03 Mart 2026, 15:43
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Farkındalık cehennemdir Farkındalık cehennemdir  Duygular yargılanamaz. Duygular olumlu ya da olumsuz olarak tanımlanamaz. Sağlıklı ya da sağlıksız olarak tanımlanır. Yerinde ve dozunda yaşanan her duygu sağlıklıdır, olması gerekendir. “Pozitif” ya da “Negatif” değildir. Acı çekmek, üzülmek, yas tutmak ve öfkelenmek de buna dahil. Acıdan kaçmanızı, hazza yönelmenizi tavsiye eden ve size sahte mutluluk vadeden pozitif toksikliğe kanmayın. Danışanlarım sürekli “Kızgın olmam normal mi?”, “Üzgün olmak kötü bir şey mi?” diye soruyorlar. Sanki duygular iyi çocuk, kötü çocuk kategorilerine ayrılabilirmiş gibi. Bu yaklaşım, Batı kültürünün, “İyi hissetmelisin, hayatı kaçırmamalısın, hayattan daha çok haz almalısın” tarzı sözde pozitif düşünce obsesyonundan kaynaklanır ve bireyin hem psikolojik hem duygusal gelişimini ciddi anlamda engeller. Buna “toksik pozitiflik” denir. Yani pozitif gibi görünen ancak özünde insan ruhunu zehirleyen yaklaşımlardır. Ve bu yaklaşımlar, tıpkı hızla yayılan bir ortaçağ vebası gibi, günümüzün hastalığı bana göre. Duygular ve insan, bağlamından kopartılıp, bir satış nesnesi haline getiriliyor. İyi hissetme kampları, hazzı yüceltip acıyı kötüleyen yaşam görüşleri günümüz insanını zehirliyor ve bu zehir ne yazık ki sosyal medya ve diğer tüketim nesneleriyle meşrulaştırılıyor. Duygular, paraya dönüştürülme amaçlı kullanılıyor. Duygular, ruhumuzun bağışıklık sistemi gibi çalışır. Öfke, sınırlarınız çiğnendiğinde devreye girer ve “Dur!” der. Üzüntü, bir kayıpla baş etmenizi sağlar. Korku, tehlikeyi haber verir. Suçluluk, değerlerinizle çelişkiye düştüğünüzde sizi uyarır. Her bir duygu, psikolojik dengemizi korumak için vardır ve hepsi de çok önemlidir. Ancak her kavramı etiketlemeye bayılan insan zihni, ne yazık ki duyguları da olumlu ve olumsuz olarak etiketler. Sorun, duyguların varlığında değil, ifade biçiminde ya da sürekliliğinde ortaya çıkar. Öfke doğaldır ama sürekli öfkeli olmak, öfkeyi şiddet olarak ifade etmek sağlıksızdır. Üzüntü doğaldır ama yıllarca süren çözümsüz bir yas, depresyona dönüşür. Fark, duygunun işlevsel olup olmadığında ve hayatımızı nasıl etkilediğindedir. Duygusal sağlık, tüm duygu yelpazesine erişiminiz olması demektir. Kızabilmek, üzülebilmek, korku duyabilmek, sevgi hissedebilmek. Bunların hepsi de insani deneyimin doğal parçalarıdır. Amacınız “hep mutlu olmak” değil, duygusal olarak dürüst ve dengede olmak olmalıdır. Yerine göre yas tutmak sağlıklıdır, öfkelenmek bir haktır, korkmak doğal bir yaşamda kalma içgüdüsüdür. Bunları yaşamak, kaçmamız gereken bir durum ya da zayıflık değil, olgunluk işaretidir. Çünkü duygularıyla barışık insan, hayatla da barışık olur. - Tunç Tataker (Farkındalık Cehennemdir) | |
|
| |