27 Aralık 2024, 19:37
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Cennete Gidinceye Kadar Beklemem Gerekiyor Cennete Gidinceye Kadar Beklemem Gerekiyor Jack yavaşlamadan önce hız göstergesine baktı. Hız limitinin elli olduğu yerde yetmiş üç ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şansız olabilirdi?
Jack arabasını sağa çekti. “Umarım şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer, “ diye düşünüyordu.
Polis elinde kalın bir not defteriyle arabadan indi. Bob? Bu polis, kiliseden tanıdığı Bob değil mi?
Jack arabasının koltuğuna iyice yapıştı. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Kilisede tanıdığı bir polis, arkadaşı olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hem de hızlı gidip trafik kurallarını ihlal ettiği için.
“Merhaba Bob! Bu şekilde karşılaşmamız ne kadar ilginç! “
“Merhaba, Jack! “ Bob gülümsemiyordu.
“Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için giderken yakaladın.”
“Öyle mi?” Bob umursamaz görünüyordu.
“Son günlerde eve hep çok geç gittim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca Deborah bana bu akşam patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?”
“Evet, ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum, “ diye cevapladı Bob.
“Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli, “ diye düşündü Jack ve “Beni kaçla giderken yakaladın?” diye sordu.
“Yetmiş! Lütfen arabana girer misin?” dedi Bob.
“Ah, Bob, bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda göstergeye baktım. Sadece altmış beş ile gidiyordum.”
“Lütfen, Jack, arabana gir!” diye üsteledi Bob.
Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi ve kapıyı çarparak kapattı.
Bob not defterine bir şeyler yazıyordu.
“Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyor ki?” diye düşündü Jack.
Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamın yanına oturmaktansa, Jack birkaç pazar boyunca kiliseye gitmeyecekti.
Bob arabanın camını tıklatınca Jack de arabasının camını açtı. Bob, Jack’e bir kâğıt verdi ve gitti.
“İyi de ceza değil bu!” diye kendi kendine söylendi Jack. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:
“Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı adam cezalandırıldı. Yalnızca üç ay hapis cezası aldı. Bu adam hapishaneden çıkınca tekrar kendi çocuklarına sarılabilir, onları öpüp koklayabilirdi. Ama ben… Benim kızımı tekrar koklayabilir, öpebilmek için cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. O adamı bin defa affetmeye çalıştım. Bin kere de başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır ama hâlâ kızımı düşünüyorum.
Lütfen benim için dua et ve araba kullanırken dikkat et, Jack çünkü tek bir oğlum kaldı.”
Jack on beş dakika kadar yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip yavaş yavaş evine gitti. Evine varınca çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı.
Alıntı | |
|
| |