27 Aralık 2024, 19:34
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Çakıltaşı ve İnci Çakıltaşı ve İnci “Sabır, kurtuluşun anahtarıdır.” Mevlana.
Denizin dalgalarının kıyıyı okşadığı sahillerin birinde bir çakıltaşı varmış. Her gün güzelim dalgaların sesini dinler, dalgalar onu dinleyince ayrı âlemlere gidermiş.
Bir gün dalgalar, çakıltaşının yanına güzel bir hediye bırakmışlar. Bu hediye bir midyeymiş. Midye, çakıltaşının denizi görmesini biraz engelliyormuş ama çakıltaşı bu duruma üzülmemiş. Gel zaman, git zaman bir akşam midye kabuğu hafif ikiye ayrılmış.
Ayışığında, midyenin içindeki inci parıl parıl güzelliğini göstermeye başlamış. Çakıltaşının gözleri kamaşmış. Bütün gece ona hayran hayran bakmış.
Güneş doğunca bir martı ayağıyla midyeyi ikiye ayırmış. İnci’nin güzelliği bütün bütün ortaya çıkmış. Çakıltaşı, inciye bakmaya dayamamış.
Biraz kibirli olan inci, “Sabrettim, nice zorluklara göğüs gerdim. Midyenin içine bir kum tanesi olarak girdim, bir inci olarak çıktım. Kozanın içindeki tırtıl gibi, çamuru yiyen fidan gibi sabırla geldim bugünlere,” demiş.
O sırada sahilde dolaşan bir insan inciyi görmüş ve almış eline. “Yaşasın! Ne güzel bir kolye olur, bu. Güzelliklere güzellik katar,” demiş.
İnsan, inciyle beraber uzaklaşmış. Mütevazı çakıltaşı da önle kaybolana kadar onlara bakmış. Yine dalga seslerine kulak vermiş, gözlerini ufka çevirmiş. Yine eskisi gibi güneşin doğuş ve batışını seyredebilmiş.
Alıntı | |
|
| |