Duygusal Yazılar Duygusal tüm makaleleri burada paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Hayata Geç Kalma Hissi
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
74
Konu Bilgileri : Duygusal Yazılar
Konu Basligi
Hayata Geç Kalma Hissi
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
74

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 31 Aralık 2024, 01:33  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Hayata Geç Kalma Hissi

Hayata Geç Kalma Hissi


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Hayata Geç Mi Kaldık?


Ne kadar konuşulsa da aşmakta çok zorlandığımız bir konu var. Hayata geç kalma hissi!

Bu konuyu iki şekilde ele alabiliriz:

Biri yaşadığımız toplum içerisindeki beklentiler ve düzenden kaynaklanan geç kalma hissi, ikincisi de kendi yerleşmiş inançlarımızdan kaynaklanan geç kalma hissi.

Maslow’un Kendini Gerçekleştirme Teorisi


Maslow’a göre biz insanlar olarak olabileceğimiz bütün potansiyelleri kapsayan bir çekirdekle doğarız. Amacımız da en yüksek potansiyelimize ulaşmak. Yani Maslow’un deyişiyle “kendini gerçekleştirme”

Size bu konuda bir iyi bir de kötü haberim var;
  • Kötü haber; bu potansiyeller zayıftır. En ufak bir reddedilişte törpülenirler. Bir kısmını ebeveynlerimiz törpüler, diğer kısmını eğitim sistemimiz, toplumsal beklentiler, reddedilmekten, alaya alınmaktan, onaylanmamaktan duyduğumuz korku…Ve yıllar geçtikçe istemsiz bir şekilde sabote ederiz potansiyelimizi.
  • İyi haber; bu potansiyeller törpülense de ölmezler. Ölmezler ama içimize işler ve ara ara ruhumuza fısıldarlar. Hayat gailesi içinde kaybolup yeteneklerini körelten, doğuştan müzisyen olup da kurumsal hayatta çürüyen, ait olmadığı bir yerde yaşamını süren tüm insanlar, içten içe bu fısıltıları duyup kendilerini aldattıklarını biliyor ve bu nedenle kendilerini küçümser. Sonunda bu küçümseme büyür ve içsel çatışma kaçınılmaz olur. Maslow’a göre bu çatışma, hayatımızda ikinci bir sayfa açmak için gereklidir. Ve tabii geç kaldığımızı düşünerek o ikinci sayfayı açamayız.
Potansiyelimizi Törpüleyen Dışsal Sebepler
  • Tam olarak neye geç kaldınız?
  • Neden geç kaldığınızı düşünüyorsunuz?
  • Sizin hayatta asıl yapmak istediğiniz şey, öz değerlerinizle uyumlu olan şey geç kaldığınızı düşündüğünüz konu ile aynı mı?
Bazen bu geç kalmışlık hissi toplumun bizden beklentileri çerçevesinde içimize işliyor ama üzerine düşündüğümüzde bizim asıl istediğimiz şey olmayabiliyor. Yine de çevremizdeki 10 kişiden 9’u aynı yolda ilerleyince biz kendimizi sorgulayabiliyoruz, bu gayet normal. Önemli olan bu kalıpları kendimize hatırlatmak.

Hatta burada size en sevdiğim filozoflardan biri olan Seneca’nın, kardeşine yazdığı mektuptan bir alıntı yapmak istiyorum;

“Kardeşim Gallio, herkes mutlu yaşamak ister, ancak yaşamı mutlu kılan şeyin ne olduğunu görmek konusunda zihinleri kördür.” Mutlu yaşamak için atılması gereken elzem adımın “kalabalığın gittiği yoldan ayrılmak” olduğunu söyler Seneca.

Çünkü kendisine göre kalabalık, en çok neyin yapıldığını gösterir ama en çok neyin yapılması gerektiğini göstermez. Ve devam eder;

“Niçin gösterebileceğim değil de hissedebileceğim türde, işe yarayan iyi bir şey aramıyorum?”

Seneca’dan hareketle biz de bu soruyu kendimize bir soralım isterim.

Şimdi gelelim içimizdeki kalıplara. Yani inançlarımıza. Bunların da yine bir kısmı çevremizdeki kişilerin, bizi yetiştiren kişilerin hayata bakış açısından etkilendiğimiz için içimize işlemiş olabilir. Biz de sorgulamadan bunları içselleştirmiş olabiliriz. Haliyle küçük yaşta öğrendiklerimiz bugün hayatı algılama ve yaşama biçimimizi etkiliyor.

Örnek vereyim mesela meslek değiştirmek, farklı alanda okul okumak, dil öğrenmek, bir enstrüman çalmak için geç kaldığını düşünen bir sürü insan var. Geç kalmayı başlı başına bir engel olarak görmekle birlikte başka ne engeliniz var diye sorsam eminim göklere çıkan bir liste yapabilirler bana.

Oysa engeller, yolun kendisidir. Marcus Aurelius’un dediği gibi, yolumuza çıkan, yolumuza dönüşür. Karşılaştığımız sıkıntılar bizi eyleme iter. Bizi konfor alanımızdan çıkarır; farklı düşünmek, farklı davranmak, farklı seçimler yapmak durumunda kalırız. Durağan, monoton, standart hayatımızdan da böyle çıkar ve hayata geç kalma hissi ile başa çıkıp, istediğimiz şeylere adım atarız

Ben bunların hiçbiri için hayata geç kalma gibi bir durum olduğunu düşünmüyorum. Tabii 21. Yüzyıl’ın Mozart’ı olmak istiyorsanız ona bir şey diyemem ama bence sorun da burada.

Bakın mükemmeliyetçilik yine geliyor. Bir dili konuşup, bir enstrümanı çalacaksak sanki en iyi şekilde yapmamız gerekliymiş gibi düşünüp ondan keyif almayı göz ardı ediyoruz. Ya da öğrenmenin sadece genç yaşta yapıldığını düşünüyoruz, halbuki hayat boyu öğrenme diye bir şey var.

Bir insanın hiçbir zaman oldum diyememesinin sebeplerinden biri de sürekli öğrenme fırsatının olması. Ve bence bu çok kıymetli.

İngiliz illustratör Charlie Mackesy’in Çocuk, Köstebek, Tilki ve At diye bir eseri var ve orda çocuk köstebeğe sorar;

“Sence en büyük zaman kaybı nedir?”
“Kendini başkalarıyla karşılaştırmak,” diye yanıtlar köstebek.

“Çok tuhaf değil mi?” der ve ekler:
“Sadece dışımızı görebiliyoruz, oysa hemen her şey içimizde oluyor…”

Kendimizi dünkü halimizle kıyaslamak ve daha iyi olmaya çalışmak hem en iyisi, hem de en adili. Çünkü sadece biz, içimizde neler yaşadığımızı ve adım adım neleri düzeltmek istediğimizi biliyoruz.

Köstebek haklı. Sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda hayatımızı kendimize zindan etmenin de en net yolu.

Kıyaslama ile alakalı; ”Neden Kendimi Diğerleri İle Kıyaslıyorum?’’ bölümünü dinleyebilirsiniz. Orada kıyasın evrimsel kısmından ve kıyaslamayı nasıl kendi lehimize çevirebileceğimizden de bahsetmiştim.

Gelelim meslek değişikliğine… Beni dinleyenlerin yaş ortalaması benimle hemen hemen aynı. Yirmilerin sonu 30’ların başı, yoğunluk bu şekilde. Geri kalan kısımda 45’e kadar çıkıp 23’e kadar iniyor. Ne kadar kıymetli bir dönemde olduğunuzun farkında mısınız?

Yapmak istediğimiz bir şeye başlamak için bırakın hayata geç kalma durumunu bence en verimli dönemimizdeyiz. Bir kere kendimizi daha iyi tanıyoruz, hayattan ne istediğimizi görece daha iyi biliyoruz,

Ne istemediğimizi çok net biliyoruz ki bu bence daha önemli çünkü ne istediğimiz ana hatları sabit kalmakla birlikte hayat boyu da farklı formlarda tezahür edecek.

Maddi olarak çoğumuzun özgürlüğü var, erken yaşlarımıza oranla kendinize olan güvenimiz çok daha fazla. Ee daha ne istiyoruz? Ya da ne bekliyoruz?

İşte burada bazen kendimizi diğerleri ile kıyasladığımızda da geç kalmışlık hissine kapılabiliyoruz, yapmak istediğimiz şeyleri birileri erken yaşta yaptığı ve bizim yaşımızda ya da belki bizden daha genç olarak olmak istediğimiz yerde olduğu için geç kalmış hissedebiliyor ve genellikle de bunu bir bahane olarak kullanıp adım atmıyoruz.

Ben İrlanda’ya geldiğimde 27 yaşındaydım. Bütün arkadaşlarım evlenip çoluk çocuğa karışıp, terfi üstüne terfi alıp, bir kısmı da kendi işlerini kuruyordu. Ben ise komple düzenimi bozup, kariyerimi sıfırdan başlatmayı göze alarak, Avrupa’nın en ucunda, Schengen’e bile dahil olmayan bu ülkeye taşınırken geç kaldığımı hiç mi düşünmedim. Tabii ki düşündüm ama bir yandan da şunu dedim; Emoş bunu şimdi yapmazsan bir daha hiç yapamayabilirsin. Ve hiç yapamama ihtimali beni geç kalmış olma ihtimalinden daha fazla rahatsız etti. Şimdi geriye dönüp baktığımda diyorum ki, iyi ki de yapmışım ve, iyi ki de daha önce değil bu yaşta yapmışım.

Hep diyorum bir şeyi hiç yapmamış olmanın verdiği pişmanlığı yaşamaktansa zihnimizdeki kalıplardan kurtulup adım atmak daha önemli. Ne demiş atalarımız geç olsun güç olmasın hazır bunu demişken ben bir yandan her şeyin kendi içinde bir zamanı olduğuna ve öncesinde olmadıysa demek ki doğru zamanın henüz gelmediğine inanlardanım.

Ee doğru zaman ne zaman Emine derseniz, onu da siz bileceksiniz. Nasıl? Kendinizi, iç sesinizi, ruhunuzu dinleyerek. Günlük hengamenin içinde durup, kendinize alan ve zaman yaratıp derinlerden gelen sesinize kulak vererek. Doğan Cüceloğlu’nun da dediği gibi. İçin biliyor.

Ve Maslow’a geri dönelim, der ki kişinin kendini gerçekleştirme serüveni uzun bir süreç; üstelik her zaman ileriye doğru gitmeyiz, ara sıra durmalı, hatta geri adım atmalıyız.

Bunun için savunma ve gelişim silahlarımızı tanımamız gerektiğini söyler Maslow. Savunmada kaldığımız zamanlar “güvende hissetmek için hangi yolu seçmeliyim?” sorusunu, gelişmek istediğimizde ise “kendimi daha bütün hissetmek için neleri seçmeliyim?” sorusunu sorarız.

İkinci soruyu ne kadar sık sorarsak, o kadar ilerleriz.

Maslow’un Kendini Gerçekleştirmek İçin Öğütleri

İç dünyamıza dürüstçe bakmalı, derinlerimizden, içimizden daha çok bilgi toplamalıyız. Bu bilgiler eşliğinde kendimizi gerçekleştirebileceğimiz çevreyi oluşturmak için çabalamalıyız. Bizi geri çeken ilişkilerden kurtulmalı, kendimizi dürüstçe ifade edebileceğimiz yeni ilişkilere alan açmalıyız. Bu serüvenin uzun bir süreç olduğunu, bazen geri adım atmamız gerektiğini kabul etmeliyiz.

Mesela Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığında 50 yaşındaymış. 80li yıllarda 50 yaşında emekli oluyordu insanlar. Millet yeni kıta keşfediyor olaya bakın

Mimar Sinan 70 yaşından sonra Süleymaniye Camii’ni bitirmiş. Hiç yaş 70 iş bitmiş dememiş gördüğünüz üzere.
Goethe, Faust’u 82 yaşında bitirmiş.

Hayata Geç Kalma Hissi İle Başa Çıkma

En etkili yöntemler;
  • Birincisi; 80 yaşına gelmişsiniz ve hayatınız şöyle film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçiyor;
  1. İstedikleriniz için geç kaldığınızı varsayıp adım atmadığınız bir durumda nasıl bir hayat yaşadınız ve nasıl hissediyorsunuz? Burada duygularınızı yazabilirsiniz. Hikayeleştirebilirsiniz. Tamamen size kalmış.
  2. Tam tersi bir adım attığınızda nasıl bir hayat yaşadınız? Bunları yapmış olmak sizi nasıl hissettiriyor. Geriye dönüp baktığınızda nelere minnettarsınız? Neleri iyi ki yaptım demiş olmak istersiniz?
  • İkincisi biraz tuhaf bir yöntem ama bunu genelde ev ödevi veriyorum ve gelen yaratıcı cevaplara inanamazsınız – neyse uzatmayayım şöyle ki; Yıllar geçmiş, siz kendi cenaze töreninizdesiniz. Böyle ruhunuz havalanmış aşağı bakıp insanları görüyor ve duyuyorsunuz.
  1. Geç kaldığınıza takılmadan istediğiniz gibi bir hayat yaşadığınız senaryoda insanlar arkanızdan ne diyor?
  2. Tam tersi senaryoda ne diyorlar?
Mark Twain’in ünlü sözünde olduğu gibi: “Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız.

Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık.

Rüzgârları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin.”

Benim üzerine çalıştığım alan olduğu için ben tabii ki en çok duygularımı regüle etme aracı olarak mindfulness pratiklerini kullanıyorum.

Alıntı

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
geç, hayata, hissi, kalma


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor