İslâm ve İnsan Dinimizin güncel hayata etkisi ve çağımızda İslam üzerine yorumlarını bu başlık altında bulabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Hz. Ömer (ra)’ın Müslüman Oluşu ve Kabe’de Aşikare İbadetin Başlaması
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
71
Konu Bilgileri : İslâm ve İnsan
Konu Basligi
Hz. Ömer (ra)’ın Müslüman Oluşu ve Kabe’de Aşikare İbadetin Başlaması
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
71

Kullanıcı Etiket Listesi


Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Asrevya

  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 08 Mayıs 2025, 23:55  
Çevrimdışı
 
Asrevya kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Hz. Ömer (ra)’ın Müslüman Oluşu ve Kabe’de Aşikare İbadetin Başlaması

Hz. Ömer (ra)’ın Müslüman Oluşu ve Kabe’de Aşikare İbadetin Başlaması


KABE’DE AŞİKARE İBADET

Hz. Hamza (ra)’nın Müslüman oluşundan birkaç gün sonra idi. Kureyşliler “Dar’ün-Nedve” dedikleri klüplerinde bir toplantı yaparak durumu gözden geçirdiler. Hz. Hamza (ra)’nın Müslüman oluşu onları telaşa düşürmüştü. Müslümanlar günden güne kuvvetleniyordu. Uzun konuşmalardan sonra, Ebu Cehil’in teklifi üzerine Hz. Muhammed (sav)’in vücudunu ortadan kaldırmaya karar verdiler. Bu korkunç kararı kim uygulayacaktı? Bunu içlerinden en cesuru olan Ömer’e verdiler.

“Haydi Hattaboğlu, görelim seni.” dediler.

Ömer o zaman 33 yaşında idi. Ailesi Müslümanlık hakkında fikir sahibi idi. Eniştesi Said, kız kardeşi Fatıma Müslüman olmuşlardı. Ömer’in bunlardan haberi yoktu. Kılıcını kuşandı, Kabe’yi tavaf ettikten sonra Safa tepesine yollandı. Müslümanlar “Dar’ul-erkam”da toplanmışlardı, oraya gidip Hz. Muhammed (sav)’i öldürecekti. Fakat gerçekten o, Hz. Muhammed (sav)’i öldürmeye değil, kendini Müslümanların arasına katmaya gidiyordu.

Yolda Abdullah oğlu Nuaym’e rastladı. Nuaym baktı ki, Ömer kılıcını kuşanmış hiddetli hiddetli gidiyor. “Hayrola Hattaboğlu, nereye böyle?” diye sordu. O da: “Arapların arasına tefrika düşüren Muhammed’in vücudunu ortadan kaldırmaya gidiyorum.” dedi. Nuaym:

“Vallahi zor bir işe kalkmışsın. Muhammed’in ashabı O’nun etrafında pervane gibi dolaşıyor. O’na yol bulmak güç. Tut ki bir yolunu bulup bu işi becerdin. Abdülmenafoğulları seni yeryüzünde elini kolunu sallayarak gezmeye bırakırlar mı sanıyorsun?”

Ömer bu sözlere çok alındı. “Sen de Muhammed’den yana oluyorsun, öyle mi?” diye çıkıştı. Nuaym:

“Ya Ömer, sen beni bırak evvela kendi ailene bak. Enişten ve amcan oğlu Said ile eşi olan kız kardeşin Fatıma Müslüman oldular.” dedi.

Ömer buna pek inanmak istemedi fakat içine de bir şüphe düştü. Kız kardeşinin evine uğrayarak kapıyı çaldı ve içeri daldı. İçeridekiler telaşlandılar. Ömer’in İslam düşmanlığını biliyorlardı. Ömer sordu: “Okuduğunuz ne idi?” Eniştesi: “Bir şey yok.” dedi.

Ömer’in hiddeti arttı ve eniştesinin yakasından tutup onu yere çarptı. Araya kız kardeşi girdi. Ömer ona da bir tokat attı. Fena halde canı yanan Fatıma, kardeşi Ömer’e şöyle haykırdı:

“Allah’tan kork, bir kadına yaptıklarına bak. Ben ve eşim Müslüman olduk, başımızı kessen de bundan dönmeyiz!”

Manzara hazindi. Ömer yaptığına pişman oldu. Yüreğinin içinde bir şeyler uyandı. Ruhunun derinliklerinde bir şeylerin çalkalandığını duydu.

“Hele şu okuduğunuz şeyi bana verin.” dedi.

Kız kardeşi Kur’an’dan cümleleri ona uzattı. Ömer okumaya başladı:

“Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ı tesbih eder. Aziz ve Hakim olan O’dur. Göklerin ve yerin hakimiyeti O’nundur. Diriltip yaşatan, öldüren O’dur. O, her şeye kaadirdir.” (Hadid Sûresi, ayet 1-2)

Ömer bu ayetleri dinledi ve derin bir düşünceye daldı. Kur’an-ı Kerim’in yüksek ahengi, manasının yüceliği onu sarmıştı. Allah kelamının tesiri ruhunun içine işlemişti. Müşrik Ömer yerine ortaya Mü’min Ömer çıkıyordu. Kız kardeşine sordu:

“Bütün göklerin ve yerin hükümdarlığı ve uygarlığı sizin taptığınız Allah’ın mı?” Kız kardeşi tereddütsüz cevap verdi:

“Evet, onda şüphe yok.” Ömer utanarak söylendi:

“Bizim taptığımız putların hiçbir şeyi yok, yazık!”

Bu “yazık!” kelimesi bütün putlar alemine fırlatılmış bir taştı. Ömer’in kalbi artık İslamiyete açıktı.

Hz. Peygamber (sav): “Ya Rab! Bu dini iki Ömer’den biriyle kuvvetlendir.” diye dua etmişti. İki Ömer’den maksat, Hattaboğlu Ömer ile Ebu Cehil (Amr İbn-i Hişam) idi. İşte duası Hz. Ömer’e nasip olmuştu. Ömer buna çok sevindi ve beni Peygamber’in yanına götürün, dedi.

O sıralar Müslümanlar Safa tepesinin eteğinde, Müslümanlardan Erkam (ra)’ın evinde toplanmış bulunuyorlardı. Ömer’i oraya götürdüler. Gözcü, Ömer’in silahını kuşanmış bir halde geldiğini görünce içeri haber saldı. İçeridekiler Ömer’in adını duyunca telaşa düştüler. Yalnız Hz. Hamza (ra) hiç tavrını bozmadı:

“Korkacak ne var? Eğer iyilik için gelmişse hoş geldi, safa geldi. Yok öyle değilse, geleceği varsa göreceği de var.” dedi.

Ömer içeri girince ashabdan biri sağından, biri solundan tutarak Hz. Peygamber (sav)’in huzuruna getirdiler. Hz. Peygamber (sav): “O’nu serbest bırakınız.” dedi. Çünkü Ömer’in hali O’na malum idi.

Ömer Hz. Peygamber (sav)’in önünde diz çöktü. O haşin Ömer şimdi kuzu gibi sakin sakin duruyordu. Resûl-i Ekrem (sav) mübarek eliyle Ömer’in omuzundan tuttu ve: “İmana gel Ömer.” dedi. O da hulusi kalple kelime-i şehadeti söyledi, İslam’ı kabul etti. Orada bulunanlar buna çok sevindiler ve hepsi yüksek sesle tekbir alarak HZ. ÖMER (RA)’ın İslamı kabulünü ilan ettiler. Safa tepesinden yükselen “Allahu Ekber! Allahu Ekber! Alllahu Ekber!” sadası Mekke ufuklarında dalgalana dalgalana etrafa yayıldı. Hz. Ömer (ra):

“Yaranımız kaç kişidir?” diye sordu.

“Seninle kırka baliğ olduk.” dediler.

“Öyle ise ne duruyoruz, haydi Kabe’ye gidelim!” dedi.

Hz. Muhammed (sav) önde, sağında Hz. Ömer (ra), solunda Hz. Hamza (ra) ve diğer ashab-ı güzin hep birlikte Kabe’ye yollandılar. “Dar’un-Nedve” de müşrikler toplanmış Ömer’in dönüşünü bekliyorlardı. Karşıdan gelenleri görünce: “Ömer hepsini toplamış getiriyor.” dediler. Ebu Cehil cin fikirli bir adam olduğundan bu işten kuşkulandı. “Ben bu işten pek hoşlanmıyorum ama,” dedi ve az sonra gerçek anlaşıldı.

Hz. Ömer (ra)’ın Müslüman olduğu her tarafa yayıldı. müşriklerin arasında büyük bir şaşkınlık baş gösterdi. Müslümanlar Harem-i Şerif’te saf olup aşikare namaz kıldılar. Böylece İslamiyet kuvvet kazandı ve kendini aşikare tanıttı.

Hz. Hamza (ra)’dan üç gün sonra Hz. Ömer (ra)’in İslamiyeti kabulü müşrikleri telaşa sürükledi. Müslümanları yıldırmak için daha sert davranmaya başladılar. Müslümanlar bu baskıdan kurtulmak için daha emin bir yer düşündüler. Hz. Peygamber (sav), Habeşistan’a gitmelerine müsaade etti.

Kaynak: Siyer-i Nebi

Leydihan bunu beğendi.
👍 1
__________________
Değeri Değere Değen Kavrar...
 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
aşikare, başlaması, kabe’de, müslüman, oluşu, ra’ın, İbadetin, Ömer


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor