Ebü’l Berekat Hakkari (RA) Hz.leri Irak ve Doğu Anadolu evliyasının büyüklerinden künyesi “Ebü’l Berekat” olup ismi “Aliyy-el Hokkeri”dir. Aslen Lübnan’da Baalbek yakınlarında Beyt-i Far beldesinde doğdu. Allah (CC) Hz.leri’nin aşkıyla yanan bir ailenin evladı olan Aliyyül Hokkeri (RA) Hz.leri küçük yaşta yüksek ilim sahibi alimlerin meclislerine devam etti. Gençliğinin baharında ilimle doldu kalbi Allah (CC) Hz.leri’nin aşkı ile doldu.
Ebül Berekat Hakkari (RA) Hz.leri Hakkari’de vefat etti. Doğum ve vefat tarihlerine rastlanmamıştır. Vefat tarihi olarak 13. yüzyılın sonları olabilmesi ihtimali rivayetler arasındadır. Amcasının inşa ettirdiği ve kendisinin ders verdiği zaviyeye defnedildi. Yüce Allah (CC) Hz.leri bizi şefaatlarından al-i himmet ve nazarlarından ayırıp mahrum etmesin. (AMİN)
Aliyy el- Hokkeri (RA) Hz.leri'nin Hikmetli Sözleri
“Muhabbet sarhoşluğu ile mest olan bir kimse ancak mahbubunu sevdiğini görmekle ayılabilir.”
“Muhabbetin esası üç şeydedir. Bunlar: Vefa edeb mürüvvettir. Vefa kalbin ezeliyetin nuru ile ünsiyet yakınlık peyda edip Allah’tan (CC) başkasına muhabbeti bırakarak O'na (CC) yakîninde ısrarlı olmasıdır. Edeb kulun Allah-ü Teala’ya (CC) karşı vazifelerini vakitlerini nasıl ayarlayacağını kendini O'ndan (CC) uzaklaştıran şeylerden nasıl korunacağını bilmesidir.
Mürüvvet ise Allah-ü Teala’dan (CC) başka hiçbir şeyi hatırlamayan kalble zikre devam etmek sözlerinde ve işlerinde Allah-ü Teala’nın (CC) emrine uymak içte ve dışta Allah'tan (CC) başka her şeyden uzak durmak kendisine bir sermaye olan vaktini iyi değerlendirmekten ibarettir. Bir kulda bu üç haslet vefa edeb ve mürüvvet bulunursa Allah-ü Teala’ya (CC) yakîn olmanın tadını tatmış olur. Onun gönlüne O’ndan (CC) ayrı kalmanın korkusundan bir kor düşmüş olur. O’na (CC) kavuşmak ateşiyle yanmaktan kurtulamaz.”
Buyurdular ki: “Muhabbet sarhoşluğu ile mest olan bir kimse ancak mahbubunu görmekle ayılabilir. Çünkü muhabbetin sarhoşluğu sabahı müşahede olan bir gecedir. Meyvesi mücahede olan doğruluk gibi. Muhabbetin esası üç şeydedir. Bunlar vefa edeb ve mürüvvettir. Vefa kalbin ezeliyetin nuru ile ünsiyet peyda edip Allah (CC) Hz.leri’nden başkasına muhabbeti bırakarak O’na (CC) yakininde ısrarlı olmasıdır. Edeb kulun Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’ne karşı vazifelerini vakitlerini nasıl ayarlayacağını kendini O’ndan (CC) uzaklaştıran şeylerden nasıl korunacağını bilmesidir. Mürüvvet ise Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’nden başka hiçbir şeyi hatırlamayan kalble zikre devam etmek Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’nin emrine uymak Allah (CC) Hz.leri’nden başka herşeyden uzak durmak bir sermaye olan vaktini iyi değerlendirmekten ibarettir. Bir kulda bu üç haslet bulunursa Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’ne yakın olmanın tadını tatmış olur.”
Alıntı