![]() |
| Şair Şiirleri Ünlü şairlerimize ait güzel şiirler... |
| Konu Bilgileri | ||
![]() | ||
| Konu Bilgileri : Şair Şiirleri | |
| | |
| |
| | LinkBack | Seçenekler | Görüntüleme stilleri |
| | |
| WoodStock 🤘☮ ![]() ![]() Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. | Yılmaz Erdoğan, Üzüntüsünü Şiirleştiren Adam Yılmaz Erdoğan, 2011 Van Depremi için üzüntüsünü kaleme aldığı şiirle kelimelere dökmüştü. Erdoğan, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde can kayıpları için bir kez daha üzüntüsünü kelimelerle dile getirdi. Yılmaz Erdoğan'ın 4 deprem şiirini ve çeşitli şiir kitaplarında yer alan 7 şiiri okuyacaksınız. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] YURDUM SEVMEK MACERADIR Maceradır Ülkeme aşk mektubudur Her yaban neylersin ki yavan Edirne ötesi sabah kahvaltıda Biz de onun çay altıdır esası Ezine beyazı ve Gemlik siyahı Olmadan olmaz Bir de otlu peynir çıkarırsanız Sizden tatlısı bulunmaz Yurdum sevmek maceradır Öyle güzeldir ki çünkü Onu sevmek marifet bile sayılmaz Ankara keskinin Bozkırında Isırırken tenini gecenin süt dişleri Ya da deki "Eyvah", de ki "Havar" Erciş'te, bir göçükte çocuk İstihkakından karılmış Bir beton muammasının altında Herkesten "Orda kimse var mı?" kadar uzakta Misafir nefeslerle umut sayıklarken Yurdum sevmek maceradır... Ya da büyük kalpli isimsiz bir kurtarıcı Bir serdengeçtinin kuvvetli eli, sıkısından kavrayınca seni Bir bebek gibi gülümseyince kurtaranın yer yüzü Yurdum sevmek maceradır... Yaralarına deyince çok uzaktan tanımadığın bir dostun merhemi Göz pınarlarına taşınca memleket ve merhamet kelimeleri Yurdum sevmek maceradır.. Maceradır çünkü sevmek esasen dilsiz Gönderenin adresi yok bu aşk mektubu Bu darb-ı mesel Bu cürmü masal Sensiz olmaz, sensiz olmasın Sensiz olacaksa, olmasın... (2011 Van Depremi için) [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Adıyaman'da, Malatya'da, Diyarbakır'da Taştan heykeller gibi bakıyoruz Nemrut Dağı'ndan şimdi dünyaya, Başımıza gelenin ne olduğunu Tam anlayamadık da... Pazarcık, Elbistan Ve Samandağ'da, Hani yalnız bereket yağardı İskenderun Ovası'na? Şiir başlıyorsa madem, Sözün bittiği yerde, Dilimize çevirmek Eğer mümkünse......... Bilmem belki de değildir. Söz sanatlarından hiçbiri Hatta hiçbir güzel şey Bu ana eşlik etmek İstemeyecektir. (6 Şubat depremleri için) [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Gerçek ne kadar telaşlı Hakikat o kadar vakur Ne ekersen onu biçersin İlim açık konuşur Lakin şifası mümkün olmayan Gözyaşlarıyla oluşan bu koca boşluk Evladının canıyla sınanan bir insanın Nereye başvuracağını bilmediği davası... Allah'ım neden Burada çatallaşır Her zaman kader? Bir dondurmacı neşesi Bir türkü membası İsyan değil haşa Yalnızca bir sorudur: Neden Maraş, Hep bir uzun havanın konusudur? (6 Şubat depremleri için) [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Ah benim güzel Antakya’m… Sen üzme kendini bu kadar. Olan bize olur, Coğrafya kendini tazeler. Dağılır gene kara bulutlar. Bilirsin güneş Bizim Hatay’ı çok sever. Biraz sabır, Biraz yağmur, Biraz da zahter… (6 Şubat depremleri için) [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] BÜYÜYORUM Büyüdükçe, Sentetik zamanlara Kangren ayaklar bastım, İzi kaldı Ömrümün... Kara çaldılar yüzüme Bütün kara parçalarında Elbette 'Afrika dahil' Parça başı çalışan Kiralık katildi zaman. Gülüşüm sivas yangını, Ağlarsam kızma... Ölmek bile Yakışıyor bazı adama... [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] YAŞAYABİLME İHTİMALİ Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman özlemeye başladım herkesi... Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra.. Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı... Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı... Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık.. Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla... Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle... Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi.. Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu. Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri. Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben. Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim.. Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak.. Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu.. Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri. Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum. Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliğini Otobüs oluyordum bir süre Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde Otobüs oluyordum Bir ülkeden bir iç ülkeye Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum. Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin Korkuyordum Sonra iniyordum otobüsten Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum. Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda.. Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir yol üstü lokantasında Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim! [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] ADIN BAHARDI Kente yanlızlık gelirdi sen uyuyunca Yüzümde mevsim değişirdi uyandığında Bilmezdin gizliden seni sevdiğimi Aşkın içimde solardı adın bahardı Eteğini koştururdun sokağımızda Sokak sus pus olur sana bakardı Bilmezdin gizliden izlediğimi Gözlerim gözlerinden korkardı Hatırlıyorum adın bahardı Sokakta bir bayramdı durakta bekleyişin Sanki sonsuz bir ayrılıktı okula gidişin Bilmezdin her sabah seni yolcu ettiğimi Yüreğim yol boyu ardından ağlardı Hatırlıyorum adın bahardı [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] AŞK HAYATI Sevmek gibi geliyordu her şey, Sevmek gibi gidiyordu kadın Adının anlattığı,canın teni yakmasıydı, Bir bulut evet ama aslolan Bulutun suyu yağmasaydı... 'Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey' Ve boşanmak için En az iki şahit gerekiyordu [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] SEVMEKTEN GİDİNCE Sen beni sevmekten gidince ben bana borçlu kaldım Ya sen bana fazla geldin ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde El tutmak yol açıyor diye hesapsız Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak Kimse ölmesin diye Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya Ne deniyorsa onu atacak kalp Ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın Sen sesini alıp gidince ben burda dilsiz kaldım Ya sen bana fazla geldin Ya ben sana az kaldım Gitme bir adım öteye gülüm bir adımda gurbet olur Gitme bir nefes öteye gülüm her nefes hasret olur [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] ACI Yaşamak uğruna Ölmek bu olsa gerek Sevmek uğruna Acı çekmek bu olsa gerek Hayat uğruna Savaşmak bu olsa gerek Peki ya senin uğruna Üzülmek niye? [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] GÜLÜŞÜN Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Sarılışında ne düşler, Ne düşükler, Sakınamazsın. Aynı yolları, Kimsesiz mekanları, Birlikte özleme hasreti... Yalnızlığımın dert ortağı gastrit... Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Bütün iç savaşlarda, Rehin alındı bu yürek Kandıramazsın. Hangi çekilişin Büyük ikramiyesi bu, En uzak sevişmelerin Yeni yetme utancı. Lakin aşk, Biraz da utanmaktır yaşamaktan, Sakınamazsın... Yeni yetmelik işine gelince: O zaten hepimizin gizli öznesi Türkçede var. Bazı dillerde yok. Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Kime niyet kime felaket bu aşk, Anlayamazsın. Ödümüz patlıyor acı çekmekten Oysa; Biraz da acıdır, Aşkın mayası. Kaçınamazsın. Gülüşündeki manayı saklayamazsın. Tutunacak yerimiz yok, Resmi tutanaklarda. Gülüşünde bin yıllık hasret var, Saklayamazsın. .......................... Bu yazık karşılaşmanın Alnımıza çakılıyor anafikri: Aşka cesaretimiz yoksa Başka zaman görüşürüz!
__________________ ![]() |
| İçeriği Sosyalleştir |
| Etiketler |
| adam, erdoğan, yılmaz, Üzüntüsünü, Şiirleştiren |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
| |
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc. Site Sahibi: Arthur & Leydihan Root: SOLİDWORKS Grafiker: Jayus Developer: OmerAti Tema Tasarımı: Leydihan | ForumKalbi.Com; 5651 sayılı kanun uyarınca yer sağlayıcı niteliğini haiz bir genel forum sitesidir.
Sitemizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt yayınlanmaktadır.
5237 sayılı TCK ve 5651 Sayılı Kanun kapsamında gerekli işlemler yapılır.
Hukuka aykırı bir içerik için [email protected] adresine e-posta gönderebilirsiniz. |
ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında