Duygusal Yazılar Duygusal tüm makaleleri burada paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Özlediğim Patikalar, Alıştığım Saatler...
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
79
Konu Bilgileri : Duygusal Yazılar
Konu Basligi
Özlediğim Patikalar, Alıştığım Saatler...
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
79

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 18 Eylül 2024, 15:23  
Çevrimiçi
 
Vandetta kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Özlediğim Patikalar, Alıştığım Saatler...

Özlediğim Patikalar, Alıştığım Saatler...


Gün içinde çoğu kez aynı güzergahtan aynı sokaktan hatta aynı yere ayaklarımızı basıp giderek farkında bile olmadan görünmez bir patika yaparız kendimize... İzini sadece bizim bildiğimiz bir patika! Sokaktaki kırık kaldırım taşını belkide her gün görürüz binlercesinin içinde... Harcıâlem içinde kaybolmuş kırık bir kaldırım taşı her gün selamlar bizi. Belkide sizin gözlerinizle temasını bekliyordur yeni güne başlarken...

Alışık olduğumuz herşey giriyor bugün yazmak istediklerim arasına. Ama bunların içinde bazı alışkanlıklarımız var ki fakında olmadan sürdürürüz hükümdarlıklarını. Alışkanlıklarımızı iyi yada kötü olarak ayırmayacağım bu sefer. Önemli olan bizde bıraktıkları olmalı. Kimin ne düşündüğü değil de; bizim kendi alışkanlıklarımız hakkında ne düşündüğümüz ana temasıdır bu yazının...

/////Saatin 17:30’u vurduğu anlarda hazırımdır, eski bir otobüs karşılayacaktır beni durakta. Arkamı ne zaman dönsem hep vitrinde duran çeşit çeşit baklavaları, tatlıları görürüm. Taze taze buram buram kokarlar, başında duran amcayla göz göze gelirim. Dikkati dağılır bir an ama sonra üst köşede duran küçük ekran televizyonuna gene dalar... Bazen alırım yarım kilo kadar yada bozukluklarım ne kadarsa ona yakın yüklerde. Naylon ipini bıçağın keskin tarafıyla bukle yapmasını söylemem bile. Belkide biliyordur tatlıları çok seven özel birine gideceğini... Sonra otobüsü beklemeye devam ederim patikamı takip ederek, elimdeki küçük poşetle. Gecikirse sinir olurum ama mutlaka gelecektir dolu yada boş olması ilgilendirmez beni. Kısa bir yolculuktan sonra ulaşırım yeni patikamın başlangıç yerine. Orda duran, tek bacağının olmamasına rağmen çakmak satan adamla sohbet ederken beni aramasını beklerim “gel” diye. Önceden ayarladığım çoğu zaman sona bıraktığım bozuk paramla yaklaşırım orta yerde duran büfeye doğru ve iki tane en sevdiği sakızdan alıp arka cebime koyarım, parayı uzattığımda önceden aşinalığımız olan abla görmeden de olsa bilir ne aldığımı...

Kapıya yaklaştığımda açık olduğunu görürüm. Belli ki beni görmüştür gelirken sokakta. Kata çıktığımda ise gene açık ve aralanmış bir kapı vardır karşımda. Hiç değiştirmez bu alışkanlığını. Beni görünce gülümseyişi ve hoşgeldin deyişi her gün değişir; ya o günkü yaşadıkları etkilemiştir yada aramızda geçen dünden kalma konuşmalar değiştirir bunu... Elimde ne olduğunu tahmin edecektir ve onu gün içinde yorulmuş bedenine servis yapacağım zamanı bekler. Ağzı kuruduğunda, stres yüklendiğini hissettiğinde, elini arka cebime atar sormadan. Bilir o cebin ne saklamak için oraya dikildiğini...

Birkaç saat geçmiştir. Tatlı onun bir sözüyle masaya gelmiş, odalar havalandırılmak üzere bütün camlar açılmış, küllükte duran beraber yakılmış-beraber içilmiş sigara harabeleri de çoktan gitmiştir çöp kovasına...Etrafı kaplayan dumanlar uçuverir kaybolur temiz havanın etkisiyle. Mutfakta yıkanan küllük de her akşam çift sayıda izmarit ağırlamaktan hoşnut bir şekilde kurumayı bekleyeceği herzamanki yerine konulmuştur...

Bir süre sonra artık ayırlık vakti gelmiştir. Orta yerde duran büfeye yakın bir bankta oturulur. Hafif bir rüzgar eser, etrafta koşuşturan insanlar izlenir, beraber yakılmış son sigara dumanları yudumlanırken... Konuşulanlar uzatır bazen bu beklemeleri. Bineceğini tahmin ettiği minibüsler sürekli değişir, gidenin arkasından yenisinin geleceğini bildikçe... Son bir kez öperim dudaklarından, bu sırada bozuklukları ayarlıyordur onu eve götürecek şoföre vermek üzere. Yolun karşısana geçerim üstgeçitteki patikamdan, geldiğim otobüsü beklerken bindiği minibüs kalkar. Aramızdan geçen onca araca rağmen buluşur ellerimiz havada, güle güle demek üzere...////

Sadece “bu birkaç saat" içinde ne kadar çok alışkanlığım varsa hepsini özlüyorum şimdi. Unutulmaya yüz tutmuş bu alışkanlıklarımı tekrar yaşatabilmek için o mekanda olabilmeyi özlüyorum. Yüzündeki gülümsemeyi her gün tekrar ettirebilmeyi özlüyorum. Şimdiye kadar çoktan yeşil çimenlerin kapladığı patikalarımı yeniden gide gele yolak yapabilmeyi özlüyorum...

Özüm der ki; içinizde büyütüğünüz özel alışkanlıkları sakın yalnız birakmayın... Benim gibi özlemek zorunda kalmayın...

Alıntıdır.


Son düzenleyen Vandetta; 15 Ocak 2025, 17:49.
 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
alıştığım, patikalar, saatler, Özlediğim


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor