Tasavvuf Allahü teâlâyı, görür gibi ibadet etmek..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Nefs Nasıl Terbiye Edilir?
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
118
Konu Bilgileri : Tasavvuf
Konu Basligi
Nefs Nasıl Terbiye Edilir?
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
118

Kullanıcı Etiket Listesi


 
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Prev Önceki mesaj   Sonraki mesaj Next
Alt 04 Şubat 2025, 22:11  
Çevrimiçi
Tu me manques.
 
Mesmerize kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Nefs Nasıl Terbiye Edilir?

Nefs Nasıl Terbiye Edilir?

İnsân ile Allahü teâlâ arasında en büyük perde insânın nefsidir. İnsan nefsini ne kadar aşağılarsa Allahü teâlâ indinde kıymeti o kadar yükselir. Nefsini beğenen kimse ise muhakkak felâkete düçâr olur. Zira hadîs-i kudsîde;

"Nefsini düşmanın bil! Çünkü o bana düşmandır." buyurulmuştur.

İslâmiyyet nefsin yok edilmesini değil ona hâkim olup dîne uygun kullanılmasını emretmektedir. Süvârînin atını ve avcının köpeğini yok etmeleri değil bunları terbiye etmeleri lazım olduğu gibi nefsi de terbiye edip istifade etmelidir. Zira nefs olmadan âhiret nimetleri avlanamaz. Nefs terbiye edilmezse azgın olup dînin sınırlarını aşarsa insanı felâkete sürükler. Nefsin İslâmiyetin dışına taşmasını önlemek için onun arzûlarını yapmamak ve nefsin istemediği şeyleri yapmak lazımdır. Böyle yapmak nefsi terbiye eder.

İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki:

“Her Müslümân terbiye edici bir üstâda muhtaçtır. Üstâd onu terbiye ederek kötü huylardan kurtarır. Bunların yerine iyi huyları yerleştirir. Terbiye etmek çiftçinin tarladaki dikenleri zararlı otları temizleyerek ektiği tohumların kuvvetli iyi olmasına çalışması gibidir.”

“Ne emrettiyse hepsini yaptım”

Abdülvehhâb-ı Şa’rânî hazretlerine kavuştuğu bu hale nasıl ve hangi yolla ulaştığı sual edilince cevabında buyurdu ki:

“Bu yolu üstâdım Aliyy-ül-Havvâs’tan öğrendim. Önce ona tam olarak inanıp teslim oldum. Ne emrettiyse hepsini yaptım.

Nefsimin istemediklerini yaparak onu terbiye ettim. Öyle ki yalnız kaldığım zaman odamın tavanına bir ip bağlar onu boynuma takarak Rabbime ibâdet ederdim. Uykum geldiğinde yatmak isterdim. Fakat boynumdaki ip uykuya mâni olurdu.

Mecbûren ibâdete devâm ederdim. Böylece nefsimin istemediği şeyleri yaparak onu terbiye etmeye yola getirmeye çabalardım. Haramlardan şiddetle kaçındığım gibi mubahların fazlasını dahi terk ederdim. Yiyecek bir şeyim olmadığı zaman ot yer kimseden bir şey istemezdim. İyice incelemeden bir şey yediğim olmadı. Öyle bir hâle geldim ki gelen yiyeceğe bakarak onun helâl olup olmadığını Rabbimin bana ihsân etmesiyle anlamaya başladım. Helâl yiyeceklerden temiz ve güzel haram olanlardan ise kötü ve pis bir koku şüphelilerden de haramlardakinden daha az bir koku hâsıl olmaya başladı. Bu alâmetlere göre hareket ettim. Elimden geldiği kadar dînin emir ve yasaklarına dikkat ettim. Cenâb-ı Hak da bana ibâdetleri zevkle yapmayı ihsân etti. Kalp gözüm açıldı yakîn hâsıl oldu ve hakîkatin kaynağına eriştim...”

Alâeddîn-i Attâr hazretleri buyurdu ki:
“Nefsi terbiye etmekten maksad bedenî bağlılıklardan geçip rûhlar ve hakîkatler âlemine yönelmektir. Kul kendi istek ve arzularından vazgeçip Hakkın yoluna mâni olan bağlılıkları terk etmelidir. Bunun çâresi şöyledir: “Kendisini dünyâya bağlayan şeylerin hangisinden istediği ân vazgeçebiliyorsa bunun maksada mâni olmadığını anlamalıdır. Hangisini terk edemiyorsa ve gönlünü ona bağlı tutuyorsa onun Hak yoluna mâni olduğunu anlamalı ve o bağlılığın kesilmesine çalışmalıdır. Hocamız Behaeddin-i Buhârî hazretleri o kadar ihtiyatlı idi ki yeni bir elbise giyse; ‘Bu elbise falan kimsenindir’ diyerek onu emânet gibi giyerlerdi.”

Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerine bir gün bir kimse gelip;
-Efendim! Ben otuz senedir gündüzleri oruç tutup geceleri namaz kılıyorum. Ama kendimde hiçbir ilerleme göremiyorum. Halbuki îtikâdım da düzgündür dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri;

-Sen bu hâlde üç yüz sene daha devâm etsen bir şeye kavuşamazsın. Çünkü nefs engelin var buyurdu. O kimse;
-Efendim! Bunun bir çâresi yok mu? diye sordu. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri;

-Var ama sen kabûl etmezsin buyurdu. O kimse ısrâr edip;
-Aman efendim lütfen bildiriniz ve beni talebeliğe kabûl ediniz. Ne emrederseniz yaparım dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri buyurdu ki:

“Senin ilâcın ancak budur!”
-Öyle ise şimdi evine git. Bu kıymetli elbiseleri çıkarıp âdî ve eski bir elbise giy. Boynuna bir torba asıp içine ceviz doldur.

Seni en iyi tanıyanların bulundukları sokağa git.Çocukları başına topla “Bana bir tokat vurana bir ceviz iki tokat vurana iki ceviz veriyorum” de. O kimse bunları duyunca;

-Sübhânallah Lâ ilâhe illallah. Ben bunları yapamayacağım. Bana başka bir şey emretseniz dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri;

-Senin ilâcın ancak budur ve biz de baştan; “Sen bunları kabûl etmezsin!” diye söylemiştik. Yolumuzun esâsı nefsi terbiye etmektir buyurdu.

Netice olarak bir kimse kendini terbiye etmeden kendine faydalı olmadan başkalarına rehberlik edemez faydalı olamaz. Sırrî-yi Sekatî hazretlerinin buyurduğu gibi:

“Kendi nefsini terbiye edemeyen başkasınınkini hiç terbiye edemez.”

ALINTIDIR!!

 
 

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
edilir, nasıl, nefs, terbiye


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor