22 Eylül 2025, 23:44
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Ölüler de Kanarmış! Ölüler de Kanarmış!
Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeyen ve hiç bir yaşamsal faaliyete katılmayan bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatristlerce girişilen her çabaya rağmen, ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya, ölülerin vücudunun kanayıp kanamayacağına dair bir soru yöneltir. Hasta “tabii ki kanamaz, çünkü, ölülerin tüm hayat fonksiyonları durmuştur” der. Bunun üzerine psikiyatrist, küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırır. Bir müddet şaşkınlıkla parmağına bakan ve kanadığını gören hastanın tepkisi ilginçtir: “Lanet olsun! Ölüler de kanarmış.” Sorgulamadan inandığımız bir şey varsa; bize, inandığımız o şeye karşıt bir delil gösterilse de ne yapar ne eder o delili kendi inandığımıza uygun ait delil haline getiririz. Psikoloji tabiriyle, rasyonalizasyon (mantığa uygun hale getirme/mantığa büründürme) hali. İbni Sina’nın çok güzel bir sözü vardır. “Hiç kimse görmek istemeyen biri kadar kör olamaz” der.
Abraham Maslow ise; “Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır.” Der. Demekki neymiş? Ölülerde kanarmış! "> | |
|
| |