Belki bir gün diye umudu soldum her gün amansız bir tiryak ile çektim her nefeste içime. Belki bir gün diye mırıldanırken gömdüm hayallerimi grinin içine boğuldum.
Gecenin içinde sensiz bir aşka sessizce yelken açtım. Bir gül bıraktım kalktığım limana yol aldım bilinmez ummanda belki varamam diye yanına.. Giydim üstüme beyaz kefeni artandan yaptım sandalıma aşk yelkeni....
Yüreğimdeki inanılmaz sevgi seli görmez üzerime kopan fırtınayı yüzüme çarpan sesi..... Bir anda koptu gökyüzünden bir çığlık, dayanılması zor bir çığlık gömüldü kayboldu gözden....
Ansızın koptu derinden çekti aldı içine küçücük aşk yelkenlisini.. Sonra duruldu!... Kayboldu gökten düşen çığlıklar süt liman oldu her taraf. Geriye ne yelken kaldı ne levent.... Sevda denizi amansız bir ayrılık gibi sessiz bir çığlıkla almıştı kurbanını.. Yine göndermişti binlercesinin yanına....
Kavuşmak yok mu bu aşk ızdırabında dayanır mı yürek her an ayrılık tavında....
Belki bir gün sevda tadında adını anarak ölürüm gülüm...
Kanayan yarayı küllendi diye göstererek çevirdim gönül bahçemi çilehaneye...
Kanayan yaraya kül basmıştım halbu ki ....
Ayrılıkta bulunan sevdayı verdim yine yalnızlığa zemherir de.
Yanmaya alışan sevda çiçeğimi soldurmadım senin toprağında, gömdüm ve katre katre yudumladım bu sevdayı ayrılık tadında...
Adını hasret koydum yüreğimde özlem yalnızlık bana yoldaş, sende var git deyme benim yarama arkadaş....
biz bu sevdanın törpüsünden cilalanmış yüreğimizi bu yolda harcadık.... Sevdayı her duyguyla harmanladık zorda gelse kavuşmanın üstüne bir zımpara attık.....
Biz bu ölüme hevesle atladık, zıpkın yemiş bu yüreği kor ateşlerde yıkadık....
Her acıyı sevdanın ayaklarına attık ve bir adım daha yarınlara yaklaştık....
Alıntıdır.