19 Şubat 2025, 03:17
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Safa Tepesi Altın Olsun Safa Tepesi Altın Olsun Taberâni’nin rivayetine göre, İbni Abbâs (R.A) şöyle anlatıyor:
Kureyş’ten bir sözcü, Hazret-i Peygambere gelerek şöyle dedi:
“Ya Muhammed! Rabbine duâ et. Safa tepesini bizim için altın yapsın.”
Hazret-i Peygamber (Aleyhisselâm) duâ etti. Hemen Cebrâil (A.S) Hazreti Peygambere gelerek: “Ya Muhammed! Rabbin sana selâm eder ve buyurur ki:
“Habib’im istersen, safa tepesini onlara altın yaparım. Bu benim için çok çok kolaydır. O zaman onlardan küfreder, günâh işlerse, onları hiç kimseye yapmadığım azablarla cezalandırır azab ederim. Ama istersen onlara tevbe ve rahmet kapısını açık bırakırım.” Hz. Peygamber (Aleyhisselâm):
“Ya Rabbi! (Safa dağının altın olmasını değil) tevbe ve rahmet kapını açmanı dilerim, ümmetim için isteğim budur.” buyurdu.
Ey Dost! Dünya metâ’ı geçicidir. Mal, mülk, zenginlik, gençlik ve güzellik hepsi bir göz açıp kapayacak kadar bir zaman içinde geçer gider.
Ama ilâhi rahmet ve tevbeden elde edilecek hayırlar bitmez tükenmez bir hâzinedir. Bu dünyadan âhiret hayatına, cennet hayatına kadar uzanır. Bu gerçeği ancak aklı erenler kavrayabilir vesselâm! Menkıbe:
Ey Dost! Bir Müslüman için istenilen en önemli mesele hayırlı bir âkıbet, mutlu bir sonuçtur. Vaktiyle Hz. Musa peygamberin milletinden biri, gençlik döneminin yirmi senesini tam olarak Cenâb-ı Hakk’a ibâdetle geçirir. Yirminci seneden sonra nefsine uyar, günâh kirlerine bulaşır. Yirmi sene de günâh içinde, günâh olan yerlerde dolaşır. Günlerden birgün aynaya baktığında saçının, sakalının beyazladığını görür. İçine (kalbine) bir sızıdır düşer. Kendine gelir ve:
“Ya Rabbi! Yirmi sene sana itâat ettim. Yirmi sene sana hiç hatasız kullukta bulundum. Yirmi sene sonra nefsime uydum, sana isyanda bulundum, günâha düştüm. Ya Rabbi! Tevbe eder, sana dönersem beni kulluğa kabul eder misin? diye yalvarır. Bulunduğu yerin yükseklerinden şöyle bir ses gelir:
“Ey kulum! Sen bizi sevince, biz de seni sevdik. Sen bizi terkedince, biz de seni terkettik. Sen bize isyan edince, biz de sana mühlet verdik. Şâyet aklını başına alıp bize dönersen, biz yine seni kabul ederiz.”
Ey Dost! Yüce Allah, kullarını affetmeyi seviyor. Kulun işi günah ve hatadan arınıp yüce mevlasına dönmek olursa, sonsuz rahmet sahibi olan yüce mevlası da kulunu aff ve mağfiretiyle sevindirir ve sevindirecektir vesselâm!
—- | |
|
| |