08 Aralık 2024, 00:16
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Son Yolculuk Kaptanının Seyir Defterinden… Son Yolculuk Kaptanının Seyir Defterinden… Yaratıcımız yüze Allah Ankebût Suresi 57. Ayeti ile “Her can ölümü tadacaktır” diyerek yarattıklarının “ölüm” olarak adlandırılan bir evreden mutlaka geçeceğini ve yaşadığı dünya hayatının böyle noktalanacağını bildiriyor. O yüzden “Niye ölüyoruz?” diye sorgulamayı gereksiz buluyorum. Ozanlarımız da “Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı…” diyerek bu gerçeği kabullenmişler. Karacaoğlan ise; “Karacaoğlan der; kondum göçülmez / Acıdır ecel şerbeti içilmez / Üç derdim var, birbirinden seçilmez / Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm…” diyerek ölümün kendi hayatındaki anlamını ifade etmeye çalışmış. Ölüm temasının edebiyatımızdaki yansımalarından bahsederken büyük şairimiz Yahya Kemal Beyat’lının, “Rindlerin Ölümü” şaheserini hatırlamamak mümkün mü? Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.” Üstad, bu mısralarıyla ölüme korkuyla değil sevgiyle bakar ve ölümü, “bahar ülkesine açılan bir kapı” olarak tasavvur eder. Kültür hayatımızda ölüm konusu o kadar çok işlenmiştir ki, her birinden birer cümle bahsetmeye kalksak ciltler dolusu kitap olur. Bu alana katkı sağlayan bir çalışmaya da Onur Karakoç imza attı. Bir cenaze imamı olan Onur Karakoç, dünya hayatını tamamlayanları son yolculuğuna uğurlarken tespit ettiği gözlemlerini kitaplaştırdı. Onur Karakoç, kalemiyle dokunduğu eserinde duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor okurları. "Bir Cenaze İmamının Anıları" adlı kitabında, yaşamın kaçınılmaz gerçeklerinden biri olan ölüm ve cenaze ritüelleri etrafında dolaşan insan hikayelerini ustaca işliyor. Bu derinlikli eser, cenaze imamının gözünden olaylara odaklanarak okurları yaşamın kırılma noktalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Yazar, her bir cenaze töreninin ardında gizli kalmış duyguları ve insan ilişkilerini ele alırken, ölümün toplum üzerindeki etkilerini de derinlemesine inceliyor. Kitap, duygu yüklü anlatımı ve etkileyici hikayeleriyle okurlara hem düşündürücü bir deneyim hem de insanın ölümle yüzleşme sürecindeki çeşitli duygusal evreleri anlama fırsatı sunuyor. Eseri okuyanlar, hayatın anlamını sorgularken bir yandan da ölümle barışma sürecinde kendilerini buluyor. “Ölüm deyince tüyleriniz ürperiyor değil mi? Peki, hiç ölüm haberleri ya da ilginç, duyulmamış ölüm hikayelerini okudunuz mu? Okuduğunuzda gülelim mi yoksa ağlayalım mı diye çok düşüneceksiniz..." sözleriyle kitabını takdim eden Onur Karakoç, mesleğinin inceliklerini de şu sözlerle özetliyor: “Ağlamayacaksınız, üzülmeyeceksiniz, duygulanmayacaksınız, her ne olursa ve ne yaşanırsa yaşansın dimdik ayakta durup moral verip, teskin edeceksiniz. İçimizde depremlerde olsa, fırtınalarda kopsa insanlara bunu yansıtmayacaksınız. İnsanların en duygusal, en zayıf olduğu anlarında onların yanında olacaksınız. Yalnızlıklarını ve acılarını paylaşacaksınız. Bakışlarınızla, hal hareketiniz ve samimiyetinizle onlara bir nebze de olsa moral vereceksiniz. Her gün acılı insanların gözyaşlarını, hüzünlerini ve negatif enerjilerini alıp yerine metaneti, sabrı ve pozitif enerjiyi vereceksiniz. İşte cenaze imamlığı böyle bir şey...” Cenevre Fikir Sanat Yayınları | |
|
| |