03 Şubat 2025, 21:18
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Türkçe Oku, Yaz, Dinle, Konuş, Düşün! Türkçe Oku, Yaz, Dinle, Konuş, Düşün! Son yıllarda, günlük konuşmalarımıza varıncaya kadar, dilimiz erozyona uğradı. Reklâmlardan tutunda, gazete, dergiye, varıncaya kadar, kullanılan yeni bir dil var “Turkche”… En çok yeni nesil etkilenmiş bu durumdan. Kendi aralarında, konuşmalarını duysanız da, anlamıyorsunuz; çünkü Türkçe konuşmuyorlar. Tercih edilen dil, argo ve Turkche. - Oha oldum, çüş oldum! - Choq sheker, ghos! Günlük yaşamda çalışma ortamlarımızda, ya da arkadaş ortamlarında kullanılan birçok yabancı kelime var, “Web trend, dejenerasyon, mesaj, dijital şov, printer, email, start, okey ” gibi. O kadar özdeşmişiz ki, yabancılık çekmiyoruz. Bu kelimelerin Türkçe karşılığını zihinlerimizde aradığımızda bulmak ise bir hayli zor. Bu zorluğa dikkat çeken, hatta imdat kurtarın beni diye haykıran, anadilimiz var. Anadilimizi bende çok seviyorum, tıpkı “Kemal Atalay” gibi… Kemal Atalay soruyor ,“Alo Türkçe neredesin?” adlı kitabı ile… Türkçe cevap veriyor:” Tam içindeyim yüreğinin, ruhunun derinliklerinde, düşüncenin çatısında, dilinin ucunda, her yerdeyim! … Aklını başına devşirip, beni doğru dürüst, kullanmanı bekliyorum.” diyor. Kemal Atalay dilimizin önemine dikkatleri çekiyor. Sözcüklerimize, kelimelerimize sahip çıkıyor. Almış eline oltasını, Türkçemizi istila etmiş, paldır küldür içeri dalmış, yabancı kelimeleri yakalayarak kurtarmaya çalışıyor. Kitaptan bazı başlıklar; Türkçe de Birgün Bizi “By-pass” Edip, paspasa Döndürecek ya! Seny Sevyyorum Türkçe! I’m The Best Alayına Rest! Doğru Türkçe için “Non-stop” TDK! mı? Türkçemizin yabancılaştığına her gün şahit oluyoruz. Yeni açılan birçok yer batılı olmak uğruna, tabelasına “che chi” gibi ekleri eklemekten kaçınmıyor. Bildiğimiz börekçi, “börechi” oluyor. Bir milletin dili önemlidir. Diline sahip olmayan bir milletin varlığından söz edilemez. Kültürü de kendide yok olmaya mahkumdur. 1945’den bu yana ve özellikle son yıllarda dilimiz tehdit altında. Türk dili, nice güzellikleri, incelikleri, üstünlükleri, ahengi ile zengin bir dildir. Türkçe gibi zengin bir dilimiz varken, üstelik Anayasamızda da “ Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” “Dili Türkçedir” Diye belirtilmişken, yabancı kelimelerin tecavüzüne seyirci kalmak son derece üzücü. Üstelik yabancı kelimeler istila ederken, dilimizi dilimizden, haince atılmak istenen, “kalem” gibi “cümle” gibi dilimizde önemli yere sahip sözlerimiz var. Türkçe bir kelime atmak, birçok manayı da yok etmeye eşdeğer. Türkçemiz fakirleşiyor… Yabancı kelimelerle kendimizi ifade ederken, daha karizmatik/ etkileyici güce sahip mi oluyoruz? Ya da Türkçemizi benliğimizi inkâr edip utanıyor muyuz? Türkçe konuşmaktan. Ne dersiniz? Türkçe konuşalım! Kemal Atalay “Alo Türkçe Neredesin?” kitabı ile bu fakirleşmeye, istilaya keyifle okuyacağınız, bazen hüzünleneceğiniz, bazen endişeleneceğiniz, bazen de güleceğiniz akıcı anlatımı ile dikkatlerimize sunuyor. Kemal Atalay’ın da söylediği gibi; Anadilim benim benliğim; kendimi onunla bilirim, onunla ifade ederim. Anadilim benim onurum, şerefim, gururum. Ben onsuz neyim ki? Koskoca bir hiç!
Alıntıdır. | |
|
| |