![]() |
Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Terk edilen Kraliyet Donanması zırhlısı HMS Irresistible'ın batışı (18 Mart 1915) Tarih 19 Şubat 1915-18 Mart 1915 Bölge Çanakkale Boğazı Sonuç Osmanlı zaferi Taraflar [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Osmanlı İmparatorluğu [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Alman İmparatorluğu [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Birleşik Krallık [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Fransa [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Rusya Komutanlar ve liderler [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Mirliva Cevat [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Yarbay Selahattin Adil [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Albay Mustafa Talat Bey [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Amiral Guido von Usedom [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Amiral Johannes Merten [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Amiral Sackville Carden [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Amiral John de Robeck [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Komodor Roger Keyes [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Albay Arthur Hayes-Sadler [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]Amiral Émile Guépratte Güçler Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı 11 Mayın hattında 400 mayın 2. Ağır Topçu Tugayı Muhtelif tabya ve bataryalarda 230 top 3. Kolordu 1 süperdretnot 3 muharebe kruvazörü 23 kruvazör 28 ön dretnot 25 muhrip 13 denizaltı 1 deniz uçağı taşıma gemisi 18 Mart 1 süperdretnot 16 ön dretnot 1 muharebe kruvazörü 1 deniz uçağı taşıma gemisi Çeşitli muhrip ve mayın tarama gemileri Kayıplar 3 Kasım (1914) 86 ölü, 21 yaralı 19 Şubat 15 ölü ve yaralı 25 Şubat 32 ölü ve yaralı 1 Mart 13 ölü ve yaralı 4 Mart 61 ölü ve yaralı 6-8 Mart 16 ölü ve yaralı 18 Mart 97 ölü ve yaralı (79 Türk, 18 Alman) Toplam: (3 Kasım 1914-18 Mart 1915) 435 25 Şubat 8 ölü 4 Mart 52 ölü, yaralı ve kayıp 13 Mart 70 ölü ve yaralı 18 Mart 1 muhrip, 3 mayın tarama teknesi ve 3 ön dretnot battı 2 ön dretnot ve 1 muharebe kruvazörü ağır hasar aldı 660-800 ölü Çanakkale Savaşı deniz harekâtları, I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri'nin Birleşik Filo ile savunmada kalan Osmanlı İmparatorluğu kara topçusu arasında 19 Şubat 1915'ten 18 Mart 1915'e kadar Çanakkale Boğazı'nda yapılan bir dizi deniz operasyonudur. Birleşik Filo'nun Çanakkale Boğazı'na karşı yaptığı 18 Mart tarihli en geniş kapsamlı saldırı, harekâtın son operasyonudur ve birçok kaynakta 18 Mart Deniz Savaşı olarak geçmektedir. İtilaf Devletleri, Churchill'in çabalarıyla sadece donanmayla Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul önlerine ulaşmak ve Almanya ile ittifak olan Osmanlı İmparatorluğu'nu tek darbeyle teslime zorlama planını kabul etmişlerdir. Bu harekât için oluşturulan Birleşik Filo 3 Kasım 1914'te Boğaz'a karşı taarruzlarına başlamıştır. Boğaz'daki mayın ve topçu savunmasını çökertmek için asıl girişim 18 Mart 1915 tarihinde yapılmıştır. Bu muharebede Birleşik Filo'ya dahil üç zırhlı batmış, dört zırhlı da ağır biçimde hasar görerek savaş dışı kalmıştır. Birkaç gün içinde İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı'nın sadece donanmayla geçilemeyeceğini, ancak kara ordusu ile Gelibolu Yarımadası'nın işgal edilmesiyle boğazın açılabileceğine karar vermiştir. Bu kararla 25 Nisan 1915 günü yarımadaya çıkarma yapılmıştır. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] I. Dünya Savaşı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun 28 Temmuz 1914 tarihinde Belgrad'ı bombalamasıyla fiilen başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu ise Almanya'nın Rus İmparatorluğu'na savaş ilan etmesinden bir gün sonra, 2 Ağustos 1914 günü Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Antlaşmanın imzalanmasında Osmanlı İmparatorluğu'nun savaş hazırlıkları tamamlanana kadar tarafsız görünmesine karar verilmiştir. Diğer deyişle antlaşma gizli tutuldu, Osmanlı "silahlı tarafsızlık" ilan etti. Ertesi gün ise seferberlik hazırlıklarına başlanmıştır. Bu arada Alman Akdeniz Tümeni, Almanya'nın 4 Ağustos'ta Belçika'ya saldırmasıyla filodaki ana gemiler muharebe kruvazörü Goeben ile hafif kruvazör Breslau, Birleşik Krallık kontrolündeki Cebelitarık'tan ya da Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz dışına çıkamaz duruma gelmiştir. Bunun üzerine Amiral Wilhelm Souchon 8 Ağustos'ta İstanbul'a gitmeye karar vermiştir. Peşlerindeki Birleşik Krallık Filosu önünde çekilen gemiler, 10 Ağustos'ta Çanakkale Boğazı önlerinde gelmiştir. Enver Paşa Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı'na "Gemilerin bekletilmeksizin içeri alınması" talimatını vermiştir. Gemiler 3 Ağustos'ta İstanbul önlerine gelmiş bulunmaktadır. Uluslararası antlaşmalar gereği bu gemilerin ya 24 saat içinde Osmanlı karasuları dışına çıkacak ya da silahtan arındırılarak enterne edilecektir. Ancak Alman büyük elçisinin şiddetle karşı çıkışı üzerine gemilerin Osmanlı İmparatorluğu'nca satın alındığının ilan edilmesi gibi bir çözüme gidilmiştir. Gemilere Osmanlı bayrağı çekilir. Goeben'in adı Yavuz, Breslau'nun adı da Midilli olmuştur. Bunun üzerine Birleşik Krallık, Çanakkale Boğazı çıkışını ablukaya alma kararı vermiştir. Bu tarihe kadar Malta Üs Komutanı olan İngiliz Amiral Carden, 20 Eylül'de Abluka Filosu Komutanlığı'na atanmıştır. Emrinde Birleşik Krallık'ın Indomitable ve Indefatigable muharebe kruvazörleri, Dublin ile Glouchester hafif kruvazörleri, Fransız Verite ve Suffren zırhlıları, 12 muhrip ve 6 denizaltı bulunmaktadır. Amiral Souchon'un 9 Eylül 1914 tarihinde Osmanlı Donanma Komutanlığı'na atanması ardından Amiral'in komutasındaki bir Osmanlı filosu Karadeniz Baskını olarak adlandırılan olayda 29 Ekim 1914 günü Karadeniz'e açılmış ve Rusya'nın Odessa, Sivastopol, Novorossisk ve Feodosya limanlarını bombalamışlardır. Bu taarruz, Enver Paşa'nın 25 Ekim'de Amiral'e verdiği yazılı emre dayanmaktadır. Rusya'nın askeri tepkisi 1 Kasım 1914 günü Kafkasya üzerinden Osmanlı topraklarına taarruz etmek olmuştur. Aynı gün Birleşik Krallık gemileri İzmir'i ve Kızıldeniz'deki Akabe limanını bombaladılar. 3 Kasım'da Birleşik Krallık savaş gemileri Çanakkale Boğazı'ndaki dış kaleleri bombaladı. İki gün sonra Birleşik Krallık ve Fransa Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Osmanlı hükûmeti nihayet 11 Kasım'da Üçlü İtilaf'a savaş ilan etti, üç gün sonra Padişah V. Mehmed, Sünni ve Şii Müslümanlara Batı güçlerine karşı cihat çağrısında bulundu. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
Harekât kararı
İtilaf Devletleri'nin Çanakkale Boğazı'na karşı bir askerî harekât kararı almalarına varacak kilometre taşlarından biri Çar II. Nikolay'nın Birleşik Krallık'a yönelik talebidir. Çar bu talebinde Boğazlar'dan söz etmeden Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bir askeri hareket ve askeri malzeme yardımı talep etmiştir. Birleşik Krallık Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askerî harekât yanına olumlu yanıt vermişti. Çarlık'ın böyle bir askeri hareketten beklentisi Osmanlı'nın Kafkasya'dan bir kısım birliğini çekmek zorunda bırakılması, bunun da Rusya'nın bu cephedeki yükünü hafifleteceğidir. Diğer önemli bir kilometre taşı ise Yunanistan Başbakanı Venizelos'un, bir çıkarma yapılması durumundan Yunanistan'ın bu harekâta askeri olarak katılabileceğini Birleşik Krallık'a bildirmesiydi. Venizelos, 19 Ağustos 1914 tarihinde Çanakkale Boğazı'na taarruz etmeye dayanan ayrıntılı bir planı Birleşik Krallık yetkililerine iletmiş, bu taarruza Yunanistan'ın da birlik verebileceğini belirtmişti. Ancak Venizelos'un planında Bulgaristan'ın da İstanbul'a saldırması koşulu vardı. Birleşik Krallık askeri makamları planı incelemiş ve fazla şarta bağlı olması dolayısıyla uygulanmasının olanaksız olduğu yönünde rapor vermişti. Bulgaristan meselesi son derece akıllıca seçilmiş bir koşuldur. Osmanlı Ordusu'na her türlü Alman desteği için kullanılabilir tek ulaşım yolu olan demiryolu Bulgaristan üzerinden geçmektedir. Bu destek hattının kesilmesi, ancak Bulgaristan'ın İtilaf Devletleri tarafına geçmesiyle olanaklıdır. Diğer yandan Birleşik Krallık'ın İstanbul Büyükelçisi Sir Louis Mallet, Ağustos ayında Boğazların yabancı savaş gemilerine kapatılmasının ardından Boğazların zorla geçilmesi yönünde bir öneriyi rapor etmiştir. Mallet, donanmanın geçmesinden sonra Boğazların kara birliklerince işgal edilmesi gerektiği görüşünü öne sürmekteydi. Bir yandan bu savaş planları yapılırken Birleşik Krallık Hükûmeti Osmanlı İmparatorluğu'nu savaşın dışında tutmaya çabalıyordu. Osmanlı savaşa girdiğinde ilk askerî harekâtının Süveyş Kanalı üzerine olacağı tahmin ediliyordu. Bu bölgeye Batı Cephesi'nden o sıralarda birlik kaydırılmasına olanak yoktu. Müstemlekelerden kuvvet aktarmak ise aylar alırdı. Diğer yandan müslüman ülkelerin ki birçoğu Britanya müstemlekesiydi, müslüman halkında ayaklanmalar olmasından ciddi biçimde çekiniliyordu. Bu endişelerin boşuna olduğunu zaman göstermiştir, Osmanlı davası uğruna müslüman ülkelerden, hatta kendi tebaasından dahi kayda değer bir destek olmamıştır. Bütün bu endişelerle Birleşik Krallık Hükûmeti, Osmanlı'nın savaş dışı kalması şartıyla bir kısım öneri getirmiştir. Bu önerilere Fransa'nın, hatta Rusya'nın da desteği sağlanmıştı. Öneriler, Çanakkale Boğazı'nın ticari gemilere açılması ve Alman askerî personelinin sınır dışı edilmesi şartlarını içermektedir. Goeben ve Breslau üzerinde ısrar ediliyordu. Bu gemilere, Ege'ye çıktıkları takdirde, eğer Alman askerî personeli taşıyorlarsa, Alman savaş gemisi işlemi uygulanacaktı, yani ateş açılacaktı. Çanakkale Boğazı'nın geçilerek İstanbul'un zorlanması fikrinin Birleşik Krallık Parlamentosu'nda ilk olarak 25 Kasım 1914 tarihindeki Birleşik Krallık Başbakanlık Toplantı Salonu'ndaki olağan toplantıda Churchill tarafından ortaya sürüldüğü kabul edilmektedir. Mısır'ın savunulması konusunda alınacak ek önlemlerin konuşulmasının hemen ardından söz alan Deniz Bakanı (Donanma Birinci Lordu) Churchill, Mısır ve Süveyş Kanalı'nı yerinde savunmanın pasif bir tutum olacağını öne sürerek konuşmasına başlamıştır. Bu bölgedeki kuvvetlerin büyük bölümünü, Avrupa'dan bir kısım kuvvetle takviye ederek Osmanlı İmparatorluğu'nun en zayıf noktasında saldırmanın daha uygun olacağını belirtmiş ve bu noktayı, başkent İstanbul olarak işaret etmiştir. Mısır'ın savunulması konusunda alınacak ek önlemlerin konuşulmasının hemen ardından söz alan Deniz Bakanı (Denizcilik Birinci Lordu) Churc Böylesi bir harekâttan Churchill'in beklediği amaçlar, Rusya'ya yardım edilmesi, Bulgaristan ve Romanya gibi tarafsız ülkeleri, hatta Almanya yanında savaşa girmeye yaklaşan İtalya'yı ve taraf konusunda kararsız Yunanistan'ı etkilemek, Fransa ve Rusya cephelerinde kilitlenmiş görülen savaşa, Balkanlar üzerinden bir kuşatma ile çözüm bulmaktı. Diğer yandan Churchill, bol silah ve mühimmatla desteklenecek Rus Çarı'nın, milyonluk nüfusunu savaşa sürerek, Almanya'yı bu insan seli karşısında yıkacağını belirtmektedir. Bu ifadelere karşın o günkü toplantıda bu konu üzerinde bir görüşme açılmamıştır. Sonraki toplantılarda Savaş Bakanı Lord Kitchener, Fransa Cephesi'nin durumu nedeniyle Çanakkale için asker veremeyeceğini kesin olarak ifade etmiştir. Fransız orduları Başkomutanlığı da Batı Cephesi'nden başka bir yer için asker alınmasına şiddetle karşıdır. Bu durumda Churchill Çanakkale Boğazı'nı kendi komutasında olan donanmayla geçmenin yollarını aramıştır. Bunun üzerine 3 Ocak 1915'te Akdeniz'deki Amiral Sackville Carden'e "Boğazları sadece deniz kuvvetleriyle zorlama" konusunda görüş soran bir mesaj göndermiştir. Mesajda, mayın hatlarına kömür gemileri sürerek durumun değerlendirilebileceği notu vardır. Ancak Amiral Carden bunu mümkün görmediğini, bunun için büyük bir kuvvet gerekeceğini bildirmiştir. Churchill, bu kez "Tasarladığınız harekatın niteliğini, istediğiniz kuvvetin miktarını ve bunu nasıl kullanmayı düşündüğünüzü lütfen bildiriniz" içeriğinden bir mesaj göndermiştir. Amiral'in 11 Ocak'taki yanıtı ile bir görev kuvveti şekillenmeye başlamıştır. İki gün sonraki, 13 Ocak'taki Yüksek Savunma Konseyi toplantısında, Çanakkale Boğazı'nın sadece donanmayla zorlanması konusunda Deniz Bakanlığı'na ön yetki verilmiştir. Harekât için kesin karar ise Konsey'in 28 Ocak 1915 tarihli toplantısında alınmıştır. Toplantı tutanağında karar şu ifadeyle yer almaktadır. Bahriye Nazırlığı hedef İstanbul olmak üzere, Gelibolu Yarımadası'nı döve döve zapt edecek bir deniz harekatına Şubat ayında başlayacaktır. Esasen kara unsurlarının desteği olmadan, donanmanın tek başına İstanbul'u işgali girişimi Churchill'in bütün çabaları sonucu uygulamaya konulmuş görünmektedir. Amiral Carden gibi Donanma Komutanı Lord Fisher de bu operasyona karşıydı. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
Taraflar: kuvvetler, hazırlıklar, planlama
Osmanlı: Çanakkale Müstahkem Mevkii Kabaca 62 km. uzunluğundaki Çanakkale Boğazı, 1,2 km. ile 7 km. arasında değişen bir genişlik göstermektedir. Ege Denizi girişinde 3,2 km. genişliktedir. En dar olduğu kesim Çanakkale ile Kilitbahir Burnu arasıdır ve burada genişlik 1,2 km'dir. Boğaz boyunca yüzey akıntısı, Marmara Denizi'nden Ege Denizi yönündedir, dolayısıyla Marmara'ya geçen su üstü tekneleri için hız kesicidir. Çanakkale Boğazı'nın savunması kolordu düzeyindeki Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı sorumluluğundadır. Komutanlık, Osmanlı İmparatorluğu ile Almanya arasında ittifak antlaşmasının yapıldığı 3 Ağustos'tan sonra, Başkomutanlık'ın emri ile 5 Ağustos 1914 tarihinde kurulmuştur. Komutanlık, hem İstanbul Boğazı, hem de Çanakkale Boğazı savunmasında sorumlu olan Alman amirali V. Usedom'a bağlıdır. Çanakkale Deniz Savaşı öncesinde Mevkii, Cevat Paşa komutasındaydı. Cevat Paşa'nın emrinde iki piyade tümeni ve çeşitli topçu bataryaları ve destek kıtaları bulunmaktaydı. Boğaz'ın savunması esas olarak mayın hatlarına dayanmaktadır. Ancak sahillere teşkil edilen top bataryaları gibi ek önlemlerle bu mayın hatlarının güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Mayınlama çalışmaları Seferberlik ilanının hemen ardından (3 Ağustos 1914), Boğaz'ın ana savunmasını oluşturmak üzere mayın hatları döşenmesi çalışmaları başlatılmıştır. Bunun için en uygun kesim, doğal olarak Boğaz'ın en dar olduğu aralıktır. Çanakkale Boğazı, girişten Kepez Burnu'na kadar görece geniştir. Nara Burnu'na kadar yeniden genişler ama Boğaz'ın en dar yeri Çanakkale kenti ile karşıda Kilitbahir arasıdır. Bu nedenle mayınlama çalışmaları Kepez Burnu önlerinden Çanakkale gerisine kadar olan kesimde yapılmıştır. Esasen Boğaz'a mayın döşenmesi ile ilgili elde hazır bir plan vardır. İki mayın hattı öngören bu plan Birleşik Krallık Donanması'ndan bir subay tarafından hazırlanmıştı. İtilaf Devletleri Birleşik Filosu'nun Çanakkale Boğazı'na yönelik ilk saldırısının yapıldığı 19 Şubat 1915 tarihine kadar Boğaz'a 9 mayın hattı döşenmiştir. Bu hatlar 40-45 metre aralıkla, çoğunlukla 4-5 metre derinliğe (birinde 2,5 metre) aralıklarla atılmış mayınlardan oluşmaktadır. Bu mayınlama çalışmaları sırasında bazı mayınlar kısa süre sonra infilak etmiş, bazıları da akıntı nedeniyle sürüklenip işlemlerini yitirmişlerse de büyük kısmı ele geçirilip kullanılmıştır.Tüm bu çalışmalar ve sonrasındaki mayınlama faaliyetleri Müstahkem Mevkii Komutanlığı bünyesindeki Mayın Grup Komutanı Binbaşı Nazmi (Akpınar) Bey'in yakın gözetiminde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaların sonucunda 18 Mart'a kadar toplam 403 mayın kullanılmıştır. Tüm bu mayınların büyük kısmı, Ruslar tarafından Yavuz ve Midilli'nin Karadeniz'e çıkmasını önlemek için İstanbul açılarına döktükleri mayınların toplanmasından gelmektedir. Diğer bir kısım mayın ise, Trabzon açıklarından toplanan Rus mayınları, İzmir sularında ele geçen Fransız mayınları ve Balkan Harbi'nden kalma Bulgar mayınlarıdır.[39] Bu şekilde ele geçen mayınlar Alman torpil uzmanı Yüzbaşı Goehl tarafından tek tek kontrol edilmiştir ve toplam 145 adet olarak Çanakkale Boğazı'nda kullanılmıştır. Hatlar halinde dökülen mayınlardan bir kısmı zaman içinde, esas olarak güçlü fırtınalar nedeniyle yerlerinden koparak akıntıya kapılmıştır. Mayın üretimi olmadığı için bu mayınlar fazlasıyla değerliydi. Bu yüzden, çarpıp havaya uçma tehlikesi göze alınarak su üstünden toplanmasına çalışılmış, büyük bir kısmı bu şekilde toplanmıştır. Mayınlama önlemleri yanında zamanı geldiğinde akıntıya bırakılarak İtilaf Devletleri gemilerine doğru sürüklenmeleri için 13 mayın ayrılmış ve bunların suya bırakılması için gereken düzenlemeler yapılmıştır. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
Tabyalar
Liman von Sanders başkanlığında bir Alman heyetinin Osmanlı ordusunu geliştirmek için Türkiye'ye gelmesinden sonra hem İstanbul, hem de Çanakkale Boğazı'nın savunma Komutanlığı'na Amiral Usedom getirildi. Ardından 42 Alman subay ve eri Çanakkale'ye gelerek göreve başladılar. Bu sayı 18 Mart 1914'e kadar 24 subay ve 432 eri bulmuştur. Hamidiye Tabyası tümüyle Alman subay ve erlerinin kontrolündeydi. Bu tarihlerde Çanakkale Boğazı'nın savunması oldukça yetersizdir. Koruganlar zayıf, eski toplardan oluşan bataryalar yetersizdi, değişik cins ve çapta toplarla donatılmıştı. Bu nedenle mevcut topçu mühimmatı birbirine uymamaktaydı. Mesudiye gibi artık denizde görev yapamayacak kadar eski askeri gemilerden sökülen toplarla yeni bataryalar oluşturulmuştu. Böylece farklı çapta mühimmat ve top uyumsuzluğu artmıştı. Zaten elde güçlü bir topçu savunmasına yeterli olandan çok daha az mühimmat vardır.[34] Mayın hatlarının korunması ve Boğaz'dan geçişin engellenmesi için etkili bir savunma kurabilmek amacıyla Almanya'dan güçlü toplar ve mühimmat sipariş edildi. Ancak bu toplar ve mühimmat, Almanya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki kara yolu üzerinde bulunan Bulgaristan ve Romanya'nın savaşta henüz tarafsız konumda olmaları nedeniyle Çanakkale Deniz Savaşı boyunca Osmanlı makamlarına teslim edilemedi. Sonuçta boğaz topçu savunmasında değişik çapta 230 top bulunmasına karşın bunlardan çoğu oldukça eskiydi. En iyilerinin bile atış menzili 7–8 km civarında olup, sadece 82 adeti donanma toplarıyla düello edebilecek nitelikteydi. Almanya'ya bir miktar uzun menzilli ağır top ve cephane siparişi verilmişti. Bu haliyle Çanakkale Boğazı'nın savunma düzeni, her iki kıyıda konuşlandırılmış topçu bataryaları ile boğaza döşenmiş olan mayın hatları bileşimidir. Diğer yandan mevcut tahkimatlar yeniden düzenlendi, güçlendirildi.Işıldakların sayısı ona çıkarıldı. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Karadaki topçu bataryaları üç grup halinde tertiplenmiştir. Dış savunma, orta savunma ve iç savunma (Merkez Tahkimat) düzenidir. Boğazın ana savunma düzeni, Merkez Tahkimat kesimidir. Uzun menzilli toplar ve mayın hatları Merkez Tahkimat bölgesinde yerleşiktir. Ayrıca düşman gemilerini yanıltmak için üç tahkimat bölgesinde de sahte topçu mevzileri yapılmış, bunlara duman çıkartacak araçlar eklenmişti. Böylece bu sözde bataryalar ateş açar görünümü vererek düşman gemilerinin ateşini üzerlerine çekeceklerdi. Dış Tahkimat, Gelibolu Yarımadası'ndaki Ertuğrul ve Seddülbahir, Anadolu yakasındaki Kumkale ve Orhaniye tabyalarıdır. Burada görev yapan topçu birliği, merkezi Çanakkale'de olan 2. Topçu Tugayı'nın 5. Ağır Topçu Alayı olup 1914 yılı Ağustos ayı başlarında mevzilere yerleşmişti. Alay'ın 1. Topçu Taburu Seddülbahir, 2. Topçu Taburu Anadolu tarafındadır. Dış Tahkimat'ın silahları 150 mm'lik 19 ağır top, 6 havan ve 4 adet “mantelli” adı verilen eski model toplardan oluşur. Hepsi, “çakılı” yani sabit toplardır. Orta tahkimat, her iki sahildeki 15 cm'lik 24 obüs, 12 cm'lik 8 dağ topu, 21 cm'lik 10 havandan oluşan, toplam 42 namludur. Bu tahkimat, hareketli toplardan oluşmaktadır. Orta tahkimatın görevi, mayın tarama teknelerini engellemek ve diğer gemilerin gerideki Merkez Tahkimat'ı dövmelerini engellemekledir. Merkez Tahkimat ise Kepez – Soğanlıdere hattı ile Nara – Değirmendere hattı arasında kalan kesimdir. Avrupa Yakası'nda Degirmendere, Namazgah, Rumeli Hamidiyesi (Hamidiye 2), Anadolu Mecidiyesi, Anadolu Yakasında Nara, Rumeli Mecidiyesi, Çimenlik, Rumeli Hamidiyesi (Hamidiye 1), Çimenlik, "Dardanos" ve Mesudiye olmak üzere on tabya (topçu bataryası) halinde düzenlenmiştir. Tahkimatlarda menzilleri 16,9 km. olan 35,5 cm'lik 24, diğerleri daha küçük çaplarda olmak üzere toplam 137 top bulunmaktaydı. Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı. Boğazı ve mayın hatlarını koruyan tabyaların bir kara harekâtına karşı güvenliği yoktur. Gelibolu Yarımadası'nın en dar yerindeki Bolayır civarında üç ana tabyadan oluşan bir savunma vardı. Ancak Gelibolu Yarımadası sahillerine yapılacak bir çıkarma harekâtı için kara savunması mevcut değildi. Bu eksikliğin giderilmesi için Tekirdağ'daki 3. Kolordu'nun Gelibolu'ya kaydırılmasına karar verilmiştir. Üçüncü Kolordu Komutanı bu tarihte Balkan Savaşı'nın Yanya Savunması'ndaki başarısıyla bilinen Esat Paşa'dır. Kurmay başkanı ise Fahrettin Altay'dır. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
İtilaf Devletleri: Birleşik Filo
Saldırı gücü için Carden'in Akdeniz filosu güçlü savaş gemileriyle desteklendi. Böylece Çanakkale Boğazı'nı zorlamak için Birleşik Filo oluşturuldu. Amiral Carden 11 Ocak tarihli raporunda 12 muharebe gemisi, üçü ağır olmak üzere 6 kruvazör, 16 muhrip, 12 mayın tarayıcı, 6 denizaltı ve çeşitli sınır gemiler gerekeceğini bildirmişti. İstediği bu gemilere ilaveten emrine yeni hizmete girmiş olan Queen Elizabeth ile Irresistible zırhlıları da verilecektir. Fransız Hükûmeti tarafından, harekât için Amiral Guépratte komutasında dördü zırhlı, dördü denizaltı olmak üzere 26 parçalık bir filo tahsis edileceği bildirildi. Churchill de Birleşik Krallık gemilerini Amiral Carden komutası altına girmek üzere bölgeye hareket ettirmiştir. Bu şekliyle filoda orta ve ağır çapta 247 namlu bulunmaktadır. Asker sıkıntısı nedeniyle harekât başlangıçta sadece deniz kuvvetlerine dayanmaktayken, Şubat başında, kraliyet denizcilerine destek olmak üzere 29. Britanya Tümeni de Mısır'da eğitim görmekte olan Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerine katıldı. Savaşın o aşamasında, bu kara birliklerinin Boğaz'da değil İstanbul'un işgalinde kullanılması öngörülmekteydi. [Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Birleşik Filo'nun panoramik görüntüsü |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
Harekâtlar
Denizaltı faaliyetleri Birleşik Krallık denizaltıları, 1914 yılından itibaren, asıl savaş henüz başlatılmadan, saldırıya geçmişlerdir. İngiliz amiral Carden komutasındaki Abluka Filosu, 20 Eylül 1914 gününden beri Yunanistan sınırları içindeki Dedeağaç'tan İzmir Körfezi'ne kadar tüm Kuzey Ege kıyılarında bir abluka uyguluyordu. Komutası altındaki üç Birleşik Krallık (B9, B10 ve B11) ve üç Fransız (Joule, Saphir ve Marioette) denizaltısı bu görev için kullanılıyordu. Bu denizaltılarla Marmara Denizi'ne geçilip geçilemeyeceği araştırılmak istendiğinde bu iş için B – 11 kullanılmasına karar verilmiştir. Gelibolu Yarımadası'nın işgali için çıkarmalar yapıldığı 25 Nisan 1915 gününden hemen sonra da, bölgedeki Osmanlı kuvvetlerinin (5. Ordu) deniz üzerinden asker, mühimmat ve erzak ikmalini engellenmek için denizaltı operasyonları, bölgeye gönderilen yeni denizaltıların da katılımıyla yapılmıştır. Bu harekâtlar sırasında İtilaf Devletleri'ne ait 13 denizaltı kullanılmış ve Çanakkale Boğazı'nı 27 kez geçme girişiminde bulunulmuştur. Bu teşebbüslerde 3 Birleşik Krallık denizaltısı ve 3 Fransız denizaltısı ile bir Avustralya denizaltısı batmış, bir Fransız denizaltısı da ele geçirilmiş ve Müstecip Onbaşı adıyla Osmanlı donanmasına katılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun bu denizaltı harbindeki gemi kayıpları ise toplam tonajı 21 bin ton olan 8 askerî gemi (Mesudiye, Barbaros Hayreddin zırhlıları, Yarhisar muhribi, Peleng-i Derya, Nur-ül Bahir gambotları, Nara ve Sakız destek gemileri ile toplam tonajı 38.500 ton olan Şirket-i Hayriye ve Haliç Şirketi'ne ait 31 ticaret gemisi batmıştır. Bunların yanı sıra 200'den fazla küçük tekne ve mavna da batırılmıştır. Toplam gemi kaybı 63.516 tondur. Bu denizaltı harekâtları her ne kadar 5. Ordu'nun savaş gücünde yıkıcı bir hasar yaratmadıysa da, Osmanlı İmparatorluğu'nun gemi, insan gücü, malzeme ve mühimmat yönünden ağır sayılabilecek kayıplara uğramasına neden olmuştur. Sonuç olarak asker nakliyatı mayıs ayı ortalarından itibaren Trakya üzerinden kara yoluyla yapılmaya başlamıştır. Bu durumda 12 saat gerektiren nakliyat bir haftayı bulmuştur. Diğer ikmal maddeleri sevkiyatı da kara yoluna kaydırılmıştır. Sonuç itibarıyla Müttefik denizaltı operasyonları cephe kuvvetlerinin ikmalini zor, zahmetli, zaman alıcı hale getirmiş ve en azından altı kat daha pahalıya mal olmasına yol açmıştır. Özellikle mühimmat nakliyesinde yaşanan gecikmeler cephelerde belirgin sıkıntılar yaratmış, hatta bazı taarruzların sırf bu yüzden ertelenmesine neden olmuştur. Bir diğer önemli ikmal malzemesi olan tıbbî malzeme sevkiyatındaki gecikmelerin de ölümcül olması tabidir. Bütün bunların sonucunda denizyoluyla ikmal kademe kademe terk edildi. Öyle ki Müttefik Donanma Komutanlığı, 1915 yılı Aralık ayı itibarıyla Marmara Denizi'nde hedef yokluğundan denizaltı operasyonlarına son vermeye karar vermiştir. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
Suüstü harekâtları
İtilaf Devletleri'nin Çanakkale Boğazı top bataryalarına karşı ilk girişimi, Osmanlı Donanması'nın Yavuz ve Midilli'nin de katıldığı Karadeniz'deki Rus limanlarını bombalamasına bir misilleme olarak 3 Kasım 1914 günü altı kruvazörle yapılmıştır. Bu tarihte henüz Boğaz'ın zorlanması yönünde alınmış bir karar yoktur. Söz konusu karar 25 Ocak 1915 tarihli Birleşik Krallık savaş konseyi toplantısında alınacaktır. Birleşik Filo'nun Amiral Carden tarafından hazırlanan taarruz planı dört aşamalıydı: Birinci, ikinci ve üçüncü aşamalarda sırasıyla dış, orta ve merkez tahkimatlar yok edilerek mayın hatları temizlenecek, son aşamada ise kalan mayın hatları temizlenerek donanma Marmara'ya girecekti. İlk aşamaya 19 Şubat 1915'te başlandı. Ancak bundan önce Çanakkale Boğazı önlerinde devriye gezen Birleşik Krallık gemileri 3 Kasım'da Dış Tahkimat bölgesini 17 dakika süren bir topçu taarruzu yapılmıştır. Bu taarruz, menzilin çok dışından yapıldığı için top başında yapacak bir şey yoktu. Personel uygun sığınaklara çekilmiştir. Mermilerden biri Seddülbahir Kalesi içindeki cephaneliğin 3 metre kalınlıktaki toprak dolgusunu ve tavanını delerek içeride patlamıştır. Cephanelikte 11 ton barut ve 360 ağır top mermisi bulunmaktaydı. İçeride sığınmış olan 5 subay ve 81 er ölmüş, 23 er yaralanmıştır. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
19 Şubat taarruzu
Birleşik Filo'nun plana uygun ilk harekâtı 19 Şubat 1915 günü başlatıldı. Plana göre, Boğaz'ı zorlama harekâtının ilk aşamasında Dış Tahkimatın, yani Anadolu yakasındaki Kumkale ve Orhaniye tabyaları ile Avrupa yakasındaki Ertuğrul ve Seddülbahir tabyalarının imha edilmesi öngörülüyordu. Harekât, Birleşik Filo'nun 12 gemisiyle yapılmıştır. Filodaki gemiler üç grup halinde savaşa sürüldüler. Birinci grupta Inflexible, Agamemnon, Queen Elizabeth, ikinci grupta Vengeance, Albron, Cornwallis, Irresistible, Triumph ve Fransız gemilerinden oluşan üçüncü grupta ise Suffren, Bouvet, Charlemange ve Gaulors yer almaktadır. Söz konusu gemiler Osmanlı mevzilerine karşı 170 namluyla ateş açmışlardır. Filodaki bu topların çaplarına göre sayıları, 30,5 cm'lik 48, 23,4 cm'lik 20, 16 cm'lik 20, 15 cm'lik 56, 10,5 cm'lik 26'dır. Boğaz'ın Dış Tahkimat'ında hazır bulunan toplar ise 19 ağır top, 6 havan ve 4 mantelli toptur. Sabah 09.50'de başlayan harekâtın ilk bölümünde hedef olan tabyalar 7.700-15.000 yardadan (7-13,7 km.) ateş açmışlardır. Osmanlı topçusu menzilleri kısa olduğu için karşılık verememiştir. Zırhlılardan bazıları kıyılara sokularak tabyaları yan ateşine almışlardır. Saat 14.00 dolaylarında gemiler ilerleyerek 5–7 km'den atışa geçince Osmanlı tabyaları karşılık vermeye başlamıştır. Saat 16.40'ta Orhaniye Tabyası ateşini fazla yaklaşan Vengeance zırhlısı üzerine toplamıştır. Bunun üzerine diğer zırhlılar ateşlerini Orhaniye Tabyası'na yönelttiler. Birleşik Filo'nun 7,5 saat süren taarruz yaklaşık olarak bin mermi harcanarak saat 17.30'da sona erdirilmiştir. Osmanlı tabyalarında kayıp ikisi subay olmak üzere 4 ölü ve 11 yaralıdır. Toplarda hasar yoktur. Havanın kararması üzerine saat 17.30'da donanma geri çekilmiştir. Taarruz başarılı olmamıştı. Bunun nedeni, gemilerin yeterince yaklaşmadan, uzaktan ateş açması ve sık sık yer değiştirmiş olmalarına bağlanmıştır. Dolayısıyla Dış Tahkimat'a taarruzun yenilenmesi gerekiyordu. |
Yanıt: Çanakkale Deniz Savaşı (18-Mart-1915)
25 Şubat taarruzu
Birleşik Filo'nun zırhlılarının 7,5 saat içinde bin mermi kullanarak dövdüğü Osmanlı tabyalarının susturulamaması bir başarısızlıktı. Ancak yine de bir kazanım vardır. Birleşik Filo Komutanlığı, Osmanlı tabyalarının yan ateşe alınabilmek gibi bir zaafı olduğunu böylece anlamıştır. Ayrıca tabyaların vurulmasının yeterli olmadığı ortaya çıkmıştı. Tabyadakiler, gemiler atış menzillerinin dışındayken siperlere çekilmekteydiler. Gemiler menzile girince top başı edip ateşe başlamaktalar, gerektiğinde yakınlarda patlayan top mermilerinin yığdığı toprağı temizleyip topları yeniden ateşe hazır hale getirmektedirler. Bu durumda, her topun tek tek vurulup imha edilmesi gerekmektedir. Saldırı gecesi Osmanlı komutanlığı, Gelibolu Yarımadası'nın batı sahillerinde, olası bir çıkarma hareketine karşı bazı önlemler almıştır. Bu arada saldırıya uğrayan tabyalarda tüm gece boyunca hasarların giderilmesi için gereken çalışmalar yapıldı, toplar yeniden ateşe hazır hale getirildi. Bozan hava sebebiyle bir sonraki saldırı ancak 25 Şubat 1915 günü başlatılabilmiştir. Fakat bu arada muhriplerin koruması altında, zaman zaman Osmanlı topçusunun ateşi altında 25 Şubat'a kadar dış kesimde mayın taraması yaptılar. Ancak buralara zaten mayın atılmamıştı. Saat 09.45'te önceki saldırıda yer alan zırhlılar belirlenen atış hatlarına gelmişlerdir. Queen Elizabeth 10.600 yarda (yaklaşık 9,7 km) demirleyip ateşe başladı. Agamemnon daha yakın bir mesafeye demirlemiştir. Zırhılar, Osmanlı topçu menzili dışında demir atarak ateşe başladılar. Hem cepheden, hem de yandan ateş altına alınan Osmanlı tabyalarında personel top başı yapamadılar. Fakat saat 10.17'de Ertuğrul Tabyası Agamemnon zırhlısına karşı ateşe başlamıştır. İzleyen 15 dk. içinde yedi isabet alan Agamemnon orta derecede hasar görmüştü ve mürettebattan sekiz kişi ölmüştü. Bu arada önce Orhaniye Tabyası'ndaki uzun menzilli iki top, sürekli ateş etmekten aşırı derecede ısınmış, namlular kızarmış ve namlu çemberi parçalanmıştır. Orhaniye Tabyası'nın susturulduğunu düşünen zırhlılar bu kez ateşlerin Ertuğrul Tabyası'na topladılar. Buradaki toplar da kısa süre sonra aynı duruma gelmiştir. Dahası Ertuğrul'da iki top isabet almıştır. Tabyalar öğleüzeri artık ateşi kesmişlerdir. Saat 13.45'te Vengeance ve Cornwallis Boğaz'a girerek Ertuğrul ve Orhaniye'ye ateş açtılar. Boğaz dışındaki zırhlılar da ateşe katıldı. Kumkale ve Seddülbahir tabyalarında durum daha ağırdı. Bu tabyalardaki toplar, hem kendilerinin hem de cephaneliklerin isabet alması nedeniyle ancak dörder mermi kullanabilmişlerdir. Saat 16.00 itibarıyla Amiral Carden, mayın tarama teknelerinin boğaza girmesi için emir vermiştir. Bu tekneleri ateşiyle koruyacak olan Albion, Vengeance ve Triumph altı muhriple birlikte Boğaz'dan içeriye doğru 1,8 km kadar girdiler. Albion Anadolu yakasına, Triumph da Avrupa yakasına yanaşarak tabyaları seri ateş altına aldılar. Orhaniye Tabyası'ndan bir top Albion'a sadece bir mermi atabilmiştir, sonra silindiri parçalandı. Seddülbahir Tabyası'nda ise havan bataryaları Triumph'ın menzil dışında kalması nedeniyle ateş açamadılar. Sonuç olarak uzun menzilli topları olan Orhaniye Tabyası sadece tek bir mermi kullanabilmiş, Ertuğrul Tabyası ise 74 mermi kullanmış ama 8 isabet almıştı. İki batarya da gün sonunda tümüyle imha olmuştur. Personel kayıpları ise 13 ölü, 19 yaralıdır. Boğaz'ın Dış Tahkimat'ının imha edilmesi Avrupa'da beklenenin üstünde sonuçlar doğurmuştur. Bükreş'ten gelen bir istihbarat raporunda İtalya'nın İtilaf Devletleri yanında savaşa katılması yönünde büyük bir ümit olduğu belirtilmekteydi. Olayın Bulgaristan'da yarattığı etki de bu yönde görülmekteydi.Sonuçları daha elle tutulur etkiler ise Rusya ve Yunanistan üzerindedir. Rusya, İstanbul Boğazı'nın Karadeniz kıyılarında yapılacak bir harekâta 40 bin mevcutlu bir ordu ile katılacağını bildiriyordu. Yunanistan Başbakanı Venizelos, Gelibolu Yarımadası'na yapılacak bir çıkarma için üç tümenlik bir kuvvet hazırlayacağını, Kral'ın da bu konuya olumlu bakacağını bildirmiştir. Ancak Rusya, 2 Mart'ta Atina'daki elçisine Yunan kuvvetlerinin Çanakkale Savaşı'na katılmalarını kabul edemeyeceğini açıkça bildirmiştir. Birer kopyası Londra ve Paris'e gönderilen telgrafta "Müttefiklerin İstanbul'a karşı yapacakları taarruza Yunan kuvvetlerinin iştirak ettirilmesine asla müsaade edemeyiz" denilmektedir. Yunan Genelkurmayı da bir gün sonra Gelibolu'ya çıkarma yapmak için artık çok geç kalındığı görüşündedir. Yunan Kralı, muhtemelen hem Genelkurmay'ın, hem de Rusya'nın durumundan etkilenmiş ve Venizelos'un önerisini kabul etmediğini bildirmiştir. Fakat en ilginç tepki Chicago'dan gelir. Rus buğdayının artık serbestçe Avrupa'ya akacağı beklentisiyle alımlar ertelenir ve Chicago buğday borsasında fiyatlar "baş döndürücü bir hızla düşer." Bu arada İstanbul'daki durum da son derece gergindir. Öyle ki Saray'ın ve Hükûmet'in Konya'ya taşınması için gereken hazırlıklar başlatılmıştı. Hazinenin, müzedeki kutsal emanetlerin ve saraydaki değerli eşyanın nakliyesi için gerekli planlamalar yapılmıştı. |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 16:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum