27 Mart 2024, 18:53
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. İlişkimizde Aşırı Kıskançlık Sorunu Yaşıyorum Ne Yapmalıyım? İlişkimizde Aşırı Kıskançlık Sorunu Yaşıyorum Ne Yapmalıyım? Kıskançlık güçlü bir duygudur. İlgiyi, arzuyu canlı tutmak adına tadında kıskançlıklar ilişkinize renk de katabilir ancak ilişkinizi sabote edici kıskançlıklar ilişki için hoş olmayan durumların habercisidir. İnsan insanı kıskanmaya ne zaman başlamıştır?
Basit kıskançlıklar evrimsel psikolojiye göre bizlere çok fazla şey anlatır. Kıskançlık denen durum evrimsel psikolojiye göre ilişkiyi davetsiz misafirlere karşı korumak adına geliştirilen bir önlem alma mekanizmasıdır. Geçmişte yüz yüze kaldığımız bazı problemlere karşı bir tür adaptasyon kısacası. Peki insan evrimleşirken neden bu mekanizmaya ihtiyaç duydu?
Araştırmalara göre kıskançlık meselesinin hem kadın hem de erkek açısından farklı bilişsel süreçleri var. Dilerseniz önce erkek tarafından bakalım.
Evrim psikologlarına göre erkeklerdeki kıskançlık babalık şüphesinden kaynaklanıyor. Çocuk sahibi olan babalar dünyaya gelen bebeklerinin gerçekten kendilerinden mi yoksa bir başkasından mı olduğuna dair taşıdığı şüphe nedeniyle kıskançlık geliştiriyorlar. Hatta bu durum “Ya bir başkasının çocuğuna bakım vermek için kaynak ve enerji yaratıyorsam?” noktasına bile gelebiliyor. Bu durumda erkek kendi genlerinin değil, eşiyle beraber olan başka bir adamın genlerinin devamını sağladığı düşüncesine kapılıyor. Üstelik hamilelik, doğum ve bebeğin bakımı için geçen sürede, annenin cinsellik için hazır olmaması erkek tarafından bir engel olarak hissediliyor. Bu baskılardan dolayı da erkekler cinsel sadakatsizliğe karşı daha duyarlı hale geliyor. Kulağa tuhaf gelse de erkek tarafında işin özeti bu şekilde. Peki kadınlar tarafında ne durumdayız?
Erkekler cinsel sadakatsizliğe duyarlı iken kadınlar ise duygusal sadakatsizliğe daha duyarlı diyor evrim psikologları. Hatta yapılan bazı araştırmalarda “Eşinizin sevgilinizin başka birine duygusal yakınlık hissetmesi mi daha yıkıcı yoksa cinsel olarak aldatması mı?” Sorusuna kadınların büyük bir kısmı duygusal sadakatsizliğin daha yıkıcı olduğu yönünde yanıt veriyor. Meseleye kadın odaklı bakan evrimsel psikoloji ise evrimsel olarak bebek büyüyene kadar kaynak ve ilgiye ihtiyaç duyan annenin kıskançlığının, bu kaynağı kaybetme riskinden kaynaklandığını söylüyor. İlginin ve kaynağın başka bir rakibe yatırılma ihtimali kadınlarda kıskançlık mekanizmasının çalışmasına neden oluyor.
Evrimsel psikoloji kıskançlığı bu şekilde özetliyor. Reddedilme, terk edilme, sevilmeme, kabul edilmeme, onaylanmama ve umursanmama gibi haller kıskançlık mekanizmasının çarklarını yavaş yavaş çalıştırmaya başlıyor. Buna ek olarak kişisel bazı konulardan dolayı da kıskançlık duygusu gelişebiliyor.
Eğer çok sık kıskançlık duygularıyla boğuşuyorsanız ve bilim size çare olmuyorsa bu durumla başa çıkmanın yollarını sayalım: - Duygularınıza takılı kalmayın.
Kıskançlık krizine girdiğinizde duygularınızı kontrol etmek zordur. Bu duygu en başta sizi tüketmeye başlar. Zihninizde olur olmadık senaryolar üretmeye başladığınızda panik çukuruna doğru dev adımlarla ilerlemeye başlarsınız. Akıllıca izah edemeyeceğiniz bir durumla karşılaştığınızda her şeyin en kötüsüne odaklanmayın. Duygularınızı kontrol altına almak İçin önce düşüncelerinizi gözden geçirin. Eşinizin sevgilinizin karşı cinsten biriyle kurduğu her iletişim, her geç gelmesi Ya da bir süre ulaşamamanız sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Dahası henüz kesin bir durum söz konusu değilken yanlış düşüncelerle büyüttüğünüz duygusal buhranlar sizi partnerinizin gözünde de küçültecektir. Öncelikle sakin olmanın ve kendinizi sakinleştirmenin yollarını bulun. Yanlış ve aşırı düşünceden kaynaklanan girdaba kapılmayın. - Hissettiklerinizi yumuşak bir şekilde aktarın.
Partnerinizin sizi kıskandıracak bir şey yaptığını düşünüyorsanız bunu ona en sakin ve en uygun dille anlatmaya çalışın. Sağlıklı bir iletişim baştan yanlış anlaşılmaları ve kırgınlıkları engelleyecektir. Ona güvendiğinizi, ancak böyle bir duyguya kapıldığınızı ve bunun sizi mutsuz hissettirdiğini söyleyin. Konuya sert ve suçlayıcı cümlelerle başlamayın. Onun da kendisini anlatmasına izin verecek açık bir iletişim ortamı sağlayın. - Öz değerinizin farkında olun.
Genelde kıskançlık duygularını tetikleyen nedenlerden biri düşük özgüvendir. Kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslamak, diğer insanlardan daha değersiz olduğunuzu düşünmek sizden kaynaklanan olumsuz duygulardır. Bu olumsuz duyguları okuyun ve kaynağına inin. Unutmayın ki her zaman daha iyi, daha çekici, daha güzel, daha yakışıklı insanlar çevrenizde olacaktır, hem sizin hem de sevdiğiniz insanın. Sevgilinizin gözünde “yeterince iyi olmama” düşüncesinden uzaklaşın ve kendi eşsiz, biricik doğanızın farkına varın. Neticede siz birbirinizi seçtiniz ve bir ilişki içindesiniz. Onaylanma ve takdir edilme ihtiyacınız varsa bunu talep etmekten de çekinmeyin, bırakın sevgiliniz gururunuzu okşasın. - Yaralarınızı sarın.
Geçmiş deneyimlerden kaynaklanan yaralar sizi sürekli tetikte tutar. Daha önce aldatılan çiftler yeni ilişkilerde güvenme konusunda çok fazla problem yaşarlar. Siz sadece kendi ilişkinize odaklanın, geçmişin kirini pasını süpürün. Omuzlarınızda şüphe ve güvensizlik duygularını taşımayın, bu herkes için çok yorucudur. İyileştirmek için bilinçli bir çaba gösterin ve daha esnek olun. Böylece geçmişiniz şimdiyi ve geleceğinizi etkilemeyecektir. - Partnerinize güvenin. Güven duygunuzu inşa etmeyi öğrenin.
Referans olarak partnerinizi değil kendinizi alın ve güven duygusunu kendi doğanızdan meydana getirin. Stoa felsefesinin çok temel bir ilkesi vardır. Hayatta kontrol edebildiğiniz şeyler, bir de kontrol edemediğiniz şeyler vardır. Kontrol edebildiğiniz şeyler sizinle, kontrol edemediklerinizse başkalarıyla ilgili olanlardır.
Aslında ilke şudur: Kontrol edemediklerinizle ilgili kendi üzerinizde kontrol sağlamayı öğrenmek. Elinizde olmayan şeylerin sürekli kontrolünü sağlamaya çalışmak akıl ve ruh İçin çok yorucudur ve zaten bu mantıklı da değildir. Ancak olayların sizin üzerinizdeki etkisine yoğunlaştığınızda kontrolü de elinize geçirmiş olursunuz. Endişe, kuruntu, mutsuzluk, öfke gibi sizi yiyip bitiren duygulara teslim olmadan, güven duygusu içinde kalırsınız. - Fazla kuşkucu olmayın.
Kıskançlık duygularınız kabardığında sürekli ipuçları peşinde olmayın. Hele ki hayatınızdaki insanın maillerini, telefonunu karıştırmayın. Bu durum fark edildiğinde partnerinizin gözünde değerinizi kaybedersiniz. Kendinize güvenin. Yorucu bir savaşın içine girmektense kendi özünüze dönün ve en kötü ihtimal dahilinde bile bunu aşacağınıza dair inancınızı yitirmeyin. Uzman Psikolog
Esra Ezmeci’nin Kararı Ben Veririm kitabından yazılmıştır. | |
|
| |