Duygusal Yazılar Duygusal tüm makaleleri burada paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Çatallı Yol Ağzı | Senem Gezeroğlu
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
104
Konu Bilgileri : Duygusal Yazılar
Konu Basligi
Çatallı Yol Ağzı | Senem Gezeroğlu
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
104

Kullanıcı Etiket Listesi


Like Tree1Beğeniler
  • 1 Post By Asrevya

 
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Prev Önceki mesaj   Sonraki mesaj Next
Alt 12 Ağustos 2024, 00:43  
Çevrimdışı
 
Asrevya kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Çatallı Yol Ağzı | Senem Gezeroğlu

Çatallı Yol Ağzı | Senem Gezeroğlu

Şaşırdım kaldım Derviş... Seyyah ruhlu aşkımı bohçama alıp çıktığım bu yolda yürüdüm yıllarca.... Yıllarca yürüdüm. Kalbime bürünerek yürüdüğüm ve kalbimi ürküterek sürüdüğüm bu yol ağzında seni gördüm... Bu kördüğümü ben ördüm gel de sen çöz Derviş... Adımlarım düğüm düğüm yollarım hep çetrefil... Çatallı bir yol ağzındayım şimdi... Sersefil... Göllerimi kuruttum güllerimi kuruttum. Bambaşka bir gülizârdan gül-i rânâ sun bana... Bağımda güller dursun güller uyusun bağrımda Derviş...

Çatallı yolağzında şaşırıp kaldım Derviş
Söyle hangi patika güldağına gidermiş?


Bir yarım aklın kuyusunda öbür yarım aşkın kuytusunda... Cennet ve cehennem arasında... Ucu sırattan geçen bir uçurum kenarında... Ârâfta... Ârâfın da arasında... Ar ve af yarasında mekik dokuyan kendimden utanıyor ve affını bekliyorum. Şaşırdım kaldım Derviş... Bir yanım düşle büyüyen hayâl gibi büyülü öbür yanım külle beslenen gerçek gibi ölümlü... Küllerimin son deminde bir Kaknûs diriliği sun bana... Yeşersin yeniden yanan yüreğim... Yeşersin yenidenyârân çiçeğim... Suyum sende sende en kutlu umudum... Çöllerde yol gösteren bir Hüdhüd’ün de mi yok Derviş?..

Uçurum kenarında düşle-ölüm gerçeği
Ne zaman yeşerecek bu sahranın çiçeği?


Kurumuş gül gibi kaldım ufalandım sahrâda... Çöllerde kavruldum ve savruldum zaman rüzgârıyla... Yıllardan ve yollardan sonra başımı dayadım o âşinâ başına. Göğsümde taşıdığım nişânenin adı aşk... Yaralı bir ceylan gibi âcizliğimin yaralı bir küheylan gibi âsîliğimin adı aşk... Nişânem bir bıçak.... Aynaların karşısında son bulan ruhum oluk oluk sonsuzluk kuyusuna akacak... Kan kadar sıcak ve kanı donduracak bir kör bıçağın ucunda can çekişirken nefsimnefesim buz tutmuş aynaları saracak... Aynalar içimdeki hazer intiharın tek şâhidi olacak... Kendimin cellâdı olmayı nefsimin kâtili olmayı bildir bana ey Derviş...

Göğsümün ortasında âşk nişânesi bıçak
Buz tutmuş aynalarda kan tütüyor sımsıcak!

Alnımdan kan akıyor damlalar bir can gibi. Bîçâreyim suskunum; mühürlü ferman gibi... Okunmayı bekliyorum bilinmeyeni bekliyorum. Bu muammâ bir gün öldürecek beni... Çöz beni Derviş tek tek seslendir harflerimi.... Gazabımla kararan mürekkep azâbımla damladı sayfalara... Kara kara akan ter bahtımın rengine müsâvî... Âsî âsî akan terim benden daha cesaretli... Suskunum yorgunum durgunum vurgunum... Başkaldıracak başım başına dökecek yaşım kalmadı. Susuyorum. Darağacına sükûta gark olmuş bütün isyanlarımı asıyorum Derviş..

Alnımdaki çiğsime azabımdan sızan ter
Bu suskun başkaldırış isyandan daha beter


Bir zindanın duvarlarına çarparken suskunluğum parmaklarım üşüşürken başıma... En köşeyekûşe-i uzlete çekilirken bedenim bir vav gibi... Senden himmet ve yine senden medet bekledim ey Derviş... Bu zindan bir mezar çukuru gibi kazılırken beynime... Yusuf’un kuyusuna düşen bir rüyânın huzurunu istedim. Bedenimde milyonlarca hücrenin özgürlüğüne inat ben tek bir hücrede hapsolmak ve seni bulmak istedim. Demir parmaklıkla örülmüş hücreme ışık düşürgüneşi güldür gölgeme... Saklı kaldım bu sandıkta yasaklı sözler gibi... “Ene’l Hakk”a koşan yasaklı bir söz gibi gir lügatime ve ipe çek bütün bildiklerimi... İlmimi ipe çek ellerim aşk kokmuyorsa... Dağıt pamuk gibi heveslerimi bir Hallaç da mı yok yurdunda?...

Hücreme ışık düşür zindanıma kapı aç
Beni bir sen anlarsın ipe çekilen Hallaç!


Aç artık gözlerimi... Körlüğüme nokta koy ve köz köz yeniden yak yüreğimi... Öyle bir alev kikıskandırsın ayı yıldızları güneşi ve bütün gezegeni... Âhımla yükselen figânım günahımla yükselen efganım öldürecek beni... Çığlığım yüreğime sığmıyor Derviş... Kapında diz çöktümyüzüme yaprak yaprak düşen güzü hüsnümün hüzne dönüşen yüzünü bir tek sen bilirsin Derviş...

Yeter artık bu çığlık yüreğime sığmıyor
Yalvarırım hüznümü şerre değil hayra yor


Şaşırdım kaldım Derviş... Seyyah ruhlu aşkımı bohçama alıp çıktığım bu yolda yürüdüm yıllarca.... Yıllarca yürüdüm. Kalbime bürünerek yürüdüğüm ve kalbimi ürküterek sürüdüğüm bu yol ağzında seni gördüm... Bu kördüğümü ben ördüm gel de sen çöz Derviş... Adımlarım düğüm düğüm yollarım hep çetrefil... Çatallı bir yol ağzındayım şimdi... Sersefil... Göllerimi kuruttum güllerimi kuruttum. Bambaşka bir gülizârdan gül-i rânâ sun bana... Bağımda güller dursun güller uyusun bağrımda Derviş...

Çatallı yolağzında şaşırıp kaldım Derviş
Söyle hangi patika güldağına gidermiş?


Not: Şiir Olcay Yazıcı’nın “Derviş” isimli şâheseridir.

Senem Gezeroğlu

Leydihan bunu beğendi.
👍 1
 
 

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
ağzı, Çatallı, gezeroğlu, senem, yol


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor