27 Aralık 2024, 18:50
|
#
1 |
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Dini Hikayeler | Düşmanını Bile Affetti Dini Hikayeler | Düşmanını Bile Affetti “Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.” Mevlana
Hz. Ömer devrinde Müslümanlar, İran içlerine kadar İslamiyet’i yaydılar. O sırada Tüster şehri, müslüman mücahitlere teslim olmamak için çok direndi. Fakat sonunda meşhur kumandanları Hürmüzan, her şeyin bitmek üzere olduğunu fark etti ve Müslümanların başkumandanına bir teklifte bulundu:
“Eğer beni sağ olarak Halife’nizin huzuruna götürürseniz, şehri teslim ederim!”
Teklifi kabul edildi. Tüsteş şehri teslim alındı. Hürmüzan da ganimetlerle birlikte Halife’ye yollandı. Onu ve ganimetleri götüren, Hz. Enes bin Malik ve bir arkadaşıydı.
Medine’ye giderken, Hürmüzan’a en süslü ve yaldızlı elbiseleri giydirdiler. Onlar sokaklardan geçerken, Müslümanlar Hürmüzan’ı görüp hem şükrediyor hem de halinden ibret alıyorlardı.
Nihayet Hz. Ömer’in huzuruna vardılar. Enes bin Malik hazretleri kısaca vaziyeti anlattı ve Hürmüzan, ganimetleri takdim etti.
Hz. Ömer, “Konuş bakalım… Bize ne söyleyeceksin?” diye sordu.
Hürmüzan, “Ölecek miyim, kalacak mıyım?” diye mırıldandı.
Oradakiler hayretle, “Ne demek istiyorsun?” gibilerden yüzüne bakınca, “Çünkü öleceksem başka, kalacaksam başka türlü konuşacağım,” dedi.
O zaman Hz. Ömer, “Konuş, sana zarar gelmez,” buyurdu.
Bunun üzerine Tüster şehrinin mağrur kumandanı ferahladı ve şunları söyledi:
“Ey büyük Halife! Cenab’ı Hak, siz Araplar ile biz İranlıları serbest bıraktığı günlerde, bizler sizi köle olarak kullanıyorduk. Sizleri öldürüyor ve mallarınızı zorla elinizden alıyorduk. Ne zaman ki Yüce Allah size, Peygamber Muhammed aleyhisselamı yolladı, sizinle beraber oldu; işte o zaman bizim üstünlüğümüz sona erdi. “
Bu sözleri duyan Hz. Ömer biraz düşündü. Sonra arkadaşına danıştı. “Onu ne yapalım? Ne tavsiye edersin?”
Hz. Enes cevap verdi: “Ey Müminlerin emiri! Onu öldürmenizi tavsiye etmem çünkü arkasında büyük bir düşman kalabalığı bıraktı. Belki galeyana gelirler de tekrar Müslümanlara saldırdılar.
Hz. Ömer kızdı. “Fakat onlar Resullullah’ın en kıymetli arkadaşlarını şehit ettiler. Ben de onu sağ bırakmaktan utanıyorum! diye söylendi.
O zaman Hz. Enes, şunları ilave etti: “Ya Ömer! Onu öldürmemen gerekir. Çünkü “Konuş, sana zarar gelmez,” diye söz vermiştin.”
Halife daha da hiddetlendi. “Sana herhalde bir şeyler verdi ki böyle konuşuyorsun!” diye çıkıştı. Sonra da, “ O adamın sana bir şey vermediğine dair şahit isterim. Yoksa ondan önce, gerekeni sana yapacağım,” dedi.
Hz. Ömer’in şakası olmadığını bile. Hz. Enes, çıkıp şahit aradı. Yolda rastladığı Zübeyr bin Avvâm hazretleri kendisini dinledi. Sonra da Halife’ye gelip şahitlik etti.
Hz. Zübeyr, sevgili Peygamberimizin halasının oğlu ve cennetle müjdelenmiş on büyük Müslümandan biri idi. Onun şahitliği sayesinde Hürmüzan’ın hayatı kurtuldu. Bir müddet sonra o da Müslüman oldu. Bunun üzerine Hz. Ömer, eski can düşmanına bile maaş bağladı. Çünkü İslam adaleti bunu gerektirirdi. Alıntı | |
|
| |