![]() |
Derbent Deresi Türküsünün Hikayesi
Eskiden bu günkü gibi ulaşım araçları olmadığından uzak yollara eldeki olanaklarla gidilirdi. Bu olanaklar da at yada deve ile sınırlıydı. Bu nedenlerle de tehlikeli de olsa en kısa yollar tercih edilirdi. Derbent Deresi Denizli ile Alaşehir'i birbirine bağlayan yol üzerinde idi. Ancak buradan kışın geçmek çok tehlikeliydi. Kar ve tipi bastığında uçuruma yuvarlanma tehlikesi vardı.
Söylentiye göre bir gün Kuru Ali’nin Musa develerini yükler ve bu yolu kullanarak Sarayköy’den Sarıgöl’e gider. Ancak kış günü olduğundan dönüşte kar ve fırtına başlar. Baharlar köyüne geldiklerinde köylüler önlerini keserek bu havada Derbent Deresi’nin geçilemeyeceğini söylerler se de Musa dinlemez ve yola devam eder. Derbent Deresi’ne geldiklerinde tipi iyice artmıştır. Derken develerin ayakları tutmaz ve uçurumdan aşağı yuvarlanırlar. Uçurumda soğukltan donarak ölürler. Ertesi günü başka bir yolcu uçurumdaki ölüleri görür ve köylülere haber verir. Musa ve arkadaşları’nın cesetleri Derbent’e getirilir ve ailelerine teslim edilir. Derbent Köyü’nden Ayşe ve Fatı adındaki köylüler ağıt olarak bu türküyü yakarlar. Türkü TRT repertuvarına Devrent Deresi adıyla geçmiştir. Derbent deresine duman bürüdü Yedi devesiyle Musam yürüdü Musamın ciğeri mos mor oldu çürüdü Derbent dereleri dar geldi bana Vadesiz ölümler zor geldi bana Derbent deresine çıvgınlar esti Elimi kolumu poyrazlar kesti Feleğin bizlere neyimiş kastı Derbent dereleri dar geldi bize Vadesiz ölümler zor geldi bize Derbent deresinden biz de geçelim Sılaya varmaya yollar açalım Deve kirasından biz vaz geçelim Yıkıldı develerim kaldıramadım Tutuldu dillerim söyleyemedim Derbent deresinde üç yiğit buydu Musamın gözünü kargalar oydu Musamın öldüğünü anası duydu Ağlasın ağlasın anam ağlasın Ötkün pesereyime duda bağlasın Derbent deresinde bir bölük koyun Musamın elbisesini hamamda soyun Musamın öldüğünü yolcuya sorun Ağlasın ağlasın anam ağlasın Ötkün tülülerimi duda bağlasın Devrent'e varmaya mecal kalmadı Yoldan geçen atlılar bizi almadı Dünyanın malında gözüm kalmadı Yatırdım devemi kaldıramadım Tecellim böyleymiş ben bilemedim Evimizin önünde bir dönüm avlı Avlının içinde kır atım bağlı Musamı sorarsan bir evin oğlu Yanmadık mı kaldı bu yiğitlere Cennet mekan olsun bu şehitlere Arkamı dayadım sarı kayaya Yükümü yüklettim tülü mayaya Canımı değiştim kayma paraya Ağlasın ağlasın anam ağlasın Tülü besireğimi duda bağlasın Derbent deresinde develer katar Musamın ölüsü çaylarda yatar Kulanın yolcusu gel bizi kurtar Derbent dereleri dar geldi bize Vadesiz ölümler zor geldi bize Devrent deresinde kar gene bastı Sağımdan solumdan tufanlar esti Sılada kavuklum umudu kesti Devrent dereleri dar geldi bana Ecelsiz ölümler zor geldi bana Devrent çayları da arpayla doldu Musamın gözünü sansarlar oydu Elim üşüdü de bedenim buydu Devrent dereleri dar geldi bana Ecelsiz ölümler zor geldi bana Değirmenin bendine yükümü yıktım Kaldırdım kafamı havaya baktım Ben bu tatlı canı ucuza sattım Kudretten karadır Musamın kaşı Her daim böyledir feleğin işi Devrent deresinde kar bulamadım Yıkıldı devemi kaldıramadım Kalmışım ben tufanda kurtulamadım Devrent dereleri dar geldi bana Ecelsiz ölümler zor geldi bana |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 02:26. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum