Maji | Vefk Ezoterik öğretilerden majiler, büyüler, tılsımlar ve vefkler..


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Eski Yunan Toplumunda Büyü
Konudaki Cevap Sayisi
37
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
547
Konu Bilgileri : Maji | Vefk
Konu Basligi
Eski Yunan Toplumunda Büyü
Konudaki Cevap Sayisi
37
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
547

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 15 Haziran 2025, 00:33  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Alarm2 Eski Yunan Toplumunda Büyü

Eski Yunan Toplumunda Büyü

ÖNSÖZ
Antik çağda büyü yapma teknikleri üzerine çok şey yazılıp çizilmiştir. Kötü güçleri kovmada kullanılan kurşun, papirüs veya çanak çömlek üzerine yazılan büyülerin nasıl yapıldığını, ne tür formüller kullanıldığını, tılsımlara hangi sembollerin işlendiğini ve ne çeşit aletlerin kullanıldığını anlamada günümüzde büyük bir yol katedilmiştir. Büyüye olan düşkünlükleri nedeniyle büyü bilgisi koleksiyonları yapan veya ilahi olanla birlik sağlamak ya da daha dünyevi bir amaç olan doğanın gidişatını değiştirmek için büyü ritüelleri yapan kişilerin varlığı ele geçen tabletlerde açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Ele geçen buluntular ise; toplumların yapı dokusundaki çeşitliliği ve zenginliği yeniden yakalamaya çalışan türden sosyolojik ve toplumsal bir tarih niteliği taşımaktadır. Büyücüler ve büyü, çoğu eski toplulukların dokusunun bir parçası idi. Zengin, fakir birçok insanın ev yaşamının yanında siyasi, ticari ve rekabet vb. işlerinin yanı sıra duygusal anlamda olan aşk ve nefret tarzı duyguları içinde belirleyici olmuştur.

Bu çalışma ile, büyülerin varlığına dair arkeolojik anlamda ele geçen reel verilerle, doğaüstü olan kanıtlanmaya ve aynı zamanda büyünün kimliklerinin yanı sıra, toplum içindeki kullanım alanları hakkında da ayrıntılı bir şekilde bilgi verilmeye çalışılmıştır. Bu yapılır iken, M.Ö. 8. yüzyılda Yunan dünyası büyü uygulama ve lanet tabletleri yol gösterici olmuştur. Buluntu alanlarının yoğunluğu göz önüne alındığında, Yunan şehirleri ve Akdeniz kıyı bölgelerinde bulunan Yunan yerleşim yerlerinde ortaya çıkan tabletler örneklendirilerek açıklanmıştır. Yunanca μαγεία (sihir) ve μαγυς‚‚ (büyücü) olan kelimelerin kökenleri hakkında bilgi verilip, Antik Yunan dünyasında kullanılan büyüler hakkında detaylı bir şekilde araştırma yapılıp ortaya koyulmuştur.

Tezimin yazım sürecinden sonuna kadar bilgisini, ilgisini ve sabrını esirgemeyen çok kıymetli hocam ve tez danışmanım Dr. Öğretim Üyesi Murat Orhun’a, merak duygusunu akademik anlamda aşılayan, devam ettirmemi sağlayan, fikirlerini ve desteğini hiçbir zaman esirgemeyen çok değerli hocam Prof. Dr. Yusuf Kılıç’a yürekten teşekkür ederim. Tezimin yazım aşamasında her yazdığım paragrafı sabırla dinleyip, önerilerde bulunan çocuklarım Sevim Nisa Kösekli ve Kadir Kösekli’ye, bu süreçte sonuna kadar yanımda olan eşim Mehmet İlker Kösekli’ye çok teşekkür ederim.

Çalışmamızda Antik dönem büyülü papirüs ve lanet tabletleri ışığında ‘Eski Yunan Toplumunda Büyü’ konusu incelenmiştir. İki bölüme ayrılan çalışmanın birinci bölümünde büyünün ortaya çıkışı, tarihçesi, büyü çeşitleri, korunma yöntemleri, din ve bilim açısından önemi; ikinci bölümde ise Eski Yunan’da büyü ve büyücüler başlığı altında Yunan ve Akdeniz kıyı kesimlerinde yaşayan Yunan devletlerinde varlığını sürdürmüş olan büyü kelimesi ile ilgili kavramlar, büyü çeşitleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verilerek büyünün sosyal anlamda kullanım alanlarına dikkat çekilmeye çalışılmıştır.

Antik büyüyü özünden ziyade zıtlıklarla tanımlamak her zaman daha kolay olmuştur. Büyülü uygulamalarda kullanılan bağlamlar, lanetler, ayinler, dualar, heykelcikler veya oyuncak bebeklerin şekillendirilmesi vazgeçilmez diyebileceğimiz uygulamalardır. Etkileri için ilahi güçlerin yatıştırılması, zorlamasını kullanan formüller buna verilebilecek örneklerdir. Bu noktada Eski Yunan toplumunda kullanılan lanet tabletleri, erotik büyüler, voodoo bebekleri, kamusal anlamda ki büyüler ve sporcu büyüleri dediğimiz bir çok farklı büyü türü ortaya çıkmıştır.

Uygulayıcıların istediklerini elde etmek için hiçbir şeyden kaçınmadıkları ise gözle görülür niteliktedir

SİMGE VE KISALTMALAR DİZİNİ
(…) : Yazılı tabletlerin okunamayan bölümü
a.g.e. : Adı geçen eser
a.g.m. : Adı geçen makale
ANRW : Aufstieg und Niedergang der römischen Welt
Bkz. : Bakınız
C. : Cilt
Çev. : Çeviren
DTA : Defixionum Tabellae Atticae
DTCF : Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi
DT : Defixionum Tabellae
Ed. : Editör
LL : Latinae Liberae
M.Ö. : Milattan Önce
M.S. : Milattan Sonra
No : Numara
PDM : The Demotic Magical Papyri
PGM : Papyri Graecae Magicae
s. : Sayfa
SEG : Supplementum Epigraphicum Graecum
SM : Supplementum Magicum
TDV : Türkiye Diyanet Vakfı
v.b. : ve benzeri
Vol. : Cilt

GİRİŞ
Antik Greko-Romen dünyasındaki büyü uygulamaları, günümüzde araştırmacıların yeni yeni dikkatini çekmeye başlamıştır. Binlerce lanet, büyü ve büyü uygulamalarının kalıntıları, önemsiz göründükleri için geçmişte göz ardı edilmişlerdir.

Son yıllarda, tarihteki değişen metodolojiler, bilim adamlarının büyü ile ilgili kaynakları yeniden düşünmelerine sebep olmuştur. Lanetler ve büyüler, Akdeniz çevresinde bulunan eski toplumlardaki zihniyeti anlamak için büyük bir öneme sahiptir. Erken Yunan toplumundaki bireyler için sadece tanrılara olan inanç yeterli değildi. Büyünün çekiciliği, fiziksel amaca yönelik bir ritüel olarak kalıcı olduğu için kişinin arzularını, umutlarını, nefretini ve hatta uğursuzluğu kanalize etme yöntemi idi. Örneğin; çiftçiler topraklarını yağmurla kutsamak için büyü kullanarak zengin hasat sağlarken, diğerleri doğurganlığı arttırmak, bir sevgiliyi güvence altına almak, hastalıkları iyileştirmek veya evini toplumsal tehditlere karşı korumak için ayinler yapmışlardır. Antik Dünya’da insanlar ortak korkuları ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak için servetlerini iyileşme amacı ile bu tür ritüellere harcamışlardır. Bu büyüler ve ritüeller koleksiyonu, M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 5. yüzyıla kadar uzanan kaynaklardan derlenmiştir. Tylor büyüyü, insan deneyimlerini açıklamanın yanı sıra gelecekteki olayları tahmin etmeyi amaçlayan sahte bir bilim biçimi olarak algılar. Frazer ise büyüyü; amacı doğa güçlerini büyüler yoluyla bükmek olan bir ilkel bilim biçimi olarak tanımlar. Daha sonra din ve büyü arasındaki ayrımın tartışmalı olarak kabul edilmesi ile Marett tarafından bu düşünceye karşı çıkılmıştır.

Küfür lanetlerine baktığımızda, Yunanlılar ‘bağlama büyüsü’ olarak bilinen benzersiz bir lanetleme biçimini kullanmışlardır. Kurşun tabletlere lanet yazma pratiği Sicilya, Attika ve Karadeniz kıyılarını kapsayan M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren geniş anlamda belgelenmişlerdir. Bu bağlayıcı ritüellerin umutsuz zamanlarda geleneksel bir kendi kendine yardım biçimi olarak mı yoksa daha yaygın olarak ayinleri gerçekleştirmek için profesyonel bir büyücü tarafından mı yapıldığı tartışmalıdır.

Profesyonel bir büyücü tarafından yazıldığı düşünülen en eski örnek ise; M.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen, her bebeğin bağlayıcı lanetlerle oyulmuş bir kurşun kutunun içinde bulunduğu iki farklı mezarda dört kolossoi’nin (küçük ya da büyük heykeller için kullanılan terim) keşfidir. Bu tür tabletler genellikle yeraltı tanrılarına hitap eden mektuplar olarak yazılmıştır, çünkü tanrıları ve tanrıçaları lanetler yolu ile çağırmak nadir değildir. Farklı kültür ve amaçları kapsamaktadır. Hermes ve Persephone yeraltı ile olan bağları nedeni ile çokça tabletlerde karşımıza çıkmaktadır.

Hermes’in haberci rolü, ölülerin ruhlarını yeraltına götürmesi bunu daha da önemli kılmıştır. Bu nedenle Yunanlılar, lanetlerinin gücünün, cesedin mezarlarına yerleştirilen tableti okuyabilme yeteneğine, buna göre hareket kararlarına ve kithonik (yeraltı) tanrılar tarafından verilen geçiş törenine bağlı olduğuna inanıyorlardı. Lanet tabletlerinin kullanımının ötesinde, muska ve takılar da hastalığa karşı koruma biçimi olarak, büyük bir servet elde etmek ve kullanıcıya yönelik olası lanetler için karşı-büyülü olarak kullanılmıştır.

Eski kültürlere baktığımızda, din ve büyüyü iç içe geçmiş iki kavram olarak algılamamız gayet normaldir. Büyünün dinden ayrılması, büyüye olan inancı daha uygun bir ışıkta sunan sonraki çalışmalarda bir sorun olarak kalmıştır.

Malinowski, büyünün bilimin bir ikamesi olmadığını, ondan farklı olsa da din gibi ayırt edici bir sosyal ve psikolojik fenomen olduğunu savunmuştur. İlk insanın, ‘bir amaca ulaşmak için bir araç olarak gerçekleştirilen tamamen pratik eylemler bütünü’ aracılığıyla öngörülemeyen ve muhtemelen tehdit edici olayları kontrol ederek kesinliğe ulaşma çabasıydı.

Evans-Pritchard, büyü inançlarının oluşumunda sosyal bağlamın öneminin altını çizerek, büyünün bir ‘ritüel kompleksin’ vazgeçilmez bir parçası olarak incelenmesi gerektiğini iddia ederek din ile yakın bir bağlantı olduğunu öne sürmüştür.

Durkheim ve Mauss, büyünün yaratılmasında sosyal unsurun önemini vurguladılar. Durkheim ve Mauss için büyü, tıpkı din gibi, kolektif eylemlerle ortaya çıkar, ancak yavaş yavaş ayrılır ve bireysel bir mesele haline gelir.

1930’larda Evans-Pritchard, Nijeryalı Azande gibi erken toplumlarda büyü ve büyü cadılığın toplumsal yorumlarını anlamak için Malinowski gibi büyünün de ayırt edici özellikleri olduğunu uyarlamaya çalışmıştır.

1960’larda ise Stanley Tambiah, Evans’ın düşüncesini reddetmiştir.

Büyü ve dinin tanımlanması zordur. Ancak birbirleriyle ne kadar yakın ilişkilidirler bunu anlamak için lanet tabletlerine bakılması, bunların ‘büyü’ kategorisine eklenip eklenemeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Belirli türdeki, lanet tabletleri formüle edilme biçimi açısından ‘az ya da çok’ büyülü olarak görülebilirler, fakat amaçlarının ne olduğu daha önemlidir. Ele aldığımız konu çerçevesinde büyü için kullanılan en eski materyaller, tanımlamalar olarak da kullanılan lanet tahtalarıdır. Defixion’lar (lanet tahtaları) Mısır ve Roma İmparatorluğu sınırları içinde çok çeşitli yerlerde ele geçmiştir.

Antik Yunanistan’da büyü, son yıllarda yoğun bir şekilde incelenmeye alınmıştır. Öncüsü ise; 1987’de Yunanca yayınlanan ‘Greek Magical Papyri’dir. Karakteristik olarak, aşk nesnesi üzerinde yalnızca benmerkezci, fiziksel ve ruhsal eziyetler olarak tanımlanabilecek bir tarzda, o kişiyi mutlak bir güçten düşürme amacıyla, büyü yapanın arzusuna zorla boyun eğdirmek için başvurulmuştur.

Uygulayıcının yararına başkalarının eylemlerini, refahını bağlamak veya kösteklemek için doğaüstü araçlar içeren tanımların, lanet tabletleri yoluyla sonuca varmak üzerine kurulu olduğu bir gerçektir. Greko- Mısır büyülü papirüsü -lanet tabletleri ile birlikte Klasik sonrası Antik Çağ’da fiilen uygulandığı şekliyle en önemli bilgi kaynağımızdır. Antik büyü üzerine yapılan çalışmalar alanlarına göre ayrılabilir, bu alanlarda koruyucu büyü tartışmaları antropolojik tedavilerde kullanılabilmektedir. Frazer, büyünün temel tanımını, esasen yalvarma olduğunu anladığı dinden farklı, zorlayıcı bir eylem olarak yapmıştır. Frazer’ın yaklaşımının sonraki bilimler üzerindeki etkisi bu yüzden çok derin olmuştur. Wilamowitz-Moellendorff, Dieterich, Usener, Wünsch ve Priesendanz gibi bilim adamları tarafından 20. Yüzyılın başlarındaki Alman araştırmaları oldukça çeşitlenmiştir.10 Frazer’ın yaklaşımına karşılık ilk olarak 1960’larda, Brelich, Burkert ve Vernant gibi bilim adamlarının lanet tabletleri ve papirüslerde ayrıntılı olarak açıklanan türden büyü ayinlerine odaklanarak büyü ve din arasındaki geleneksel ayrımı kapatmaya çalıştıklarında görülmektedir. Çalışmaları büyü, ve din arasındaki ilişkiyle ilgili kritik soruları gündeme getirirken, ayinler basitçe dini ritüeller olarak yeniden sınıflandırılmıştır.

Her şeye rağmen Frazer’a göre; antik görüşte büyü, popüler dinin bir unsuruydu ve kullanım amaçlarına bağlı olarak hem olumlu hem de olumsuz çağrışımlara sebep olabilirdi.12 Graf’ın büyü/din ikiliğini yeniden araştırması, antik büyüye ait modern çalışmalara önemli bir katkı sunmuştur. Gager, eskilerin baskın mirası olumsuz ve aşağılayıcı olmasına rağmen, onu çelişkili şekillerde kullandıklarına dikkat çekerek, ‘büyü’ terimini antik anlamda ele almanın etkinliğini sorgulamıştır.

Bunun yerine büyü ve din arasındaki ayrımın tamamen terk edilmesini savunur. Diğer araştırmacılar, belirli kanıt kategorilerine odaklanarak eski büyü çalışmalarına Graf’ın yaklaşımını daha da uygulamışlardır. Örneğin; Faraone, aşk büyüsü ve bağlama büyüleri üzerine yaptığı çalışmalarla kadın bağlamlarında büyüyü araştırırken, Ogden, Yunanistan ve Roma’da lanet tabletleri ve büyücülükle ilgili daha geniş sosyal dinamikleri araştırmıştır.

Antik Yunan edebiyatında, koruma sözcüğüne, sırasıyla ‘bir kişiyi veya şeyleri savuşturmak’ ve ‘savunmak’ anlamına gelen ἀμύνω ve ἀλέξω terimleri ve bunların türevleri hakimdir. Christensen, bu iki kelimenin tarihlerinin Homeros destanlarına kadar uzanmış olabileceğini öne sürmüştür. Onun İlyada'daki ἀμύνω ve ἀλέξω kullanımlarına ilişkin analizi, ikna edici bir şekilde şunu göstermektedir ki, ἀλέξω, ilahi yardım veya insanüstü davranışlar için taleplerde daha sık kullanılırken, ἀμύνω ölümlü korumaları ifade etmek için tercih edilir.

Antik büyüde kullanılan büyü türüne göre bir sınıflandırma mevcuttur; Bunlar, büyülü belgenin türüne göre (edebiyat, lanet tableti, voodoo bebekleri, papirüs tarifleri), ve büyülü aktivitenin türüne göredir. (Ölüm büyüsü, küfür ve erotik çekicilik) Büyülü amaçlar için sömürüye en kolay teslim olanlar, vaktinden önce ölenler, şiddet sonucu ölenler, ölümden sonra defnedilenler ve huzursuz ölülerdir. Genç erkeklerin ruhları, büyüsel işlemler için çok değerli idi.

Yaşayan kişinin ruhunun varsayılan saflığı, ona hayaletler ve diğer güçlerle iletişim kurmada ayrıcalıklı bir konum vermiştir.

Hayaletlerin bir diğer kullanım alanı ise, bağlama büyüleridir. Ana temalarına baktığımızda ise; yasal lanetler, erotik lanetler ve biraz farklı olan ‘adalet için dualar’dır. Erotik büyü bu kategorinin dışında kalmaktadır.

BİRİNCİ BÖLÜM
KAVRAM OLARAK BÜYÜ
1.1. Büyü Nedir?
Araştırmamıza konu olan Eski Yunan Toplumunda Büyü konusuna geçmeden önce, büyü ve büyü yerine kullanılan kelimeler ve onların etimolojik anlamları hakkında bilgi vermek daha doğru olacaktır.

Şuan için dilimizde kullandığımız büyü ve büyücülükle ilgili olan kavramlar; tılsım, sihir, efsun ve fettanlık vb. kelimlerdir diyebiliriz. Anlam bakımından benzer olan bu kelimeler birbirleri yerine de çok sık bir şekilde kullanılabilmektedir.

Geçmiş dönem Türk lehçelerine baktığımızda aps, sihır, sehr, apsun, arbav, buyıv, siykır, arbö, azğırü ve ovsun17 olarak ifade edilen büyü kelimesinin, eski Türk dilinde ise din adamı ve sihirbaz dedikleri bügi ya da bügü kelimelerinden türediği öne sürülmüştür. Eski Farsça’da büyü kelimesinin karşılığı olarak magu kelimesi kullanılır iken Eski İran’da doğaüstü güçlerin varlığına inandığı bilinen ve bunları kullanabilen Med kabilesinde bulunan rahiplere de manguş adı verilmektedir. Batı toplumlarında İngilizce magi veya magic (ek olarak: spell, sorcey, incantation)

Almanca ve Fransızcada ise magie olarak kullanılmaktadır. Kelime kökenlerinde indiğimizde ise Grekçe magos olduğunu görürüz. İslami kaynaklara göre ise mecûs, mecûsî dediğimiz tabiatta var olan bazı olay ve görünmez varlıkları yönettiği, gaipten sesler dediğimiz varlıklar ile iletişim içinde olma dediğimiz ve büyücülükle işleri hallettiği düşünülen sınıf adına kullanılan kelimeler olarak söylenebilir.

Arapça olarak ise büyü; gözbağcılık ve efsunculuk olarak isimlendirilmiştir. Güzel söz söyleme ve şiir gibi kişiyi tutkun eden beceri ve sanatta büyü anlamında kullanılmıştır. Doğaüstü dediğimiz güçlerden yardım alınarak belirlenen amaca ulaşmak ya da olması istenileni yaratmak için kullanılıp uygulanabilen22 insan ve tabiatın bir arada uyumlu olduğu olayları, maddi dünya dediğimiz dünyanın ötesinde gizemli dış güçler yardımı ile birlikte etkileyip onlara bir şekilde yön verdiğine inanılan ve tören eşliğinde yapılan büyü ; Ünal’a göre; insan ile ilgili olan her fenomende olduğu gibi, doğaüstü de denilen büyünün de bir çıkış noktası olduğu aşikardır. İlk olarak büyü, homo sapiens’in içinde bulunduğu çevre ve bu çevre içinde cereyan eden olaylar ve bu durum ile ilgili olan ilişkiler sonucunda ortaya çıkmıştır; yani büyü insanın çevresi ile uyum sağlama ve hayatı ne şekilde olursa olsun, her türlü şartlar altında yaşamını idame ettirme karşısında vermiş olduğu çabaların bir yan ürünüdür. İlk bakışta ele aldığımızda batıl inanç, saçma gelmesine rağmen büyü; kendine özgü kuralları olan ve antropolojik açıdan ele aldığımızda ise insan hayatında önemli bir yere sahip olan yan bir bilim dalıdır.

Bryce’a göre ise büyü; Tanrıları ve farklı olan dediğimiz doğaüstü güçleri etkilemek amacı olan, öğrenilen ve öğretilebilen teknikler biçimidir. Malinowski’ye göre; büyü gücünün her yerde kabul gördüğü ve istediği her alanda yayılabilecek türde evrensel bir güç olmadığı aşikârdır. Ona göre büyünün, tekil, özel bir kudret; muadilleri içinde tek, insanın kendi içinde bulunan ve doğaüstü sanatı kullanabilme yeteneği ile ortaya çıkabilen, kendini sesi ile anlatıp, ifade edebilen ve ayinin uygulanması ile birlikte aktarılabilen bir güç olduğundan bahsetmekle beraber büyünün çok sert koşullara tabi tutularak; bir tılsımın en ince ayrıntılarına kadar ezberlenmesi, ayinin tam ve doğru şekilde eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesi ve ayini yapan büyücüye karşı koyulmuş olan kurallara kesin olarak uyulması söz konusudur.

Evans’a göre ise büyü; varmak istenilen sonuca pratik olanaklar olmadığında, onun yerini alabilecek bir eylemdir. İnsanlara cesaret, dinginlik ve rahatlama sağlamasının yanında, yatıştırıcı ve teşvik edici bir işlevi yerine getirir.

En eskiden en yeniye düşündüğümüzde büyü, şiirle de ilişkilendirilmiştir. Buna verilebilecek en önemli örnek ise Bronislaw Malinowski’nin büyünün en etkin özelliğinin şiirde ortaya çıkmış olması ve sözcüklerin değerlerinin, insanı etkileme biçimi ile en uzun süre burada yaşadığını söylemesidir. Buna kanıt olarak ise; sihir, tılsım, büyü, efsunlamak ve büyülemek kelimelerinin şiirdeki gücünü ve sürdürülebilir olmasını öne sürmesidir.

James George Frazer ise: Altın Dal: Büyü ve Din Üzerine Bir Çalışma adlı yapıtında büyünün spekülatif bir kavram olduğundan şu şekilde bahsetmektedir. ‘Büyü yanıltıcı bir davranış klavuzu olduğu kadar sahte bir doğal yasa sistemidir; eksik bir sanat olduğu kadar sahte bir bilimdir.’

Büyünün doğması ve gelişmesi de sayısız şekilde münakaşalara neden olmuştur. Gerçek bilimden uzak doğaüstü olayların ele alındığı bu alanda ise kişilerin ortak bir noktada buluşması olağandışı görünmektedir. Büyüyü yapmaya yatkın olan insanın, gerçeklik dediğimiz somut kanıtlar eşliğinde çalışanın tersine, öznel ve içgüdüsel olarak psikolojik anlamda teknikler geliştirdiği görünmektedir. Buna istinaden büyünün dinin bir şekli olduğu öne sürülmüş olsa da inanılası bir durum değildir.

1.2. Büyünün Yapılış Amacı
Dünya üzerinde yaşayan insanlar ve tabiatta var olan hiçbir şey amaçsız değildir. Hal böyle olunca büyüde bu durumda işlevsel olarak kullanılmıştır ve insan ne olursa olsun amacına ulaşmak için büyünün hemen her alanını kullanmaya özen göstermiştir.

Carveth Read büyünün işlevsellik durumuna atıf yaparak: ‘heyecanların, arzuların, korkuların, öfke vb. nin bir ürünü olan büyü, insanların kaygılarını azaltacak işleve sahiptir’ demiştir.

Büyünün asıl amacına bakacak olursak ise çıkar sağlamaya yönelik olduğu hemen göze çarpmaktadır. Buradan yola çıkarak ise büyü; insanlara ve çevresindeki olaylara etki ederek bol ve çok fazla avlanma, balık tutma, hayvan yetiştirme, düşmanı bozguna uğratma, yenme veya öldürme, çocuk sayısı ve mal artışı isteme, bir kadını elde etme, hastalıktan kurtulma, birinden soğutma, bir insanı öldürme, bir kadının cinsel organını bağlama vb. istekler doğrultusunda insana her şekilde iyi veya kötü şekilde etki ederek olayları kendi lehine çevirme olanağı sağlaması günümüz doğasında da var olmaya devam etmesine olanak sağlamıştır.

Malinowski’ye göre; insanlar zamanla içinde bulundukları anlık öfke ve patlamalar sonucunda kendilerini yetersiz hissetmeyle beraber, çıkmaz bir yola sürüklenmiş, eksik bilgilerini ve yeteneklerinin sınırlarını inceleme ve kavramada yarı yolda bırakıldıklarını düşünmüş ve psikolojik olarak yeni arayışlara dönmüşlerdir.

Bunun sonucu olarak da tam olgunlaşmamış davranış biçimleri ve onu destekleyen inançlar üretilmeye başlanmıştır. Böylelikle büyünün işlevi, insanın iyimserliğini ayinleştirmek ve korkunun umuda dönmesine yardımcı olmasına olanak sağlamıştır.

Büyü yaşamın çöküşü karşısında, özellikle insanlar ölüm karşısında korktukları ve üzüldükleri zaman, dinsel ritlerin yerine getirilmesi ile az da olsa rahatlama sağlamışlardır.

İnsanlar yaşamları içindeki güçsüzlükleri aşmak için gerekli görülen bilgilere sahip değillerdir ve onun yerini alacak olan büyüye başvururlar. Buradan da anlaşıldığı gibi büyü insan hayatındaki güçsüzlüğün yol açtığı gerginliği yatıştırmaktadır. Büyü deneyimsel eylemle aynı öznel sonuçları ortaya koymakla beraber; insanlara güçsüzlüklerinin karşısında güven vermektedir ve kişilerin kendilerine uygun gördükleri yolda ilerlemelerine yardımcı olmaktadır.

Genel anlamda toplamak gerekirse büyünün amacı; ihtiyaç sahibi kişinin dünyadaki çıkarlarına yardımcı olmakla beraber öldükten sonraki dediğimiz yaşam için hiçbir faydası yoktur. Büyüye ihtiyaç duyan insan, din ve bilimin kendisine maddi ve manevi anlamda yardımcı olamadığını düşündüğü zaman hem pratik olması açısından hem de psikolojik olarak duygusal rahatlama için büyüye başvurmuştur. Çünkü insan yaşadığı korku, telaş ve çaresizliği bu şekilde telafi edebileceğini düşünmüş ve bu şekilde kişi kısa sürelide olsa rahatlamaya veya huzura kavuşmuştur. Kısacası büyünün amacı kısa ve netdir. İlkel insan ya da modern insan büyünün amacını hemen anlatabilmektedirler.

1.3. Büyünün konusu
İlkel insanla beraber ortaya çıkmış olan büyü, kişinin kendisi için kullanabildiği iyi veya kötü, bertaraf etmek istediği türdeki şeyler ve elde etmek istediği durumlar için her zaman ve her şekilde birçok alanda kişinin hayatında bulunmuştur.

Kişinin doğumundan ölümüne kadar olan süreçte hemen her alanda büyünün bir şekilde etki ettiği gözlenmekle beraber Orhan Acıpayamlı’ya göre ise; en önemli denilebilecek doğum, evlenme ve ölüm gibi kişinin bir olay örgüsü içinden diğerine geçişinde büyü sıklıkla kullanılmaktadır.

Görünen odur ki yeni doğanın takdim edilişinden, yetişkinliğe geçiş törenlerine, insanın en temel ihtiyacı dediğimiz çoğalma ve beslenmesine kadar inanç ve davranışla bağlantısı kanıtlanmış ve çoğu zamanda abartılmış olan büyü, bir şekilde bu konu ile ilgili kurallar ve geçmişten günümüze törelerle bağlantılı olmuştur. Buna istinaden doğumdan, ölüme, kötüden korunmaya, tehlikeli büyülerden kaçınmaya kadar bu konu ile bağlantılı çeşitli ritüeller ve arınma törenleri ortaya çıkmıştır.

İlkel insanlardan günümüze kadar bir şekilde kullanılmaya devam edilen büyü, günümüze kadar kullanılan ve kullanılmakta olan fiziksel parçalarını içinde barındırmasının yanı sıra, hangi büyünün ne işe yaradığı ya da ne tür malzemelerin kullanıldığı ve büyünün konusu için önem arz etmektedir. Frazer’e göre; yalancı bir bilim dalı olarak ele alınan büyü, içinde bulunulan durumu kendine göre ele almış ve bu şekilde sonuca gitmeye çalışmıştır.

Günümüzde ne kadar önemini yitirmiş olsa da ilkel insan için önem arz eden gece tırnak ve saç kesildikten sonra yere atılmaması, nazar değmemesi için ya da bir kötülüğü kovma amaçlı yere tükürme ilkel insanlar tarafından da yapılan fakat büyüselliğide içinde barındıran faaliyetlerdir.

Hemen hemen her bilim dalı ile bir şekilde bağlantısı olan büyü, belirli bir kuralı olmamasına rağmen her şeyi bir nedensellik içinde ele almış ve ona göre şekillenmiştir.

1.4. Büyünün Tarihçesi
Büyünün ortaya çıkış amacına bakıldığında ilk insanla birlikte varlığından söz etmek mümkündür. Büyüyü bir toplumun üyeleri arasındaki iktidar üzerine özel bir söylem türü olarak düşünürsek, onu, tanımı zamanın geçişine ve değişen koşullara göre değişebilecek bir dizi toplumsal değiş-tokuş olarak tasvir edebiliriz.

Gördüğümüz he mitoloji ve gelenekte büyü her şekilde insanların kullanımında olmuştur. Bundan sebeple büyü doğada var olan olaylar silsilesine bağlı olarak ortaya çıkmaz. İlkel insanlara bakıldığından büyü teslim alınarak var olmaya çalışmıştır.

İlk insanlar aletler icat ederek ve ateşi kullanarak çevreyi kontrol etmeyi öğrenmişler ve bu beceriler onlara sınırlı güç vermesi ile insanlığın kontrolü dışındaki güçlerin ne kadar büyük olduğunun farkına varmalarını sağlamıştır. Güneşin doğuşu ve batışı, doğum ve ölüm gibi gizemleri anlamak için ve kendilerine avantaj sağlama amaçlı olarak ruhsal güçlere yönlenmişlerdir. Bunları kullanma arzusu ise o zamandan bu zamana toplumların bir özelliği olmuştur.

Dünyada yaşayan birçok ruh ile iyi ilişkiler sürdürmek insanlar için hayati önem taşıyordu. Genellikle şaman olarak adlandırılan ritüel uzmanları, ruhlarla iletişim kurmak ve onları etkilemeye çalışmak için ortaya çıkmışlardır. İlahiler, davulların ritmik vuruşlarıyla ya da halüsinojenik otlar veya diğer psikotropik maddeleri içerek ya da yutarak elde edilen translarla kendilerini ruhlar alemine taşıyabilmişlerdir. Yorkshire’daki 11.000 yıllık Scarborough yakınlarında bulunan Star Carr yerleşkesinde ele geçen geyik boynuzlarından yapılmış bir başlığın iki tür işlevinin olduğu düşünülmüştür. (Resim 1)




Resim 1 Star Carr

Kırmızı topraktan yapılmış delikli geyik kafatası ([Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]. 25.05.2021)


Birincisi avlanma esnasında geyiklere rahatlıkla yaklaşabilme amaçlı olarak, ikincisi ise bir şamanın ritüel kıyafetinin bir parçası olarak da kullanılabileceğini düşündürmüştür. Bu görüş neticesi sonunda ise şamanın, ruhlar dünyasına seyahat etmesine izin veren yaşam ve ölüm arasındaki askıya alınmış durumu temsil ettiği düşünülmektedir. Bu tür inançlar, Sibirya’daki yerli halklar arasında modern zamanlara kadar devam etmiştir. Büyüye dayanan eski inançlar 100.000 yıl öncesine dayanıyor olabilir ancak çoğu, bir şekilde çok yakın zamana kadar hayatta kalmayı başarmıştır.


Büyünün ilk çıkış kaynağına paleolitik devirde rastlanmaktadır. Mağara duvarlarına çizilen kargı saplı hayvan resimleri ise buna en güzel örnektir. Geniş olarak ele aldığımızda ise benzer nitelikte olduğu göze çarpmakla birlikte taklit büyüsü ortaya çıkmıştır.

Her ne kadar büyünün çıkış tarihi hakkında net bir bilgiye sahip olmasak da en eski somut kanıtlarına Avustralya Arunta kabilesinde, totemler söz konusu olduğunda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu nedenle Arunta totemlerinin, diğer Avustralya kabileleri arasında var olarak tanımlananların tam eşdeğerleri olduğu konusunda belki de şüphe de olabilir. Her Arunta yerlisi, Alcheringa43 ‘daki (Arunta’nın efsanevi kahramanlık çağı veya muhteşem ataları döneme demektir) atasının hayvan veya bitkinin soyundan geldiğine ya da en azından adını totem olarak taşıdığı nesneyle doğrudan ilişkili olduğuna inanmıştır. Melanezya’da ise insanların yerin altında yaşadığı bir dönemden gelmiş ve bu devirde ilk insanlığın doğal bir bilgisi olmuştur.

Yaklaşık 17.000 yıl önce Fransa’daki Lascaux gibi zorlukla erişilebilen mağaralara geyik, at, bizon, sığır ve ayı gibi vahşi hayvanları avlayan insanların resimleri ile süslemişlerdir. (Resim 2)




Resim 2 Lascaux Mağarası Duvar Resimleri


Orhan Bingöl, Arkeolojik mimari’de resim (İ.Ö 30.000-500), Bilgi Kültür Yayınları, 2015, s.14. Bu resimler, av gezilerini daha başarılı kılmak için ritüellerle bağlantılı olabileceği gibi hayvanların ruhlarını yatıştırmak için yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Belki de o dönem insanları doğurganlıktan, avlanmaktan veya dünyanın gizemlerinden çok ölümden korkmuşlardı. M.Ö. 60.000’den kalma kırmızı aşı boyası ile boyanmış kemikler bulunmuştur. Bazı mezarlar ise ölen kişiye bir sonraki yaşamda eşlik edecek çiçekler ve kolyeler içermekle beraber İsrail’deki Kebara mağarası’nda neandertaller muhtemelen ölüm sonrası ayin olarak birkaç iskelet ve kafatası kemiği gömmüşlerdir.

Somerset’teki Gough mağarasında, yaklaşık 15.000 yıllık kemikler üzerinde kesikler görülmüş ve bunun yamyamlıkla alakalı olmasının yanında, ölülerin güçlerini elde etmek veya ruhlarının canlılara zarar vermesini engellemek olduğu düşünülmektedir.46 (Resim 3)

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 00:35  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Eski Yunan Toplumunda Büyü

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 00:51  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Hammurabi Kanunları’nda ise;

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 00:54  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Elementlerin Geometrik Şekilleri

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:02  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Babil ve Asur Tılsımları

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:04  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Wedjat Göz muskalar

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:10  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Büyü, Bilim ve Din İlişkisi

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:20  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Büyü - Din Benzer ve Farklılıkları

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:22  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Büyü - Bilim İlişkis

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 15 Haziran 2025, 01:24  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Malinowski büyü ve bilim farklar

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
antik, büyü, büyüler, eski, koruyucu, muskalar, sonuç, tablette, toplumunda, yunan, yunan’da


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor