Gündem o kadar yoğun ki "artık bana hiçbir şey koymaz" dediğim anda Fatma Nur hocamın haberi geldi taş gibi oturdu içime. 😢
Bu yıl çok fazla okula, çok fazla fuara gittim ve çok fazla öğretmenle tanıştım. Öğretmenlerde gördüğüm bir şey var. Nasıl tarif edeceğimi bilemediğim. Yılgınlık desem tam oturmuyor, küskünlük de tam tarif etmiyor, hayal kırıklığı, yorgunluk, kızgınlık, üzgünlük, unutulmuşluk, kıymet bilinmemişlik, yenilmişlik....
Sanki hepsinden birazcık var. Hem çocuklarımızı onlara verip her şeyi, ama her şeyi bekliyoruz hem de o beklediklerimizi çocuklarımıza verebilmeleri için gerekli saygıyı göstermiyoruz.
Öğretmen - affınıza sığınarak söylüyorum - "cimer oğlanı" olmuş durumda. Okula gelip kabadayılık yapamayan Cimer'e şikayet ediyor.
Eh artık ekranı esirgemediğiniz, yumoş ebeveynlik çağı çocukların hepsi TV dizisinden çıkma birer mafya bireyi. Cebinde bıçak olmayanı sokağa salmıyorlar.
İşte böyle. Süper çocuklar yetiştirme projemiz patladı.
Öğretmenlerimizin gözlerinin içine bakın. Yaşadıkları hayal kırıklığını göreceksiniz. Yüzleri gülse de gözleri her şeyi anlatıyor. 😢
Orhan Toker