“Ol” emriyle zahir olan, her an yeniden tecelli edendir. Ne arş O’nu kuşatır, ne arz O’nu sınırlar; O, mekânı var eden, zamanın hükmünü koyandır
Göz, suretlerin perdesinde dolaşırken O’nu göremez; çünkü O, suretlerin ardındaki mana, mana içinde saklı sırdır
Kalp, beşeriyeten arınınca O’na ayna olur. Hatırlamayla uyanan gönül, çokluk perdelerinin arkasında birliği müşâhede eder
“Şey” diye görünen, aslında O’nun bir ismi, bir tecellisidir. Kimi celâl ile görünür, kimi cemâl ile. Apaçık ortadadır ama yine de gizlidir
Sayılar sonsuz olabilir ama her an her yerde sadece Bir vardır. Bir, kesrette gizlenmiş vahdettir. Göz O’nu çoklukta kaybeder, gönül ise her şeyde görür
Her bir parça, bütünü fısıldar. Bir yaprak ormanı, bir damla denizi saklar. Her nefes, O’ndan bir haber taşır. Her kalp atışı, varlığın yeniden yazılışıdır