19 Şubat 2025, 03:26
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Beş Yüz Sene İbâdet Beş Yüz Sene İbâdet  Cebrâil (A.S) Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimize gelerek:
-“ Ey Allah’ın Resûlü! Seni hak peygamber gönderen Allah’a yemin ederim ki, Allah’ım yeryüzünde öyle kulları var, öyle kulları var ki, bunlar hep ibâdetle meşgul olurlar. Onların işi gücü Allah’a ibâdettir.”
İşte bu ibâdet Ehl-i olan kimselerden biri, ıssız, tenha, kimsesiz bir adada beşyüz sene Allah’a ibâdet eder. Bulunduğu adada secde etmedik bir zemin (yer) bırakmamıştır. Her nereye varsa kudretten su fışkırır, ondan abdest alır. Allah bu sâlih kuluna böyle lutûflar buyurmuş. Bulunduğu yerlerde kudretten çeşit çeşit meyveler meydana gelmişti. Bu muhterem de, bunlardan âfiyetle yer içer, ibâdet edermiş.
Atadan beşyüz sene geçtikten sonra, Allah onun ruhunu kabzeder. Ve: - “ Ey kulum! Rahmetimle Cennete gir” buyurmuş. Beş yüz sene ibadet eden bu kul:
- “Hayır, Ya Rabbi! Ben amelimle Cennete gireceğim.” der. (Güyâ adam beşyüz senelik ibâdetine güvenir.) Cenâb-ı Hak, meleklere emreder:
- “ Bu kulunun amelinin hesabını yapın.” buyurur.
Melekler, o kulun beşyüz senelik ibâdetini hesap ederler. Hesabın neticesinde bükülün beşyüz senelik ibâdeti, ancak gözleri ile kulaklarının karşılığı olduğu çıkar meydana. Yani, beşyüz senelik ibâdet yalnız göz ve kulak nimetinin karşılığını ödeyebilecek bir değerde olduğu anlaşılır. Bu durum üzerine Cenâb-ı Hak, bu âbid kuluna: - “ Ey kulum! Biliyorsun ki, senin üzerinde bulunan her şey benimdir. Ben senden daha çok alacaklıyım değil mi? Haydi! Cehenneme gir” buyurur. Sonra bu kul: - “ Yâ Rabbi! Beni Cehennemden çıkar” diye yalvarır. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak, bu kuluna: - “Ey kulum! Seni kim yarattı? Bir zamanlar sen yok iken, kim seni meydana getirdi? “ buyurdu. Kul: - “ Sen yarattın Yâ Rabbi! Ben yoktan sen varettin” dedi. Cenâb-ı Hak, yine bu kuluna:
- “ Ey kulum! O ıssız, kimsesiz yerde (adada) o içtiğin kudretten çıkan suyu sana kim çıkardı da verdi? İbâdet ettiğin o güç ve kuvveti sana kim verdi?” diye suâl buyurdu. Kul: - “Hepsi senindir Yâ Rabbi! Hepsi senindir” diye cevap verince, Cenâb-ı Hak, bu kuluna hitâben:
“O halde Rahmetimle Cennete gir, ey kulum!” buyurdu.
Cebrâil (A.S) şöyle devam ederek konuyu gözlerimiz önüne serer ve: “Bütün eşya Allah’ın rahmetiyle meydana gelir” buyurmuştur. Ey Hak Yolcusu! Hiç bir kimse ibâdetleriyle Cennet’e gidebileceğini emniyetle bakamaz. Ancak Allah’ın rahmetine ümidle bekleyecektir. Ümid ve korku ölçüleri içinde hareket etmek en emniyetli yol olacaktır bir insan için. Bu konuyu ilerleyen sayfalarımızda göreceksiniz. Ey Dost! İnsanoğlunun aldığı her bir nefes için iki şükür gerekir. Birisi, nefesi içine alabildiğinden dolayı, diğeri de dışarıya verebildiğinden dolayıdır.
— | |
|
| |