31 Aralık 2024, 01:41
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Çiçekleri Görüyor musunuz? Çiçekleri Görüyor musunuz? Kör sağır ve dilsiz doğdu. Fakat insanlık tarihine bir dilenci olarak değil, çok iyi bir felsefeci olarak geçti. Başlangıçta göremiyordu, konuşamıyordu, duramıyordu. Ama bütün bunların üstesinden gelmeyi başardı. Ve bir gün şöyle dedi:
“Bazen kendi kendime, dünyada senede iki gün görme ve işitme duyularından mahrum kalsa ne iyi olurdu, diye düşünürüm. O zaman insanlar karanlıkta, görme kabiliyetlerine daha çok değer vermeyi; sessizlikte, seslerin verdiği zevki daha iyi duyabilmeyi öğrenebilirlerdi.”
Acaba sadece birkaç günlüğüne görebilmesi mümkün olsaydı, önce neleri görmek isterdi?
İşte Helen Keller buna şöyle cevap vermişti:
“Birinci gün bana olan iyilikleri ve yardımlarıyla hayatıma değer veren insanları görmek isterdim. Bir kimseyi görebilmenin, insanlarda ne hisler uyandırdığını bilmiyorum. Ben sadece dokunarak onların yüz hatlarını, kederli mi yoksa neşeli mi olduklarını hissedebilirim. Fakat görenler, acaba gözlerini iyi kullanıyorlar mı? Sevdiklerinin göz renklerini, yüz hatlarını biliyorlar mı? Evet, ilk gün sevdiğim arkadaşlarımı eve çağırıp yüzlerine uzun uzun bakardım. Sonra yeni doğmuş bir bebek görmek isterdim. Sadece onun masumluğundan bir güzellik hissesi alabilmek için. Kitapları görmek isterdim ayrıca. O akşam, yıldızların her zamankinden daha parlak ve muhteşem olması İçin Tanrı’ya yalvarırdım. Ve gözlerimi hiç ama hiç kapatmazdım. Ertesi günü Şafak vaktini seyrederdim. Sonra insanların sanat eserlerini görmek isterdim.”
Etrafınızda üç gün sonra bir daha hiç göremeyecekmiş gibi bakınız.
Üç gün sonra bir daha hiç duyamayacakmış gibi dinleyiniz sesleri.
Belki o zaman, her zaman bakıp da görmediğiniz, işitip de güzel bulmadığınız ne harikalarla karşılaşacaksınız.
Alıntı | |
|
| |