18 Eylül 2025, 04:18
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. 731. Birim 731. Birim 
Birim 731 kompleksi. Ana binanın ortasında iki hapishane gizlidir. Bölge Pingfang, Harbin, Heilongjiang, Mançurya Koordinatlar 45°36′30″K 126°37′55″D Tarih: 1936-1945 Saldırı türü: İnsan deneyleri Biyolojik savaş Kimyasal savaş Silahlar Biyolojik silahlar Kimyasal silahlar Patlayıcılar ÖlüTahmini 3000 ve 300.000 arası - Biyolojik savaştan dolayı 400.000'den fazla ölü
- Her birimde yapılan deneylerden ötürü 3000'den fazla ölü
- En az 10.000 ölü mahkum
- Kayıtlara göre hayatta kalan kimse yoktur
İşleyenlerBaş doktor Shirō Ishii, Korgeneral Masaji Kitano, Salgın Önleme ve Su Arıtma Bölümü 731. Birim (731 部隊 Nana-san-ichi butai) (tam adı: Kantō Ordusu Karantina ve Sulama Şubesi (関東軍防疫給水部 Kantō-Gun Bōeki Kyūsui Bu)), Japon İmparatorluk Ordusu tarafından Çin-Japon Savaşı ve II. Dünya Savaşı sırasında Mançurya halkına uygulanan biyolojik ve kimyasal savaş birimidir. Bu birim insanlar üzerinde birçok deney yapmıştır. 1 Mart 1932 ile 18 Ağustos 1945 tarihleri arasında Mançurya'da, Japon İmparatorluğu himayesinde hüküm sürmüş bir kukla devlet olan Manchukuo'nun Harbin şehrinin Pingfang bölgesinde faaliyet gösteren 731. Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur. Bölge, bugün Çin'in kuzeydoğusunda yer almaktadır. 731. Birim, resmi olarak Salgın Hastalıkları Önleme ve Su Arıtma Merkezi (関東軍防疫給水部本部 Kantōgun Bōeki Kyūsuibu Honbu) adıyla kuruldu. Gerçekte Japon İmparatorluğu'nun Kempeitai askeri polis birimi altında faaliyet gösteren 731. Birim, kuruluşundan savaşın sonuna kadar, Kwantung Ordusu'nun bir subayı olan ve Ishii Butai olarak da anılan Korgeneral Shirō Ishii (石井 四郎 Ishii Shirō) tarafından yönetildi. 1934-1939 yılları arasında inşa edilen tesisler, resmi olarak 1941 yılında 731. Birim adını aldı. 100. Birim gibi diğer benzer tesislerde gerçekleştirilenlerin haricinde, aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu en az 3000 kişi, 731. Birim'de çeşitli deneylerde kullanıldı. Her yıl en az 600 kişi, Kempetai askeri polisi tarafından bu tesislere gönderildi. 731. Birim'de deneylere tabi tutulan kurbanların çoğunluğunu Çinliler oluşturmakta, Çinlileri ise Sovyetler takip etmekteydi. Geri kalan küçük bir yüzde de Moğol, Koreli ve diğer savaş esirlerinden oluşmaktaydı. Pingfang kampında hayatını kaybeden kurbanların yaklaşık yüzde 70'i Çinli (sivil ve asker), yaklaşık yüzde 30'u Sovyet'ti. Geri kalan kısım ise bazıları Japonya İmparatorluğu'nun sömürgesi durumunda olan Güneydoğu Asyalılar ve Pasifik Adaları sakinleriydi. Bunun yanında çok az sayıda da müttefik ordulardan elde edilen savaş esirleri bulunuyordu. Canice deneylerin yapıldığı ve farklı milletlerden birçok insana mezar olan 731. Birim, kurulduğu günden 1945'te savaşın sona erdiği güne kadar Japon hükûmeti tarafından cömert bir şekilde desteklendi.  Harbin'deki 731. Birim tesislerinde yer alan bir bina Birim 731'de görev yapanlar ve burada savaş suçlarını işleyenler, savaşın sonra ermesinin ardından savaş suçlarıyla yargılanmak yerine, insanlar üzerinde yaptıkları acımasızca deneylerde elde ettikleri verilerin paylaşılması karşılığında ABD tarafından korundular ve ceza almadılar. Amerikalı yetkililer, Birim 731'de yapılan insanlık dışı deneylerde biyolojik silahlar konusunda elde edilen bilgi ve tecrübenin, ABD'nin biyolojik silah programı kapsamında da kullanılabileceğini düşünüyorlardı. Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı General Douglas MacArthur, 6 Mayıs 1947'de Washington'a gönderdiği bir yazıda, Birim 731'de görev alanlardan elde edilecek bilgilerin istihbarat kanallarında saklanacağını ve dışarıya sızdırılmayacağını, ayrıca elde edilen bilgilerin savaş suçu delili olarak değerlendirilmeyeceğini ifade etti. Sonraki yıllarda da adaletin yerine getirilmesi için verilen çabalar, Batı hükûmetleri tarafından komünizm propagandası olarak değerlendirilerek çoğunlukla ya görmezden gelindi ya da ciddiye alınmadı. Buna benzer bir adam kayırma, ABD tarafından Paperclip Harekatı sırasında Nazi araştırmacılara karşı da uygulanmıştı. Diğer yandan Amerikalı kuvvetlerden önce Sovyet kuvvetlerinin eline geçen ve tutuklanan Birim 731 görevlileri ise 1949'da Khabarovsk Savaş Suçları Mahkemelerinde yargılandı. Yapıldığı iddia edilen deneylerden birkaçı: ne kadar kan kaybı yaşandığını ölçmek için kol ve bacak gibi bazı uzuvların kesilmesi, kangreni incelemek için bazı uzuvların dondurulup tekrar çözülmesi, vücudun kimyasal maddelere karşı tepkileri. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] | |
|
| |