Dün, 12:53
|
#
1
|
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
İyiliği borç sayarsan herkes nankör olur
İyiliği borç sayarsan herkes nankör olur

Hani senin evinde kalan bir arkadaş vardı ya.
— Evet.
Sonra aramadı, sormadı… Vay nankör.
— Ama onunla iş yaptık.
— Evet.
— Karşılıklı fayda vardı.
— Alındı, verildi.
— Bitti.
Bir diğeri vardı, hani sana “abi” diyordu.
— Evet.
— Sonra isminle hitap etti.
— Bak nankörlüğe.
— Belki de daha samimi olduk.
— Mesafe azaldı.
— Rol değişti.
_Bir başkası zor gününde yanındaydın. Altın taktın.
_Sonra aramadı, sormadı.
— Bunlar hep nankör işte.
Bak kardeşim… İnsanları “nankör” diye yaftalamak kolaydır. Hatta keyiflidir. Çünkü insanı rahatlatır. Ama bunun altında çoğu zaman şunlar yatar:
— Yaptığın iyiliğin karşılığında sürekli bağlılık beklentisi,
— “Ben verdim, sen borçlusun” duygusu,
— Görünmeyen bir üstünlük ihtiyacı,
— Terk edilme korkusu,
— Ve en önemlisi: ilişkinin bittiğini kabullenememek.
İyilik, fiş kesilen bir işlem değildir. İnsanlar rollerle gelmez, rollerle kalmaz. Hayat değişir. Mesafeler değişir. İlişkiler dönüşür. Herkes aynı yoğunlukta kalmak zorunda değil.
Herkes aynı hitapta, aynı bağlılıkta yaşamak zorunda hiç değil. Belki de ortada nankörlük yok. Belki de sen, hep başkalarında aradığın şeyi kendindeki nankörlüğü görmemek için kullanıyorsun. Hayatımda gördüğüm en nankör insan da sensin bu arada. Yine de oturduk çay içiyoruz.
Son düzenleyen Penelope; Dün, 12:56.
|
|
|
|
|