31 Aralık 2024, 01:15
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Pir Sultan Abdal Kimdir? Pir Sultan Abdal Kimdir?
Asıl adı Haydar olan Koca Haydar namıyla anılan Pir Sultan Abdal, on altıncı yüzyılda yaşamıştır. Alevi inanışları yaydığından ve bu hareketi Türk-İran hükümdarlarına taraftarlık şeklinde gördüğünden Osmanlı Hükümeti tarafından öldürtülmüştür. Bektaşilikle karışık alevi duyguları taşıyan şiirlerinde kuvvetli bir tasavvuf ruhu ile birlikte, Şah İsmail ile taraftarlık ve Osmanoğulları’na isyan şeklinde siyasi bir hava vardır. Şiirlerinde Ali sevgisini ve ona bağlılığı telkin etmektedir. Çeke çeke ben bu dertten ölürüm Seversem Ali’yi değme yarama Ali’nin yoluna serim veririm Seversem Ali’yi değme yarama Örneği Ali sevgisini, Tabip olmayınca yaram sarılmaz Yüz bin asker olsa yezit kırılmaz Mürşit olmayınca, Pire varılmaz Eli Zülfikarlı al olmayınca Örneğinde yezit kelimesi ile Osmanlı Padişahını anlatır gibi görünmektedir. Bütün bunların yanında, eski Türk şiirinin özelliklerine, Yunus geleneklerine ve halk zevkine bağlı bir ruhu vardır. Derdim çoktur hangisine yanayım Yine tazelendi yürek yarası Ben b u derde kande derman bulayım Meğer şah elinden ola çaresi Burada şah kelimesi lirik bağlılık içinde İran Şahı ile karışmakta. Uyur idik uyardılar Diriye saydılar bizi Koyun olduk ses anladık Sürüye saydılar bizi Fikir ve felsefi görüş bakımından olgun şiiri de vardır. Gir dükkana Pazar eyle Hışmın yenip hazer eyle Aya güne nazar eyle Ay Muhammed nur içinde Tasavvufi ve siyasi maceraların ruhu ile karışık kuvvetli aşk şiirleri de göze çarpmaktadır. Bir güzelin aşıkıyım ağalar Anın için taşa tutar il beni Gündüz hayalimde, gece düşümde Kumdan kuma savuruyor yel beni Arada köye yönelik, köylü diliyle ve köylü zevki ile köylü konularını işleyen parçalar da görülmektedir. Öküzün damını alçacık yapın Yaş koman altına kuruluk serpin Koşumdan koşuma gözlerin öpün İreçberler hoşça tutun öküzü Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun ararda kuzusun bulur, Ağca koyun meler arada kalır, Gel koyun meleme vazgeç kuzundan Pir Sultan Abdal bir dini-siyasi derviş ve halk ozanıdır. Asılmakla sona eren maceralı bir yaşamı vardır. O’nun şairliği sadece basit düpedüz bir alevi siyasi propagandacılığı değil. Ölümünden sonra şu gerçek ortaya çıkmıştır. Edebiyatımıza Pir Sultan Abdal’ın ürünleri dil, ruh ve eda olarak en duygulu, en zarif ve orijinal eserlerdir. Pir Sultan Abdal, Dede Korkut’u, Yunus’u, Nesim’i yi, Kaygusuz Abdal’ı Karacaoğlan’ı şahsında toplamış bir halk ozanıdır. Yunus’un ve Nesimi’nin duygularını Karacaoğlan’ın diliyle söylüyor. Kul Mustafa ve Kâtibinin üslubuna din ve siyaset lirizmi ekliyor. Felsefi fikir konularını devlerin kültürünü içinde işliyor. En büyük özelliği Türk halkının ozanı olmaktan asla uzaklaşmamasıdır. Halk ruhu ve karakterini onun kadar benimsemiş, geniş halk hayatını onun kadar duymuş ve ezberlemiş olanlar azınlıktadır. Bana gül diyorlar neme güleyim Ağlamak şanıma düştü neyleyim İlin gülü açmış al ile yeşil Şu benim güllerim soldu neyleyim. Bir bülbülcük konmuş dağlar başına Sal Allah’ım sal, sılama varayım. Şahin yuva yapar kendi başına Sal Allah’ım sal, sılama varayım.
| |
|
| |