyorsan sormadan insanın çaresizliğini yüzünden, görebiliyorsan bu dünyanın nasıl döndüğünü adın ali ya da Ayşe olur; dert değil :
Bilesin ki adın "ölümsüz" olsa, olmasa ne?...
Soyadın hele hiç önemli değil !
Alıntıdır.