Çanakkale Geçilmez Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleri ile ilgili konular.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Kınalı Mektup
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
110
Konu Bilgileri : Çanakkale Geçilmez
Konu Basligi
Kınalı Mektup
Konudaki Cevap Sayisi
0
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
110

Kullanıcı Etiket Listesi


 
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Prev Önceki mesaj   Sonraki mesaj Next
Alt 18 Kasım 2025, 07:12  
Çevrimiçi
 
Vandetta kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Kınalı Mektup

Kınalı Mektup


Üsteğmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri denetlerken bir yandan da onlarla sohbet ediyor '

Nerelisin?' gibi sorular soruyordu. Gözleri bir ara saçının ortası sararmış bir delikanlıya takıldı. Yanına çağırdı ve merakla sordu: Adın ne senin evladım?" dedi.

- " Ali komutanım" dedi.

- " Nerelisin?"
- " Tokatlıyım komutanım. Tokat'ın Zile kazasındanım..."
- " Peki evladım, bu kafanın hali ne?
Saçlarının ortası neden kırmızı boyalı böyle?"
- " Cepheye gelmeden önce anam saçıma kına yaktı komutanım. Neden yaktığını da bilmiyorum."

- " Peki dedi üsteğmen. "Gidebilirisin Kınalı Ali."

O günden sonra Ali'nin adı Kınalı Ali oldu.

Cephede tüm arkadaşları Kınalı Ali demekle yetinmiyor, saçındaki kınayı da alay konusu yapıyorlardı.

Kınalı Ali arkadaşlarına karşı sevecen ve dürüst tutumu sayesinde kısa sürede hepsinin sevgisini kazandı. Bir gün memleketine mektup göndermek için arkadaşlarından yardım istedi.

" Anama babama burada iyi olduğumu bildirmek istiyorum. Ama okumam yazmam yok. Biriniz yardım edebilir misiniz?"

Biri değil birçok arkadaşı yardıma geldi.


-" Sen söyle biz yazalım" dediler.

Kınalı Ali söylüyor, bir arkadaşı yazıyor, diğeri de söylenenlerin doğru yazılıp yazılmadığını denetliyordu.

" Sevgili anacığım, babacığım hasretle ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim, beni sakın merak etmeyin."

Kız kardeşini kendinden küçük erkek kardeşinin sağlığını ve hatırını sorduktan sonra, köydeki herkesin burnunda tüttüğünü ve kimsenin kendisini meraket memesini söyledikten sonra Biz burada var oldukça bilesiniz ki düşman bir adım bile ilerleyemeyecektir" tümcesi ile bitiriyordu.

Tam zarf kapatılırken Ali " iki üç satır daha ekleteceğini" söyleyerek Mektubun sonuna şunları yazdırdı.

" Anacığım beni buraya gönderirken kafama kına yaktın ama Buradak omutanlarım da arkadaşlarımda benle hep dalga geçiyorlar.

Cepheye gitmek sırası yakında inşallah kardeşim Ahmet'e gelecek. Onu gönderirken sakın kına yakma saçına. Burda onunla da dalga geçmesinler. Tekrar ellerinden öperim anacığım."

Gelibolu'da savaş giderek şiddetleniyordu. ingilizler kesin sonuç almak için tüm güçleriyle yükleniyorlardı.

Cephede savaşan askerlerimiz önceleri birer birer, sonraları beşer beşer, Onar onar şehit oluyorlardı. Gelen destek güçleride yeterli olmuyor, onlarında sayıları giderek azalıyordu.

Gelibolu düşmek üzereydi. Kınalı Ali'nin komutanı bu durum karşısında çaresizdi.

Kendi bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi.

Genç erlerine insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu cepheye göndermek zorunda kalmaması için Allah'a dua ediyordu.

Komutanlarını düşünceli ve sıkıntılı gören Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına gidip ondan kendilerini cepheye göndermesini istediler.

Askerlerinin ısrarları üzerine komutanları daha fazla direnemedi ve ölüme gönderdiğini bile bile bu isteklerini kabul etmek zorunda kaldı.

Kınalı Ali ve arkadaşları sevinç çığlıkları atarak cepheye, hayır bile bile ölüme gidiyorlardı. O gün güle oynaya Gelibolu cephesinde ölümle buluşacakları yere koşan Kınalı Ali'nin bölüğünden tek kişi geri dönmedi. Gidenlerin tümü şehit olmuştu. Bu olaydan kısa bir süre sonra Kınalı Ali'ye anne babasından mektup geldi.

Onun yerine komutanı aldı mektubu ve buruk bir ifade ile okumaya başladı.

Cepheye gitmeden önce arkadaşlarına yazdırdığı mektubuna aile adına babası yanıt veriyordu.

" Oğlum Ali nasılsın iyi misin? Gözlerinden öperim selam ederim. Öküzü sattık, parasının yarısını sana gönderiyoruz, yarısını da yakında cepheye gidecek küçük kardeşine veriyoruz.

şimdi ****ün yerine tarlayı ben sürüyorum. Fazla yorulmuyorum da.

Sen sakın bizi düşünme." Babası mektupta köydeki herkesten, akrabalarından haberler verdikten sonra " şimdi ananın sana diyeceği var" diyerek sözü ona bırakıyordu.

Mektubun bundan sonraki bölümü Kınalı Ali'nin anasının ağzından yazılmıştı şöyle diyordu anası:

" Oğlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler.

Kardeşime de yakma demişsin.

Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde üç işe kına yakarlar;

1 - GELİNLİK KIZA, GİTSİN AİLESİNE ÇOCUKLARINA KURBAN OLSUN DİYE

2 - KURBANLIK KOÇA, ALLAH'A KURBAN OLSUN DİYE

3 - ASKERE GİDEN YİĞİTLERİMİZE VATANA KURBAN OLSUN DİYE...

Gözlerinden öper selam ederim. Allah'a emanet olun.

" Ali'nin mektubu okunurken ve çevresindeki herkes onu dinlerken hıçkıra hıçkıra ağlıyordu... "(Bu mektubun aslı Çanakkale Müzesindedir.)

Alıntıdır.

 
 

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
kınalı, mektup


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor