İslâm ve İnsan Dinimizin güncel hayata etkisi ve çağımızda İslam üzerine yorumlarını bu başlık altında bulabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Herkese Lazım Olan İmân
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
116
Konu Bilgileri : İslâm ve İnsan
Konu Basligi
Herkese Lazım Olan İmân
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
116

Kullanıcı Etiket Listesi


Like Tree2Beğeniler
  • 2 Post By Krizantem

 
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Prev Önceki mesaj   Sonraki mesaj Next
Alt 03 Şubat 2025, 07:56  
Çevrimdışı
 
Krizantem kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Herkese Lazım Olan İmân

Herkese Lazım Olan İmân



[İman ve İslâm]

ÖNSÖZ

Besmeleyle başlayalım,
Allah adı en iyi sığınaktır.
Nimetleri sığmaz ölçü hisaba,
Çok acıyan, afvı seven bir rabdır!

Allahü Teâlâ, dünyada bütün insanlara acıyor. Muhtaç oldukları şeyleri yaratıp, herkese gönderiyor. Ebedi seadete kavuşturan yolu gösteriyor. Nefislerine, kötü arkadaşlara, zararlı kitaplara ve yabancı radyolara aldanarak, bu seadet yolundan ayrılanlardan, küfe ve dalalet yoluna sapanlardan, pişman olup, afv dileyenleri hidayete kavuşturuyor. Bunları ebedi felaketten kurtarıyor. Azgın, zalim olanlara bu ni’metini ihsan etmiyor. Onları, beğendikleri, istedikleri küfr yolunda bırakıyor. Ahirette, Cehenneme gitmesi gereken müminlerden, dilediğini, ihsan ederek afv edecek, cennete kavuşturacaktır. Her canlıyı yaratan, her vârı, her an varlıkta durduran, hepsini, korku ve dehşetten koruyan, yalnız Odur. Böyle bir Allah’ın şerefli ismine sığınarak, yani ondan yardım bekleyerek yazmaya başlıyoruz.

Allahü tealaya hamd olsun. Onun sevgili Peygamberi Muhammed Aleyhisselam’a salat ve selam olsun. O yüce Peygamberin temiz Ehl-i beytine ve adil, Sadık Eshabının herbirine, hayırlı dualar olsun.

Hamd, bütün nimetleri Allahü Teâlâ’nın yaratığ gönderdiğine inanmak ve söylemek demektir. Şükr, bütün ni’metleri İslamiyet’te uygun kullanmak demektir.

İslam dininin inançlarını, emirlerini ve yasaklarını bildiren binlerce kıymetli kitap yazılmış, bunların çoğu, yabancı dillere çevrilerek, her memlekete yaymıştır. Buna karşılık, bozuk düşünceli, kısa görüşlü kimseler ve İngiliz casuslarına aldanmış olan cahil din adamları, zındıklar, her zeman, islâmın faydalı, feyzli ve ışıklı ahkamına, yani emirlerine, yasaklarına saldırmış, onu lekelemeye, değiştirmeye, Müslümanları aldatmaya uğraşmışlardır.

İslam alimlerinin şimdi de, dünyanın hemen her yerinde, islam itikadını yaymaya, savunmaya çalıştıkları şükranla görülmektedir. İslamiyeti Eshab-ı Kiramdan işiterek, kitaplara yazan doğru yolun alimlerine (Ehl-i sünnet alimleri) denir. Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını okumamış veya anlayamamış, tektük kimsenin, Kur’an-ı Kerim’den ve hadis-i şeriflerden yanlış manalar çıkararak, uygunsuz konuşmaları ve yazıları da görülüyor ise de, böyle sözler ve yazılar, Müslümanların sağlam imanı karşısında, eriyip gitmekte, sahibinin bilgisizliğini göstermekten başka tesiri olmamaktadır.

Müslüman olduğunu söyleyen veya cemaat ile namaz kılarken görülen bir kimsenin Müslüman olduğu anlaşılır. Sonra, bunun bir sözünde, yazısında veya bir hareketinde, Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdikleri iman bilgilerine uymayan bir şey görülürse, bunun küfr veya delalet olduğu kendisine anlatılır. Bundan vazgeçmesi, tevbe etmesi söylenir. Kısa aklı, bozuk düşüncesi ile cevap verip vazgeçmezse, bunun sapık veya mürted olduğu yahut İngiliz kafirlerine satılmış olduğu anlaşılır. Namaz kılsa, hacca gitse, her ibadeti ve iyiliği yapsa da, bu felaketten kurtulamaz. Küfre sebep olan şeyden vazgeçmedikçe, bundan tevbe etmedikçe Müslüman olamaz. Her Müslüman, küfre sebep olan şeyleri iyi öğrenerek, mürted olmaktan korunmalı, kafir olanları ve Müslüman görünen zındıkları ve İngiliz casuslarını iyi tanıyıp zararlarından sakınmalıdır.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden, yanlış, bozuk manalar çıkarılacağına, böylece yetmiş iki türlü sapık Müslüman fırkanın türeyeceğini Resulullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz haber vermiştir. (Berika) ve (Hadika) kitapları, bu hadis-i şerifi (Buhari) ve (Müslim) kitaplarından alarak, açıklamaktadırlar. Büyük islam elimi ve din profesörü adı altında ortaya çıkmakta olan bu sapık fıkralardaki kimselerin kitaplarına, konferanslarına aldanmamalı, bu din, İman hırsızlarının tuzaklarına düşmemek için, çok uyanık olmalıdır. Bu cahil Müslümanlardan başka, komünistlerle masonlar bir yandan, hıristiyan misyonerleri ve İngilizlere satılmış olan vehhabiler ile yehudi siyonistleri de bir yandan, yeni yeni usüllerle, Müslüman yavrularını aldatmaya çalışıyorlar. Uydurma yazılar, filmler, tiyatrolar ve radyo, televizyon neşriyyayı ile, islamı ve imanı yok etmeye uğraşıyorlar. Bu yolda milyarlarca lira harç ediyorlar. İslam alimleri “rahime -hümullahü Teâlâ” bunların hepsine gerekli cevapları önceden yazmışlar, Allahü Teâlâ’nın dinini, huzur ve kurtuluş yolunu bildirmişlerdir.

Hakiki alimlerden, büyük islam alimi, mevlana Halid-i Bağdadi Osmaninin “kuddise sirruh” ( itikadname) kitabını seçtik. Bu kitap, Kemahlı merhum hacı Feyzullah Efendi tarafından Türkçeye tercüme edilerek (feraid-Ül-fevâid) ismi verilmiş ve Hicri 1312 senesinde Msır’da tab’ edilmiştir. Bu tercümeyi sadeleştirerek (herkese lazım olan iman) adını verdik. Birinci baskısı 1966’da yapıldı. Yaptığımız açıklamaları, kitaptan ayrımak için köşeli parantez [] içine koyduk. Neşr olunmasını nasib ettiği için, Allahü tealaya sonsuz hamd ve şükrler olsun! Bu tercümenin farisi olan aslı, İstanbul üniversitesi kütüphanesinin (ibnül Emin Mahmud Kemal bağ) kısmında (itikadname) ismi ile f.2639numarada mevcuttur. Türkçe tercümesini (Hakiki Kitapevi), (İman ve İslam) ismi ile bastırmıştır.

(Darr-ül-muhtar) kitabının sahibi faziletli Alaüddin-i Haskefi “rahime-hüllahü Teâlâ)” , kafirin nikahı bahsi sonunda diyor ki, (Nikahlı Müslüman bir kız bâliga olduğu zaman, Müslümanlığı bilmezse, nikahı bozulur. [Yani mürted olur.] Allahü Teâlâ’nın sıfatlarını ona bildirmelidir. O da, tekrar etmeli ve bunlara inandım demelidir. İbni Abidin, bunu açıklarken diyor ki, (Kız küçük iken, anasına, babasına tabi olması devam etmez. İslamiyeti bilmeyerek bâliga olunca, mürted olur. İman edilecek altı şeyi öğrenip inanmadıkça ve İslamiyete uymak lazım olduğuna inanmadıkça (Kelime-i tevhid) söylese de, yani (la ilahi illallah, Muhammedün resullullah) dese de, müslimanlığı devam etmez. (Amentü billahi..) de bulunan altı şeyi öğrenip, bunlara inanması ve Allahü Teâlâ’nın emirlerini ve yasaklarını kabul ettim demesi lazımdır.)

İbni Abidin’in bu sözünden anlaşılıyor ki, bir kafir, Kelime-i tevhid söyleyince ve bunun manasına kısaca inanınca, o anda Müslüman olur.

Fakat her Müslüman gibi, bunun da imkan bulunca, (Amentü billahi ve Melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel Yevmil-âhiri ve bil Kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi Teâlâ vel-ba-sü ba’delmevti hakkun, eşhedü en ilâilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü) diye Amentünün esaslarını ezberlemesi ve manasını ve islam bilgilerinden kendisine lazım olanları iyice öğrenmesi lazımdır. Bir Müslüman çocuğu da bu altı şeyi ve islam bilgilerini öğrenmez ve inandığını söylemezse, akıl ve bâlıg olduğu zaman, mürted olur. İman ettikten sonra (islam bilgileri)ni, yani farzları, haramları, abdesti, guslü ve namaz kılmasını ve avret mahallini örtmesini hemen sorup öğrenmesi de farz olur. Soracak kimseyi veya kitabı bulamazsa araması farz olur. Sorduğu kimsenin öğretmesi veya hakiki din kitabı bildirmesi, buna da farz olur. Soracak kimseyi veya kitabı bulamazsa araması farz olur. Aramazsa kafir olur. Buluncaya kadar bilmemesi özr olur. Farzları vaktinde yapmayan ve haram işleyen Cehennemde azab görecektir. İmanın altı esası üzerinde, bu kitabımızda geniş bilgi vardır. Her Müslüman bu kitabı iyi okumalı ve çocuklarının ve bütün tanıdıklarının okumaları için gayret etmelidir. Avret mahalli 475. Sahidede yazılıdır.

Kitabımızda ayet-i Kerimelerin manalarını yazarken, (Mealen buyuruldu) denilmektedir. (Mealen) demek, (tefsir alimlerinin bildirdiklerine göre) demektir. Çünkü, ayet-i Kerimelerin manalarını, yalnız Resullullah sallallahü aleyhi ve sellem anlamış ve Eshabına bildirmiştir. Tefsir alimleri, bu hadis-i şerifleri münafıkların, zındıkların ve İngiliz kafirlerine satılmış olan zındıkların, Yani mezhebsiz adamlarının uydurdukları hadislerden ayırmışlar, bulamadıkları hadis-i şerifler için, tefsir ilmine uyarak, ayet-i kerimelere kendileri mana vermişlerdir. Arapça bilen, fakat tefsir ilminden haberi olmayan din cahillerinin anladıklarına (Kur’an tefsiri) denilmez. Bunun için, hadis-i şerifde, (Kur’an-ı kerime kendi anladığına göre mana veren, kafir olur) buyuruldu.

Allahü Teâlâ, hepimizi, Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiği doğru yolda bulundursun! İslam cahillerinin ve büyük islam alimi gibi isimler taşıyan mezhepsizlerin, münafıkların yaldızlı, sinsi yalanlarına aldanmaktan korusun! Amin.

Hakikat kitabevinin neşr ettiği bütün kitaplar, her dilde olarak internet vasıtası ile bütün dünyaya yayılmaktadır.

Miladi sene : 2001 Hicri sene : 1380. Hicri kameri : 1422

Misyonerler, hıristiyanlığı yaymaya, yahudiler Talmutu yaymaya, masonlar ise dinleri yok etmeye çalışıyorlar. Aklı, ilmi ve insafı olan, bunlardan doğrusunu izan, idrak eder, anlat. Bunun yayılmasına yardım ederek, bütün insanların dünyada ve ahirette se’adete kavuşmalarına sebep olur.

Bugün, dünyada bulunan Müslümanlar, üç fırlaya ayrılmıştır. Birinci fırka, Eshab-ı kiranın yolunda olan, hakiki Müslümanlardır. Bunlara (Ehl-i sünnet) ve (Sünni) ve (Fırka-i naciyye) Cehennemden kurtulan fırka denir. İkinci fırka, Eshab-ı kirama düşman olanlardır. Bunlara (şi’i) ve fırka-i dâlle), sapık fırka denir. Üçüncüsü, Sünnilere ve şi’ilere düşman olanlardır. Bunlara (vehhabi) ve (Necdi) denir. Çünkü bunlar, ilk olarak, Arabistan’ın Necd şehrinde meydana çıkmıştır. Bunlara ( fırka-i melune) de denir. Çünkü bunların Müslümanlara kafir dedikleri, (Seadet-i Ebediyye) ve (Kıyamet ve Ahıret) kitaplarımızda yazılıdır. Peygamberimiz böyle söyleyenlere lanet etmiştir. Müslümanları bu üç fırkaya parçalayan, yahudilerle ingilizlerdir.

Her mümin, nefsini tezkiye için, yani yaratılışında bulunan cahillikten ve günahlardan temizlenmek için, her zaman ( la ilahi illallah) okumalı ve kalbini tasfiye için, yani nefsinden ve şeytandan ve kötü arkadaşlardan kurtulmak için, (Estagfirullah) okumalıdır. İslamiyete uyanın, açık kadınlara ve avret yeri açık olanlara bakanın, haram yiyip içenin, İslamiyete uymadığı anlaşılır. Bunun duaları kabul olmaz.

Leydihan ve Asrevya bunu beğendi.
👍 2
 
 

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
herkese, lazım, olan, İman


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor