20 Şubat 2024, 19:22
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Dini Hikayeler - Ayna Kıssası Dini Hikayeler - Ayna Kıssası “Doğruluk her ne kadar seni öldürse bile, ondan ayrılma.” Hz.Ömer Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında bir dükkana girerek, “Hatıra eşya almak istiyorum,” demiş. “Ne tavsiye edersiniz?” Dükkan sahibi yaşlı zat, adamı tepeden tırnağa süzüp, “Buranın en meşhur şeyi aynalardır evladım,” demiş. “Ama onları almak güç ister.” Adam, hiç düşünmeden, “ Ben, yaşadığım şehrin en zengin insanıyım,” diye atılmış. “Benim için para önemli değil.” İhtiyar, dudak büküp, “İnşallah gücün yeter,” demiş. “Çünkü padişahlar bile alamadı onları.” Adam, ses tonunu yükselterek, “Benim elde edemeyeceğim şey yoktur!” diye direnmiş. “Fiyatları ne kadar?” İhtiyar adam, “Seçeceğin aynaya bağlı,” diyerek gülümsemiş. “Günümüze ait aynaları normal fiyata alabilirsin. Fakat eski aynalar pahalıdır. Hele hele antikalara gücün yetmez. Ama geleceğin aynası bedavadır, fakat onu görsen pek beğenmezsin.” Adam, bu sözleri pek anlamamış. Ama merakından çatlayacak gibiymiş. Aynaları bir an önce görmek istediğinden, yaşlı adamın koluna girip dükkanın arka bölümüne geçmiş. Yaşlı adam elindeki baston ile işaret ederek, “Sana ilk önce günümüze ait aynalardan birini göstereyim,” demiş. “Çerçevesi gümüştendi. Fiyatıysa sadece üç altındır.” Adam, duvarda asılı duran kristal aynayı kısa bir süre incelemiş. Ve ona bakarak saçlarını düzelttikten sonra, “Bunun bir özelliğini görmedim,” demiş. “Evimde buna benzer üç dört tane ayna var.” Yaşlı adam, seke seke ilerleyerek, “O halde bu aynaya bak!” demiş. “Çeyrek asır öncesine aittir. Çerçevesi bakırdadır. Fiyatı ise yüz kese altındır.” Adam, “Herhalde şaka yapıyorsunuz,” diyerek gülümsemiş. “Böyle basit bir ayna, on altın bile etmez.” İhtiyar adam, “Ben sana söylemiştim!” diye kızmış. “İstersen vazgeç.” Adam iş olsun diye aynaya baktığında, bağırmamak için kendini zor zaptetmiş. Gözlerini ovuşturarak baktığı aynadaki görüntü, onun yirmi beş yıl önceki haline aitmiş. Ne başının büyük bölümünü saran beyaz saçlar varmış bu görüntüde ne de yüzünü kırış kırış eden derin çizgiler.. Adamın aynaya takılan gözleri, biraz sonra fal taşı gibi açılmış. Çünkü aynadaki gençlik görüntüsünün hemen arkasından, sevdikleri geçiyormuş birer birer. Büyük bir dehşet içinde, “Aman Allahım!” diye bağırmış. “Bu geçen, kız kardeşim değil miydi? Hem de henüz kanser olmadan önce.” Daha sonra, en sevdiği teyzesi ve dayısı da geçmişler adamın görüntüsü ardından. Her ikisi de çeyrek asır önceki halleriyle… Adam dayanamayıp başını çevirmiş aynadan. İhtiyar, ona sokulup, “Bu işten vazgeç!” demiş. “Zaten birçok insan da öyle yaptı. “Hayır!” diye itiraz etmiş adam. “Kardeşimi özlemiştim, dayımla teyzemi de.” “Peki!” demiş ihtiyar. “Şu gördüğün bir antika aynadır. Çerçevesi ahşaptır. Değeriyse bin kese altın eder.” Adam, oraya doğru ilerlerken, korkusundan vazgeçmiş. Ama merakını yenemeyip aynaya baktığında, küçük bir çocuk gibi çığlık atmış. Yedi sekiz yaşlarındaki bir çocuk duruyormuş karşısında. Soluk yüzlü, incecik, dişleri eksik ve saçları dağınık bir çocuk. “Aman Allahım!” diye bağırmış. “Bu benim çocukluğum. Cebimdeki sapan bile duruyor.” Adam, biraz sonra sendeleyerek duvara tutunmak zorunda kalmış. Bu sefer, otuz otuz beş yaşlarındaki halleriyle annesi ve babası geçiyormuş geriden. Daha sonra da nur yüzlü dedesi geçmiş arkasından. Annesi, her gün defalarca yaptığı gibi öpüvermiş onu yanağından. Babası ise her zamanki şakacılığıyla, ensesine bir şaplak atmış yavrusunun. Adam, kaçarcasına uzaklaşmış oradan. İhtiyarın yanına yığılmış ağlayarak. Yaşlı adam, “ Gerçek aynalar böyledir evladım!” demiş. “Bu yüzden de ulaşılmaz onlara.” Adam, biraz olsun kendine geldiğinde dükkandan atmak istemiş kendini. Fakat tam çıkacakken, “Bedava aynalardan söz etmiştiniz,” demiş. “Onu da merak ettim.” İhtiyar adam, “Ona hiç bakma evlat!” diye atılmış. Bugün çok yoruldun, kalbin dayanmaz.” “Mutlaka bakmalıyım!” diye ısrar etmiş adam. “Gördüğüm şeylere artık alıştım.” Yaşlı adam, çaresiz kabul etmiş ve duvarlara asılanlardan Farklı olarak, dükkanın döşemesi üzerine indirilen bir aynayı gösterip, “işte bu da geleceğin aynası!” demiş. “Çerçevesi altından olup bedavadır. Ama onu hiç kimse almadı.” Adam, “Geleceğin aynası ha!” demiş. Üstelik altından ve bedava…”İhtiyar, hiç sesini çıkartmamış. Adam ise emin adımlarla aynaya doğru ilerlemiş ve bakmak İçin yere eğildiğinde ise oracığa yığılıp kalıvermiş. Yaşlı adam, “Geleceğin aynasında ne göreceğini tahmin etmen ve ona göre hazırlıklı olman gerekirdi ve evladım,” demiş. “Senin de gücün yetmedi demek ki…” İhtiyar adam, müşterisinin cansız vücudunu kucaklarken, onun aynadaki görüntüsüne bakmış. Kuru bir iskelet görünüyormuş…
Kitaptan yazılmıştır.. | |
|
| |