Tatlı konuşurdu, dinlemesini bilirdi; hoş anlatırdı; açık yürekle, doğru söz söylerdi; sempatikti; vakarlıydı; civanmert tabiatlıydı. Kendi mesleğinde mümtaz, muvaffak, samimi ve sağlam karakterli bir kahraman olması; o zamana kadar politika ve parti işlerine karışmamış bulunması; zarif giyinir, mondaniteden anlar, sohbetten hoşlanır olması, onun ecnebilerin de davetli gördükleri bazı yüksek sosyete çaylarında ve kokteyllerinde hazır bulunmasıyla, şeref ve iftihar duyulan bir müstesna şahsiyet haline getiriyordu.
O her bu türlü toplantılarda yerli ve yabancı herkesle konuşurdu. Fazla girginlik göstermediği gibi, çegingenlik de göstermezdi. Her vakit açık konuşurdu. Fakat her düşüncesini herkese açmazdı; denizin üst yüzünde kıyıdan engine ve sığdan derine doğru bir hizada mavilik görünmesi gibi…