Tarihi Şahsiyetler Devlet adamları, siyasetçiler, tarihte yaşayan tüm kişilerin hayatları...


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Seçimler ve Benim Başkanlık Tutkum! Can Kıraç!
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
107
Konu Bilgileri : Tarihi Şahsiyetler
Konu Basligi
Seçimler ve Benim Başkanlık Tutkum! Can Kıraç!
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
107

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 11 Temmuz 2025, 17:06  
Çevrimdışı
 
Krizantem kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Seçimler ve Benim Başkanlık Tutkum! Can Kıraç!

Seçimler ve Benim Başkanlık Tutkum! Can Kıraç!



Fotoğraf: Demirel’in Köşk Adayı:

Vehbi Koç’tan bana politikaya girme teklifi yapması, “Ben başkanlığı Koç’ta istiyorum politikacı olmayacağım!” diyerek bu teklifi geri çevirmem unutamadığım anılarımdır.

Milletvekili seçimi ile ilgili çalışmalar ve tartışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Adaylar, biz seçmenler etkilemek için, her çareye başvuruyorlar.

Adaylar, kendi çevrelerinde “Başkan olması” tutkusuna kapıldıklarını görüyorum. Ben de böyle bir tutkunun esiri olduğum için bu tutkunun insanı nasıl yönlendirdiğini, aşağıdaki öykü ile size anlatmak istedim!

Koç’tan niçin emekli oldum olduğumu merak eden ve beni sorgu yağmuruna tutan birçok arkadaşıma değişik nedenler anlattığımı hala anımsıyorum. Özgür yaşamak, yaşamı başka yönleriyle tanımak, kendime zaman ayırmak, “başkan olmak!” Bunlar gibi bir yığın neden, birçok mazeret. Bu nedenlerin her birinde, biraz abartılı, biraz masum, ama muhakkak bir gerçek payı bulunduğunu itiraf etmek isterim.

Ancak, bu nedenler içinde Vehbi Koç’un en hoşuna gideni benim “başkanlık tutkum”la ilgili olanıdır. Vehbi Bey 31 Aralık 1991 günü Nakkaştepe’de yeni yılı karşılama toplantısında yapmış olduğum konuşmadan bana; “Ben senin içinde politikacılığın yaşadığın yazıdan mahkemeye düştüğün zaman anlamıştım. Hata etmişiz! Senin o gün siyasete girmen lazımmış. Memleket büyük bir lider kaybetmiş!” diyerek, kendine özgü üslûbu ile beni alaya almıştı! Ben de “O takdirde Koç Topluluğu bu başarıları nasıl elde ederdi? gibi tirajikomik bir soru ile Vehbi Bey’i bir hayli güldürmüştüm.

1949-1950 yıllarında Türkiye Milli Talebe Federasyonu Başkanlığı ile başlamış olan “başkanlık tutku”su, bugün bile gönlümde yaşamaktadır! 1952 yılında, kökten dinci hareketlere karşı yazdığım bir yazıdan dolayı mahkemeye verilmem, beraat ettikten sonra Vehbi Koç’un bana politikaya girme teklifi yapması, “Ben başkanlığı Koç’ta istiyorum politikacı olmayacağım!” diyerek bu teklifi geri çevirmem unutamadığım anılarımdır.

Koç’taki “başkanlık” serüvenim şöyle gelişmişti:

Bir gün, bana, Koç Holding Otomotiv Grubu başkanlığı teklif ettiklerinde sevinmiş, kendi kendime; “Can! Beklediğin başkanlık sonunda karşına çıktı” demiştim. Otomotiv Grubu başkanı olarak arkadaşlarımla yapacağım ilk toplantıya otomotiv sektörünün öncüsü Bernar Nahum’u da davet etmiş ve konuşmama şöyle başlamıştım: “Başkanınız olarak…” der demez Bernar Bey konuşmanı hemen durdurmuştu: “Sen başkanlığı benim olmadığım zaman yaparsın. Ben varken benden başka kimse başkanlık yapamaz!” demişti. Ben de boynunu bükmüş, talihime küserek yeni bir başkanlık fırsatını beklemeye kovulmuştum.

Bir gün sıra Koç Holding İdare Komitesi başkanlığına gelmişti. Buna, 1987 yılı Ocak ayında İdare Komitesi başkanlığına getirildiğim bildirilmişti.

Böyle bir görevi üstlenmiş olmaktan onur duymuştum. Bu heyecanla arkadaşlarımı toplamış, Rahmi Koç’u da toplantıya davet etmiştim. Söze başlarken “Başkanınız olarak sizleri selamlıyorum” dememle Rahmi Bey’in uyarısı ile karşılaşmıştım: “Benim bulunduğum yerde benden başka kimse başkanlık yapamaz!” Böylece Koç Topluluğu’nda başkan olma düşümün gerçekleşmeyeceğini geç de olsa anlamış oluyordum!

Yıllar ilerlemiş ve 1991 yılının Ekim ayına gelinmişti.

20 Ekim milletvekili seçimlerinden önce, bir gün beni Süleyman Demirel aramıştı. “Partinin vitrinini güzelleştiriyorum, Tansu Çiller aramıza katıldı, seni de bekliyorum ve sana başkanlık teklif ediyorum” demişti!

Bu teklif karşısında nasıl şaşırdığımı ve sevindiğimi tahmin edemezsiniz! Şaşkınlığımı belli etmeden Süleyman Bey’e benim için ne biçim bir “başkanlık” düşündüğünü sorma cesareti bile göstermiştim. O da bana; “Seni ya meclis başkanı ya da cumhurbaşkanı yapmayı düşünüyorum! “ diyerek şaşkınlığımı bir kat daha artırmıştı. Heyecandan neredeyse küçük dilimi yutacaktım! Bu teklifin altında ne var acaba diye düşünürken, Süleyman Demirel konuşmasını şöyle sürdürmüştü: “Meclis başkanı olmak için milletvekili seçimini kazanmak gereklidir. Cumhurbaşkanlığı için meclis dışından da seçilmek mümkündür! Kararı sana bırakıyorum ve iyi şanslar diliyorum!”

Bu tarihi görüşmeden sonra Rahmi Koç benimle bir toplantı yapmış ve hiç olmazsa Koç Topluluğu’nda bir yıl daha göreve devam etmemi istemişti. “Beni Nakaştepe’de kurda kuşa bırakma” diyerek en duyarlı noktama parmak basmıştı!

Rahmi Koç’un bu samimi açıklamasından etkilenmiştim. İçimden bir ses Rahmi Bey’e destek vermemi istiyordu. Ancak, Süleyman Demirel’in vaadini de unutamıyordum. Bu isteğime karşın Rahmi Koç’u kırmamış ve Holding Yönetim Kurulu’nda başkan yardımcısı olarak göreve devam etme kararı vermiştim. Bu yüzden de seçimlere katılma fırsatını kaybetmiştim.

Seçimler yapılmış, Süleyman Demirel Erdal İnönü ile koalisyon hükümeti kurmuştu. Cumhurbaşkanlığına seçilme konusunda milletvekili olma zorunluluğu olmadığı için, ben de Anlara’dan haber beklemeye başlamış, ses Seda çıkmayınca Demirel’i aramıştım. Süleyman Bey, mahçup bir eda içinde bana şunları şöylemişti: “Biliyorsun biz tek başımıza iktidar olamadık. Binanaleyh, senin başkanlığın için bir süre daha beklememiz gerekecektir. Sabırlı olmanı diliyorum. “

Bu durumda kimi ayrıntıları Süleyman Bey’e aktarmam gerektiğini anlamıştım: “Beyefendi! Benim Erdal İnönü ile de yakınlığım vardır! Ziraat Fakültesi’nde okurken Erdal Bey Fen Fakültesi’nde öğrenciydi. O dönemde fakültelerarası münazaralar yapılırdı. Bir defasında İnönü ile ülkemizin kalkınma sorunlarını tartışmıştık!” Süleyman Bey tümcemi bitirmeme fırsat bırakmadan; “Bütün bunları biliyorum. Durumu Sayın İnönü ile görüşürken bana şöyle bir açıklama yaptı. ‘Can Kıraç hala ülkemizin tarımla kalkanacağını savunuyor, biz ise kalkınmanın sanayi ile gerçekleşeceğimi iddia ediyoruz. Bu görüş ayrılığı varken, ben Sayın Kıraç’ın CUmhurbaşkanlığını parti tabanına kabul ettiremem!”

Erdal İnönü’nün bu haklı itirazı karşısında benim köşeme çekilmekten başka çarem kalmıyordu. Öykü bu ya, tam bu günlerde, olayları içime sindirmeye çalışırken, medyadan bir dostum beni arıyordu; “Biliyorsun bizde kimi kasetler seni ilgilendiriyor , muhakkak seyretmelisin!”

Ben bu haberden pek heyecanlanmamıştım! Bu yaştan sonra, benim korkacağım bir kaset olabilir miydi? Tüm itirazlarıma karşık gazeteci dostum kaseti göndereceğini ve buna muhakkak seyretmemi istemişti. Kaset gizli kamera ile çekilmişti ve ünlü Güniz Sokak’ın girişinde başlıyordu! Deve tüyü paltosunun yakası kalkık, şapkalı uzun boylu bir adam hızla Demirel’in evine yaklaşıyordu. Sonra Demirel ve uzun boylu bir adam hızla Demirel’in evine yaklaşıyordu. Sonra Demirel ve uzun boylu adam kucaklaşıyorlar ve birden ekrandan bir ses yükseliyordu: “Kurtar beni Baba!”

Kurtarılmasını isteyen deva tüyü paltolu uzun boylu adam Vehbi Koç’un damadı kardeşim İnan Kıraç’tan başkası değildi!

Böylece denklem çözülmüş oluyordu. İnan, Demirel Baba’sına giderek; “Ne olur bana yardım edin! Ağabeyimi Koç Holding’ten ayıramazsak benim Koç Holding İdare Komitesi’ne başkan olmak gerçekleşmeyecek” demiş ve senaryo “başkanlık tutkum” üzerine bina edilmişti. Bir kez daha başkanlık düşlerim uçup gidiyordu!

Ancak, bir atasözüne göre “Can çıkmadan huy çıkmaz!” inancı yaygındır. Ben de bu inanca güvenerek size şunu duyurmak istiyorum: Benim Çamlıca’ya “muhtar” olduğumu görürseniz şaşırmayınız! Çünkü, bir gün başkan olma tutkumu” muhakkak gerçekleştireceğim.

Bu duygularla, milletvekili adaylarımıza başkan olma tutkularının gerçekleşmesini diliyorum.


 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
başkanlık, benim, kıraç, seçimler, tutkum


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor