Yabancı Ülkeler Dünya'da gezilebilecek yerler.


Konu Bilgileri
Konu Basligi
Kudüs Nerede?
Konudaki Cevap Sayisi
6
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
262
Konu Bilgileri : Yabancı Ülkeler
Konu Basligi
Kudüs Nerede?
Konudaki Cevap Sayisi
6
Su an Bu Konuyu Goruntuleyenler
Bu bilgi üye girişi gerektirir.
Goruntulenme Sayisi
262

Kullanıcı Etiket Listesi


  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 14 Ocak 2024, 06:51  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
soru Kudüs Nerede?

Kudüs Nerede?


Kudüs
(Arapça: Ø§Ù„Ù‚ÙØ¯Ø³, el-Kuds) veya Yeruşalim (İbranice: יְרוּשָ×לַיִ׆Yeruşaláyim), Orta Doğu'nun Kenan bölgesinde, Akdeniz ile Lut Gölü arasındaki Yehuda Dağları'ndaki bir plato üzerine kurulmuş eski bir şehirdir. Üç büyük İbrahimî din olan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam için kutsal sayılan bir şehirdir. İsrail, başkentinin Kudüs olduğunu ilan etmiştir.[4] Birleşmiş Milletler, bu kararı tanımadığını açıklamıştır. Aynı şekilde Filistin de tıpkı İsrail gibi kendi başkentinin Kudüs olduğunu ilan etmiştir.


Şehir, Akdeniz ve Ölüdeniz’in (Lut Gölü) kuzey sınırı arasında yer almaktadır. Doğu Kudüs ile birlikte düşünüldüğünde, alan ve nüfus olarak İsrail’in en büyük şehridir. 800 binin üzerinde nüfusa ve 125,1 km2 alana sahiptir. Uzun tarihi boyunca Kudüs, 2 defa yok edilmiş, 23 defa işgal edilmiş, 52 defa saldırıya uğramış ve 44 defa ele geçirilip tekrar kurtarılmıştır. Şehrin en eski bölümüne, MÖ 4. binyılda ilk yerleşim gerçekleşti. 1538’de Osmanlı padişahı I. Süleyman hükümdarlığı altında, şehri çevreleyen duvarlar inşa edildi. Bugün bu duvarlar Ermeni, Hristiyan, Yahudi ve Müslüman olmak üzere dört çeyreğe bölünmüş olan Eski Şehir'i (Eski Kudüs) çevrelemektedir.

Eski Kudüs, 1981 yılında Dünya Mirasları arasına girdi ve ayrıca şehir, Tehlike Altında Olan Dünya Mirasları arasındadır. Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür.


Sünni Müslümanlar için Kudüs, Mekke ve Medine'den sonra en kutsal şehirdir. İslamiyet’te Kudüs, MS 610 yılında ilk kıble olmuştur ve Kur’an’a göre Muhammed, 10 yıl sonra Miraç’a bu şehirden çıkmıştır. Kudüs, Yahudiler için en kutsal şehirdir çünkü Tevrat'a göre İsrail Kralı Davud, milattan önce Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti olarak inşa etti ve oğlu Kral Süleyman, ilk tapınağı şehrin içinde kurdu. Hristiyanlar için Kudüs’ün kutsallığı ise, Yeni Ahit’e göre Nasıralı İsa’nın bu şehirde çarmıha gerilmesinden ve 300 yıl sonra Azize Helena’nın İsa’nın hayatındaki hac noktalarını belirlemesinden gelmektedir.

Sonuç olarak, küçük bir alan olmasına rağmen Eski Kudüs, birçok dinî önem taşıyan noktalara sahiptir. Bunların arasında Tapınak Dağı, Ağlama Duvarı, Kutsal Kabir Kilisesi, Kubbetü's-Sahre ve Mescid-i Aksa vardır.

Kudüs, 637 yılında, Halife Ömer döneminde, Bizans İmparatorluğu ile yapılan savaş sonucunda Müslüman Arapların eline geçti. 1099 yılında, I. Haçlı Seferi sırasında bu kez Hristiyanlar şehri ele geçirdiler ve bu bölgelerde Kudüs Krallığı başta olmak üzere pek çok devlet kurdular.

1187 yılında, Selahaddin Eyyubi öncülüğünde gerçekleşen Hıttin Muharebesi ile şehir, 88 yıllık bir aranın ardından tekrar Müslümanların hâkimiyetine geçti. Sonrasında da Türk kontrollerine geçti. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşik Krallık kontrolüne geçti. Birleşik Krallık çekildikten sonra Müslümanlar ve Yahudiler arasında sorunlara neden oldu. Günümüzde Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının en önemli sorunlarından biri olarak kendisini göstermektedir. 1948 Arap-İsrail Savaşı’nda Batı Kudüs, İsrail tarafından ele geçirilen yerler arasındadır ve Eski Kudüs de içinde olmak üzere Doğu Kudüs, Ürdün tarafından ele geçirilmiştir. İsrail 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı esnasında Doğu Kudüs’ü ele geçirip sonrasında işgal etti.


Günümüzde İsrail’in temel kanunları, Kudüs’ü İsrail’in “bölünmez başkenti” olarak kabul eder. Uluslararası toplum, son işgali kabul etmeyip Doğu Kudüs’ü, İsrail işgali altında olan Filistin Devleti'nin sınırı olarak tanımlar. Uluslararası toplum, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımlamaz ve de jure olarak Kudüs’te Amerikan büyükelçiliği hariç elçilik bulunmaz. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu kayıtlarına göre 208.000 Filistinli, Doğu Kudüs’te yaşamakta ve Filistin Ulusal Yönetimine göre, bu şehir gelecekte kurulacak olan Filistin Devleti’nin başkenti olacaktır. İsrail Devleti’nin bütün dalları Kudüs’te yer almaktadır. Bunların arasında Knesset (İsrail parlamentosu), Başbakan, Başkan köşkleri ve Yargıtay vardır. İbrani Üniversitesi ve İsrail Müzesi başta olmak üzere, şehirde pek çok turistik ve tarihî yerler bulunmaktadır.

Etimoloji

Mısır Orta Krallığı’na ait düşmanların listelendiği antik yazılarda 'Rušalim' adlı bir şehir ismi geçer ve bu isim evrensel olarak olmasa da genelde Kudüs (Yeruşalayim) olarak bilinir. Kudüs, Abdi-Heba’nın Amarna Mektuplarında 'Urušalimin' olarak geçer. Yeruşalayim, Kitâb-ı Mukaddes’teki Yeşu kitabında ilk ortaya çıkar. Bu form Yireh (tanrının hizmetinde olan ve tanrıya uyan yer) ve Tanrının (Şalim) karışımıdır. Tanrıya verilen Şalim adı, SLM kökünden türediğinden, Şalom (İbranice) ve Salam (Arapça) barış anlamına da gelir, bu nedenle Yeruşalayim’e Barışın Şehri de denir. İbranice “-im” eki çoğul anlamına gelir ve “-ayim” eki ise çift anlamına gelir, böylece (Yeruşalayim isminin), Kudüs şehrinin iki tepe üstünde olduğunu belirttiği düşünülür. Arapçada Kudüs Ø§Ù„Ù‚ÙØ¯Ø³ al-Quds olarak geçer ve “kutsal” ya da “Kutsal Tapınak” anlamına gelir.


Tarih

Kudüs’ün hem İsrail milliyetçiliği hem de Filistin milliyetçiliği arasındaki merkezî pozisyonunu göz önünde bulundurduğumuzda, 5000 yıllık yerleşik hayatı barındıran tarihi incelerken gereken seçicilik, genelde ideolojik ön yargı veya görüşlerden etkilenir. Örneğin, şehrin Yahudi dönemleri, İsrailli milliyetçiler (Siyonistler) için önemlidir ve onlara göre, modern Yahudiler, antik İsraillilerden ve Makabiler’den geldiğini iddia ederler. Öte yandan Müslüman, Hristiyan ve Yahudi olmayanlara ait dönemler ise Filistin milliyetçiliği için önemlidir. Filistin milliyetçilerine göre, günümüzde Filistinlileri, bölgede bulunan farklı insan topluluklar oluşturmuştur. Sonuç olarak, iki taraf da şehrin tarihini, şehir üzerindeki iddialarını güçlendirmek adına politikleştirmektedir.




Antik dönem



Davud’un Şehri
Günümüz Kudüs’ünde bulunan çömlek buluntuları, şehirdeki yaşamın Bakır Çağı’nda, yerleşimin ise Bronz Çağı’nda var olduğunu göstermektedir. Kathleen Kenyon’unda içinde bulunduğu bazı arkeologlara göre, Kudüs, Kuzeybatı Samiler tarafından, Milattan Önce 2600 yılında organize yerleşim alanı olarak kurulmuştur. İlk yerleşim alanları, Ofel Tepesi’ne kurulmuştur. Kutsal Kitap ilk olarak Kudüs’ten, İbrahim’in müttefiki Melchizedek’in yönettiği şehir olarak bahseder.

Bronz Çağı’nın sonlarına doğru, Kudüs, Mısır’a bağlı bir şehir devletiydi. Birkaç ücra köy ve pastoral bölgeleri yöneten mütevazı bir şehir olup, küçük bir Mısır garnizonuna ve Kral Abdi-Heba gibi atanmış yöneticilere sahipti. Birinci Seti ve İkinci Ramses zamanında, artan zenginlikle birlikte kapsamlı inşalar gerçekleşti.

Bu dönemde, Kenan bölgesinin Mısır İmparatorluğu’nun bir parçasını oluşturması, Kutsal Kitap’ta Yeşua’nın işgalini açıklar. Kutsal Kitap’ta, Kenani kabileler tarafından işgal edilmiş olsa da, Kudüs’ün Bünyamin kabilesine verilmiş sınırların içerisinde olduğu belirtilir. Davud, Kudüs’ü işgal eder ve Kudüs, Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti ve krallığın dinî merkezlerinden biri olur.

Kutsal Kitap’a göre, Kral Davud 40 yıl boyunca hükmetti. Hükmünün kesin bitiş tarihi üzerindeki genel tahmin Milattan Önce 970'tir. Kral Davud’un ardından, oğlu Süleyman geçti ve Tapınak Dağı üzerinde Kutsal Tapınağı kurdu. Süleyman Tapınağı (Birinci Tapınak), Ahit sandığının barındığı yer olduğundan, Yahudi tarihinde önemli bir role sahipti. 400 yıldan fazla sürede, Milattan Önce 587 yılında gerçekleşen Babil istilasına kadar, Kudüs, Birleşik İsrail Krallığı’nın ve daha sonra Yehuda Krallığı’nın politik başkentiydi. Birinci Tapınak dönemi olarak adlandırılan bu dönemde, tapınak İsraillilerin dinî merkeziydi.

Süleyman’ın ölümüyle (Milattan Önce 930), on kuzey kabile, İsrail Krallığı’ndan ayrıldı. Davud ve Süleyman liderliğinde, Kudüs Yehuda Krallığı’nın başkenti olarak kaldı. Antik İsrail döneminden kalıntılar arasında Hezekiya’nın Tüneli vardır. Bu tünel bir su yolu olup, Yehuda kralı Hezekiye tarafından inşa edilmiş ve antik İbranice yazılarla süslenmiştir (Siloam yazıları). Milattan Önce 8. yüzyılda inşa edilen geniş duvarda Hezekiya tarafından yapılmıştır.

Silwan’daki Firavun’un kızına ait kabirde İbranice yazılar vardır. Bu dönemden kalan bir su deposu Robinson’un gemisinin yakınlarında, 2012 yılında bulundu ve bu da Yehuda Krallığı döneminde yoğun yerleşmenin olduğuna dair güçlü bir kanıt olarak bilinir.

Milattan Önce 722 yılında, Asurlular’ın İsrail Krallığı’nı işgal etmesiyle birlikte, Kudüs, kuzey krallıktan gelen göçmen dalgalarıyla güçlendi. Birinci Tapınak Dönemi, Babillilerin Milattan Önce 586 yılında Yehuda ve Kudüs’ü işgal etmesiyle sona erdi.



Kudüs’ün Romalılar tarafından yıkılması (David Roberts, 1850)

Klasik Antik Dönem

Milattan Önce 538 yılında, Babil tutsaklığı döneminin ardından, Pers kralı Büyük Kiros, Yahudileri Yehuda’ya tekrar dönmeleri için çağrıda bulundu ve Tapınağı kurmalarına izin verdi. İkinci Tapınağın inşa edilmesi Milattan Önce 516 yılında, Büyük Daryus yönetiminde tamamlandı. Milattan Önce 445 yılında, I. Artaserhas, yayımladığı kanunla şehrin duvarlarını tekrar inşa ettirdi.

Kudüs tekrar Yehuda başkenti olma ve Yahudilerin dinî merkezi olma özelliğini tekrar kazandı.


İkinci tapınak döneminden kalan birçok mezarlık Kudüs’te bulundu. Bunların arasında Tapınağı kuran Simon’un mezarlığı vardır ve mezarın üzerinde Aramice yazılar bulunmaktadır. Eski Şehrin kuzeyinde bulunan Abba mezarlığı da Aramice yazılara sahiptir. Kidron vadisinde bulunan Benei Hezir Mezarlığı, İbranice yazılara sahiptir ve bu yazılar mezarlığın İkinci tapınak rahiplerine ait olduğunu belirtir.

Sanhedrin mezarları, 63 adet kayalarla yapılmış bir yeraltı mezarlığını oluşturur. Kuzey Kudüs’te bulunan Sanhedria muhitinde bulunur ve Sanhedrin üyeleri tarafından kullanılmıştır.


Büyük İskender Pers İmparatorluğu’nu işgal ettiğinde, Kudüs ve Yehuda, Makedon kontrolü altına girdi ve zaman içinde Helen asıllı olan Ptolemaios Hanedanı'nın yönettiği Ptolemaios Krallığı'nın kontrolüne girdi. Milattan Önce 198 yılında, V. Ptolemaios Epiphanes, Kudüs ve Yehuda’yı, üçüncü Antiokos yönetimindeki Selevkos’a kaybetti.

Selevkos, Kudüs’ü tekrar Hellenik şehir devleti hâline sokmaya çalıştı. Milattan Önce 168 yılında, Mattatias ve beş oğlunun Antiokos Epifanes’e karşı gerçekleştirdiği, Makabi isyanıyla Hasmonean Krallığı'nı kurdu ve Milattan Önce 152 yılında Kudüs’ü başkent yaptı.


Milattan Önce 63 yılında, Roma Cumhuriyeti yöneticisi Gnaeus Pompeius Magnus (Pompey), Hasmonean hanedanlığındaki bir taht kavgasına karıştı ve Kudüs’ü ele geçirdi. Böylece Roma İmparatorluğu’nun Yehuda üzerindeki etkisini artırdı.

Kısa süren Part İmparatorluğu işgali ardından, Yehuda, Roma ve Part İmparatorluğu arasındaki çekişmenin yaşandığı bir yer hâline geldi. Part İmparatorluğu taraftarları ve Roma Cumhuriyeti taraftarları çatışmaya başladı.

Roma Cumhuriyeti güçlenmeye başladığında, Romalılara tabi olan yerel idareci, bir tabi-kral olarak Herod başa koyuldu. Büyük Herod, kendini şehrin güzelleşip gelişmesine adadı. Duvarlar, kuleler, saraylar yaptı ve Tapınağın bulunduğu alanı genişletti. Herod yönetiminde Tapınağın bulunduğu alan iki kat genişledi.

Herod’un ölümünden kısa bir süre sonra, Milattan Sonra 6 yılında, Yehuda Roma'ya tabi eyaletlerden olan (Iudaea) biriminin başkenti oldu. Fakat Roma yönetimi, Birinci Yahudi-Roma Savaşı'yla muhalefete uğradı ve bu muhalefet 70 yılında İkinci Tapınağın yıkılmasıyla sonuçlandı. Kudüs, 132 yılında başlayıp üç yıl süren Bar Kokhba Ayaklanması'nda, bir kez daha Yehuda’nın başkenti oldu.

İmparator Hadrianus, Iudaea şehrini, komşu şehirlerle birleştirerek Yehuda adını yok edip Syria Palaestina’yı kurdu. Kudüs’ü Romalı bir şehir hâline getirip adını "Aelia Capitolina" olarak değiştirdi.

Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı. Bu kurallar bütün Yahudileri etkiledi ve böylece şehrin kalıcı laikleşmesini sağlamayı amaçladı. Yahudilerin şehre girmemesi Milattan Sonra 4. yüzyıla kadar sürdü.

Bar Kokhba ayaklanmasını takip eden 5 yüzyılda şehir önce Roma sonra Bizans yönetimi altında kaldı. 4. yüzyılda, Roma İmparatoru I. Konstantin, Kudüs’te Hristiyan şehirleri kurdu. Kudüs nüfus ve genişlik olarak oldukça büyüdü. Şehrin toplam nüfusu 200.000’e vardı. Bu dönemden, 7'nci yüzyıla kadar Yahudilerin şehre girmesi yasaklandı.

Roma İmparatorluğu’nun doğu kalıntısı, Bizans İmparatorluğu, yıllarca şehrin kontrolünü elinde bulundurdu. Kudüs bir süre Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında gidip geldi. 7. yüzyılda Sasani Kralı II. Hüsrev, Bizans’ın içine doğru saldırıya geçti. Suriye’den başlayan saldırıyı Kudüs’e götürdü. Yerel Yahudiler de bu Bizans’a karşı bu saldırıya yardım etti. 614 yılındaki Kudüs istilası, 21 gün süren durmak bilmez savaşla, Kudüs’ün ele geçirilmesiyle sonuçlandı. Bizans anıları, Sasanilerin ve Yahudilerin, şehirdeki binlerce Hristiyanı katlettiğini yazar. Sasaniler tarafından ele geçirilen şehir, 15 yıl Sasani yönetimi altında kalır ve daha sonra Bizans İmparatoru Herakleios 629 yılında şehri tekrar ele geçirir.

Orta Çağ

Bizans yönetiminde olan Kudüs, Ömer İbn el-Khattab’ın Müslüman ordusu tarafından fethedildi. İslam’ın erken döneminde, Müslümanlar tarafından şehir Medînet Beytü'l-Makdis (Tapınağın Şehri) olarak anıldı. Şehrin geri kalanı İliya olarak adlandırdı.

Sonra, Tapınak dağı, El-Haram El-Şerif (Asil Tapınak) ve çevresindeki şehir de Beytü'l-Makdis olarak adlandırıldı. Kudüs’ün Müslümanlaştırılması Milattan Sonra 620 yılında başladı. Dinî kurallara göre, Müslümanlar dini ritüellerini yerine getirirken Kudüs’e yüzlerini çevirdiler ve İslam dinine göre, Muhammed, Kudüs’te miraca yükseldi. 16 ay sonra, kıble Mekke’ye çevrildi.

638 yılında, Halifelik yönetim alanını Kudüs’e kadar genişletti. Ara kuşatmalarla, Yahudilerin şehre girmesine izin verdi. Halife Ömer İbn Al-Khattab, Hristiyanların ve kutsal alanlarının, Müslümanların yönetimi altında güvende olacaklarını Patrik Sofronyus’a temin etti.



Kubbetü's-Sahre

Bir rivayete göre, Halife Ömer, kilisede dua etmeye davet aldığında, Müslümanların kiliseyi camiye çevirmemeleri için kilisede dua etmeyi reddetti.




İlk haçlı seferlerinde Kudüs, 1099

Müslümanlar, Beytü'l-Makdis’e ilk defa gittiklerinde, Kur’an’da adı geçtiğinden ve hadislerde bahsedildiğinden, Mescid-i Aksa’yı ilk ziyaret ederdi. Günümüz Arap ve İbrani kaynakları, mescidin etrafının çöplerle dolu olduğunu ve Yahudilerin, Araplarla birlikte temizlediklerini yazar. Halife Abdülmelik, 7. yüzyılın sonuna doğru, Kubbetü's-Sahre'nin inşasına başladı. 10. yüzyıl tarihçisi El-Mukaddesi, Abdülmelik’in, kubbeyi, Kudüs’teki görkemli kiliselerle yarışsın diye inşa ettirdiğini yazar. Sonraki dört yüz boyunca, Kudüs’ün önemi gittikçe azaldı.

1099’da Fatimi lider yerli Hristiyan nüfusu Kudüs’ten kovdu. Daha sonra, Haçlılar, çok güçlü bir şekilde korunan şehri bir saldırıyla delip, Müslümanların ve Yahudilerin birçoğunu katletti. Daha sonra Haçlılar, Kudüs Krallığını kurdu. Boşaltılan şehir, Yunan, Bulgar, Macar, Gürcü, Ermeni, Suriyeli, Mısırlı, Nasturi, Maruni ve diğerleriyle doldu. Bunun sebebi, hayatta kalan Yahudi ve Müslümanların şehre geri dönüşünü engellemekti. Kuzey-doğu dilimi, Mavera-i Ürdün’den gelen doğu Hristiyanlarla doldurdu. Sonunda, 1099 yılında, Kudüs nüfusu 30.000 oldu. 1187 yılında, Selâhaddin Eyyubi, Kudüs’ü haçlıların elinden aldı ve Yahudilerle Müslümanlara şehre tekrar dönmeleri için izin verdi.

Doğu Hristiyan nüfusuna kalmaları için izin verildi. Selâhaddin’in Eyyubi hanedanlığında, yeni ev, market, kamu banyoları ve dini yerlerin kurulması emredildi. Buna rağmen, Kudüs’ün stratejik önemini yitirmesi ve Eyyubi’nin kanlı çatışmalarından dolayı Kudüs bir köy statüsüne itildi.

1244 yılında, Kudüs Harezm Tatarlar tarafından yağmalandı. Hristiyan nüfusu katledip, Yahudileri kovdu. Harezm’ler Eyyübiler tarafından 1247’de kovuldu.

1250-1517 tarihleri arasında Kudüs Memlükler tarafından yönetildi. Bu dönemde Memlükler ve Haçlılar arasında birçok savaş gerçekleşti. Bölge depremlerden ve Kara ölümden çok etkilendi.
Osmanlı dönemi



Osmanlı duvarları


Kudüs ve çevresi Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi ile beraber Osmanlı idaresine girdi. Kudüs'teki Osmanlı idaresi 1517'den 1917’ye kadar 400 sene devam etti. Kudüs, I. Süleyman yönetiminde zengin bir dönem yaşadı. Barış ve yenilenmeyle dolu bir dönemdi ve bu dönemde şehri çevreleyen büyük duvarlar tekrar inşa edildi. Kudüs'e su getiren kanallar tamir edildi ve çeşmeler inşa edildi.

Kanuni'nin eşi Hürrem Sultan Kudüs'e bir külliye inşa ettirdi. Osmanlı yönetimi boyunca Kudüs bir şehir ve önemli bir din merkezi olarak kaldı. 1744 yılında, bir İngiliz referans kitabı, Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak saydı.

Osmanlı, Kudüs’e birçok yenilik getirdi: elçilikler tarafından kullanılan modern Posta sistemi ve posta araçları ve taşıma hizmetleri, şehrin modernleşmesinin ilk işaretleriydi. 19. yüzyılın ortalarında, Osmanlı, Yafa’dan Kudüs’e uzanan ilk yolu döşedi ve 1892 de bu yol şehre ulaştı.






Ben-Zakai Sinagogu (1893)

Kudüs 1831 yılında Mehmet Ali Paşa tarafından ilhak edildiğinde, birçok elçilik ve konsolosluk şehirde güçlü bir varlık oluşturmak istedi. 1836 yılında İbrahim Paşa, Kudüs’teki 4 büyük sinagogun, Hurva’da dâhil olmak üzere, restore edilmesine izin verdi.

1834’teki Filistin Arap ayaklanmasında, Kasım El-Ahmad, ordusunu Nablus kentinden yönetti ve Kudüs’e saldırdı.

Ebu Goş klanı El-Ahmad’a yardım etti ve 31 Mayıs 1834 yılında şehre girdiler.


Hristiyan ve Kudüs Yahudileri birçok saldırıya maruz kaldı. İbrahim’in Mısır ordusu, Kasım’ın güçlerini bir sonraki ayda bozguna uğrattı. Osmanlı yönetimi 1840 yılında yeniden kuruldu, fakat Kudüs’te kalan, Cezayir ve Kuzey Afrika’dan olan Mısırlı Müslümanlar ve Yahudiler, artan sayılarda şehre yerleştiler. 1840 ve 1850’de, uluslararası güçler, Filistin’de çekişmeye başladılar. Ana yaklaşım nedenleri bölgede bulunan dini azınlıkların üzerindeki korumalarını artırmaktı ve ana çekişmeler, genelde Kudüs’te bulunan konsolosluklar aracıyla gerçekleşti.

Prusya Konsolosluğuna göre, 1845 yılındaki nüfus 16.410 idi. 7120 Yahudi, 5000 Müslüman, 3390 Hristiyan, 800 Türk asker ve 100 Avrupalı bu sayıyı oluşturmaktaydı.

Hristiyan hacıların sayısı Osmanlı yönetimi altında büyüdü. Şükran günü döneminde şehrin nüfusu ikiye katlandı.

1860’larda, eski şehir dışında yeni muhitler oluşmaya başladı. Bunun sebebi, büyük duvarlar içinde bulunan Eski Şehrin alan olarak daralması ve kalabalıktan oluşan kötü sağlıklı koşullardı. Rus yerleşkesi ve Miskenot Şa’ananim 180 yılında kuruldu. 1867’de, Amerikan Misyoner raporlarına göre, Kudüs’ün nüfusu 15.000 üzerindeydi; 4000-5000 Yahudi ve 6000 Müslüman.


Her yıl 5000 ile 6000 arasında Rus Hristiyan hacı şehirde bulunurdu. 1874’te Kudüs özel bir idareye sahip bir vilayet oldu. Suriye Vilayeti’nden kopuk, direkt olarak İstanbul’a bağlı bir şehir oldu.

1880’lere kadar Kudüs’te hiçbir resmi yetimhane yoktu. Bunun sebebi ailelerin birbirlerine bakmasıydı. 1881 yılında, Kudüs’teki ilk Yetimhane, Diskin Yetimhanesi, kuruldu. Bu yetimhanenin kurulmasının sebebi, Rus Pogromu’ndan kurtulan Yahudi çocukların Kudüs’e gelmesiydi. Yirminci yüzyılın başında Zion Blumthental Yetimhanesi (1900) ve Kızlar için bir yetimhane kuruldu (1902).


General Edmund Allenby Kudüs’e girer, 11 Aralık 1917

İngiliz himayesi

1917 yılında, Kudüs Savaşı’ndan sonra, General Edmund Allenby tarafından yönetilen İngiliz Ordusu, şehri ele geçirdi. 1922 yılında, Lozan Konferansı’nda, Milletler Cemiyeti, Birleşik Krallık’a Filistin mandasının, Ürdün mandasının ve Irak mandasının yönetimini himaye etti.

1922’de 1948 yılına kadar, şehrin nüfusu 52.000’den, 165.000’e ulaştı. Bu nüfusun üçte ikisi Yahudi ve üçte biri Araptır (Müslüman ve Hristiyan). Filistin’deki Arap ve Yahudiler arasındaki durum sessiz değildi. Kudüs’te, 1920 ve 1929 yılları arasında Arap ayaklanmaları oldu. İngiliz yönetimi altında, şehrin batı ve kuzey kısımlarında yeni kenar mahalleleri ve yükseköğretim kurumları (İbrani Üniversitesi) kuruldu.

Bölünme ve birleşme (1948-1967)

İngiliz himayesinin bitim tarihine yakın, Birleşmiş Milletler Filistin Paylaşım Planı, Kudüs’te farklı bir uluslararası rejim olmasını tavsiye etti. Plana göre şehir Birleşmiş Milletler gözetimi altında şehir bölünecekti. Beytüllahim’in de içinde olduğu bu uluslararası rejim 10 yıl yürürlükte olacaktı ve 10 yılın sonunda şehirde yaşayanlar bir referandumla şehrin rejimi hakkında karar vereceklerdi.

Plan yürürlüğe, 1948 savaşı nedeniyle giremedi. İngilizler Filistin’den çekildi ve İsrail bağımsızlığını ilan etti. Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu. 28 Mayıstaki Arap lejyonlarının Yahudi kesimi işgal etmeleriyle 1500 kişi yaşadıkları yerden kovuldu ve birkaç yüz kişi mahkûm edildi.




Arap Lejyoner ve İsrail Polisi


Savaşın sonunda İsrail Arap yerleşim kesimlerinin 12 sini ele geçirdi. Yaklaşık 30.000 sığınmacı durumuna geldi.

1948 savaşı Kudüs’ün bölünmesine sebep oldu. Eski duvarla çevrili şehir Ürdün tarafında kaldı. Kasım 1948’de kimseye ait olmayan bir alan Doğu ve Batı Kudüs arasında oluşturuldu. İsrail güçlerinin kumandan Moshe Dayan ve Ürdün kumandanı Abdullah el-Tell ile buluşup pozisyonlarını bir harita üzerinde kararlaştırdılar. Bu çizilen harita, resmi olmasa da 1949 yılındaki ateşkesteki sınır dağılımına karar verdi.İsrail’in kurulumdan sonra Kudüs başkent olarak ilan edildi ve Ürdün 1950 yılında Doğu Kudüs’ü ele geçirdi ve 1953 yılında Ürdün’ün ikinci başkenti olarak şehri ilan etti.


Sadece İngilizler ve Filistinliler Ürdün yönetimini tanıdı. 1948 yılından sonra Eski Duvarlı Şehir, tamamen ateşkes sınırının doğusunda, Ürdün’ün elinde kaldı. Ürdün, bütün kutsal yerlerin kontrolünü sahipti ve ateşkes kurallarının tam tersine, Yahudilere kutsal yerleri yasakladı ve bir kısmına zarar verdi. Ürdün sadece bir kısım Hristiyanı, Hristiyanlar için kutsal yerlere kabul etti.

Eski şehirdeki 58 sinagogun yarısı, işgalin ilk 19 yılında ahır ya da kümese çevrildi. İsrail tarafı da tarihi mezarlıkları bozup yerlerine park veya tuvalet yaptırdı 1964 yılında.

Birçok tarihi ve dini öneme sahip yapı yıkıldı ve yerlerine modern yapılar dikildi. Altı Gün Savaşlarında İsrail Savunma güçleri Doğu Kudüs’ü ele geçirdi. 27 Haziran 1967’de İsrail Doğu Kudüs üzerindeki yönetim gücünü artırdı ve Kudüs belediyesine dâhil etti. 1980 yılında, İsrail Kudüs Kanunu geçirdi ve bu kanuna göre Kudüs, İsrail’in bölünmez başkenti oldu. Şehirdeki Araplara vatandaşlık verildi ve istemeyenlere daimi oturma izni verildi. Altı Gün Savaşı’ndan sonra Kudüs’ün nüfusu %196 arttı. Yahudi nüfusu %155 arttı ve Arap nüfusu ise %314 arttı. Yahudi nüfusu 1967’de %74 iken 1980’de %72’ye, 2000’de %68’e ve 2010 yılında %64’e düştü.

Günümüz

Şehrin durumu ve özelikle kutsal mekânların durumu, İsrail-Filistin sorununun merkezinde yer alıyor. İsrail devleti, Eski şehrin Müslüman çeyreğinde inşa planlarını onayladı.

Bunun sebebi, doğu Kudüs’teki Yahudi nüfusunun artmasıdır. İslami liderler, öte yandan, Yahudilerin Kudüs’le hiçbir bağlarının olmadığını iddia edip, 2500 yıllık ağlama duvarının, bir caminin duvarı olarak inşa edildiğini söylerler. Ehud Barak tarafından 2000 yılında kurulan bir uzman takım, şehrin bölünmesi gerektiği sonucuna vardı.

Dönemde yapılan anketlere göre, toplumun %60-70'i şehrin bölünmüş olduğunu kabul etmekte, %56’sı bölünmeyi kabul etmekteydi. Barışa olan güçlü özlem ve istek, Barış Heykeli (silah parçalarından yapılmış, tarım aletleri) tarafından sembolize edilir. Heykel, Eski Şehir duvarlarına bakan, eski İsrail-Ürdün sınırının yakınlarındadır ve Yeşaya kitabından alıntılar vardır üzerinde (Arapça ve İbranice). Rusya ve Çin] gibi bazı ülkeler, Filistin’i, Doğu Kudüs’ü başkent olarak tanır.

Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna ait olan 58/292 nolu çözüm önergesine göre, Filistinlilerin Doğu Kudüs üzerinde egemenlik hakları vardır.

Coğrafya




Zeytin Dağı

Kudüs, Yehuda Dağlarında bulunan platonun güneyinde bulunur. Şehrin rakımı 760 metredir. Bütün Kudüs, vadiler ve kuru nehir yataklarıyla çevrelenmektedir. Kidron, Hinnom ve Tyropeon vadileri, eski şehrin güneyindeki bölgede buluşur. Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağları'nı ikiye ayırır.

Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti. Yüzyıllar boyu süren savaş ve hor görme, bu ormanların yok olmasına sebep oldu. Su temini Kudüs’ün yaşadığı en büyük problemler arasında yer alır. Bu durum tarihi ve karışık su kemerleri, tüneller, havuzlar ve sarnıçlarla kanıtlanır.

Kudüs Akdeniz ve Tel Aviv’in 60 km doğusundadır. Şehrin karşısına 35 km uzaklıkta Ölüdeniz vardır ve Ölüdeniz, dünyanın en düşük seviyede bulunan su birikintisidir.


Komşu şehirler ve kasabalar arasında, güneyde Betlehem (Beyt-ül Lahim) ve Beit Jala, doğuda Abu Dis ve Ma’ale Adumin, batıda Mevaseret Zion ve kuzeyde Ramallah ve Giv’at Ze’ev vardır.Kudüs ormanının yakınında, batı tarafında bulunan Herzl Dağı İsrail’in millî mezarlığıdır.

İklim

Şehirde Akdeniz iklimi etki gösterir. Sıcak ve kuru yazlar ve orta soğuklukta, ıslak kışlar vardır. Kısa süren kar yağışları, bir kış boyunca bir ya da iki defa gerçekleşir ve üç-dört yılda bir ağır kar yağışı gerçekleşir. Ocak yılın en soğuk ayıdır ve ortalama hava sıcaklığı 9 °C'dir. Temmuz ve Ağustos en sıcak aylardır ve ortalama sıcaklık 24 °C'dir. Ayrıca yazlar yağmursuzdur. Yağmur, Ekim ve Mayıs arasında yağar ve Kudüs yaklaşık 3400 güneş ışığı saatine sahiptir.

Şehirdeki hava kirliliği araç trafiğinden oluşmaktadır.

Kudüs’teki birçok ana yol büyük trafik yoğunluklarını ağırlayacak şekilde yapılmamıştır. Bu trafik sıkışıklıklarına ve havaya daha fazla karbon monoksite neden olur. Şehirdeki endüstriyel kirlilik seyrektir.


__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:00  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:09  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:21  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:25  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:29  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
Alt 14 Ocak 2024, 07:32  
Çevrimiçi
WoodStock 🤘☮
 
Leydihan kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Kudüs Nerede?

🔒

İçerik Kilitli

Bu mesajı görüntüleyebilmek için
üye olmalı ve giriş yapmalısınız.

__________________

 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
kudüs, nerede


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık





JRodix Logo
ForumKalbi.Com, JRodix.Com Sunucularında Barınmaktadır.

FK

ForumKalbi

ForumKalbi cebinde, tek dokunuş uzağında

1️⃣ Safari'de Paylaş ⬆️ butonuna basın
2️⃣ Ana Ekrana Ekle seçeneğini seçin
3️⃣ Sağ üstten Ekle deyin

Yükleniyor