28 Ocak 2025, 23:44
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Neden Sorunlu Tipleri Hayatıma Çekiyorum? Neden Sorunlu Tipleri Hayatıma Çekiyorum?
İlişkilerinizde benzer deneyimleri yaşadığınızı fark ettiğinizde zihninizde benzer cümleler dolanır durur: “Nerede sorunlu insan var hep beni buluyor!” Sahiden de düşündüğünüz gibi sorunlu insanlar mı sizi buluyor yoksa siz mi sorunlu insanları hayatınıza çekiyorsunuz?
İlişkiler sadece bugününüze ait kişiliğinizin ve yaşamınızın izlerini barındırmaz. Geçmişiniz de bugünün bir parçasıdır ve sizi, anınızı, bugünkü yaşamınızı ortaya çıkarak her şey sizin geçmişten taşıdıklarınızla örülür. Sürekli sorunlu kişilerle uğraştığınızdan şikayetçiyseniz nedenlerini dönüp geçmişinizde aramanız gerekir.
Aynı üzücü filmi tekrar tekrar izlediğinizi fark ettiyseniz bu zihninize kodlanmış bir ilişki şablonunun olduğu anlamına gelir. Ya da daha önceki ilişkimizden kazınmış şeyler ya da çocukluğunuzda, yetiştiğiniz ortamda gördükleriniz bu şablonu meydana getirir. Örneğin berbat bir ilişki yaşadınız ve ayrıldınız. Bir sonraki ilişkide en büyük motivasyonunuz tekrar aynı şeyleri yaşamamak ve mutlu olmaktır. Ancak yine benzer karakter özelliklerindeki birisini hayatınıza alarak farklı sonuç elde etmeye çalışırsınız. Ne yazık ki sonuç yine hüsrandır.
Yinelenen bu başarısız girişimin altında sizin önceki ilişkinizi tamir etme arzunuz yatıyor olabilir. Bu başarısızlığı ortadan kaldırmak için yine benzer özelliklerdeki biriyle denemek istersiniz şansınızı.
“Arıza tipler” olarak tarif edilen insanları neden hayatınıza çektiğinizi sorguluyorsanız bunun altında da aslında kalıcı ve uzun bir ilişki istemediğiniz gerçeği var olabilir. Örneğin evlenmeyi ciddi olarak düşünmüyorsanız bu sorumluluğu halühazırda yüklenemeyecek insanları hayatınıza alırsınız. Bazen evli insanlar bazen de henüz sorumluluk bilinci gelişmemiş ya da ciddi bir ilişkiyi sahiplenmeye yanaşmayan birine yönelmeniz bu nedenledir.
Elbette çocukluk döneni yaşantıları da bu süreçte oldukça etkilidir. Eğer aile ortamında anne babanızın arasındaki ilişkiye bakıp bunu kendinize şablon edindiyseniz benzer deneyimi kendi hayatınıza taşımanız kuvvetle muhtemeldir. Örneğin alkolik bir babanın kızının alkol bağımlısı biriyle beraber olmasındaki gibi. Burada yine baba ile olan geçmiş yaşantıyı çözümleme takıntısı söz konusudur. Elbette bunlar bilinç düzeyinde algılanmazlar ancak bilinçaltınız sizi bu yöne doğru iter. Şiddetin, öfkenin var olduğu bir evde büyümenin sonucu ilişkilerde de benzer davranışlar sergileyen biriyle beraberlik yaşayarak çocukluk travmasını çözmek isteme çabası kendini gösterir. Yani yapılmak istenen geçmişin yaralarını sarmaktır. Her yeni ilişkide bize yük olan bir safrayı atmak isteriz. Oysa çözümü yanlış yerlerde ararız. Elbette ilişkiler kendimizi tanımak ve onarmak için müthiş fırsatlar sunar bizlere ama tekrarlayan kısırdöngülere hapsolduğunuzda çözümü başka yerlerde aramak gerekir.
Terapi süreçleri, bu gibi konularda oldukça işe yararlar. Kendinizin bile fark etmediği derinliklere inmenize yardımcı olurlar. Dilinizde sürekli tekrarladığınız “Ben aslında mutlu olmak istiyorum” cümlesi sadece lafta kalmamış ve gerçek manada hayata geçirilmiş bir eylem haline gelir.
Sorunlu ilişkilerde hapsolmanıza neden olan şeylerden birisi de karşınızdakini değiştireceğinize yönelik yanlış inançtır. “Ben onu değiştiririm” saplantısı sizin sürekli sorunlu insanları tamir etme uğraşınıza dönüşebilir. Unutmayın ki kimseyi kurtarmak ve değiştirmek gibi bir sorumluluğunuz yok. Bu tip bir zaafı özellikle karşı tarafınızdaki fark ettiğinde bunu bir manipülasyon aracına çevirmesi de muhtemeldir. Sizinle aynı şarkıyı söyleyecek insanlar var, berbat bir koronun bir parçası olmak zorunda değilsiniz. Uzman Psikolog Esra Ezmeci'nin ''Kararı Ben Veririm'' kitabından yazılmıştır. | |
|
| |