![]() |
Oyunlardan Tiradlar
Tirat bir tiyatro oyununda oyuncuların yazı ya da konuşmada bir kez söylediği parça. Bir düşüncenin kesintisiz gelişimi; uzun ve tumturaklı konuşma olarak da tanımlanabilir. Genellikle başrol oyuncusunun yaptığı uzun konuşmadır.
|
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
Ophelia William Shakespeare'in Hamlet adlı oyununda yer alan bir karakterdir. Oyunda ok az yerde bulunsa da, bu oyunun en derin ruhlarından biridir. Prens Hamlet'e duyduğu aşk onu deliliğe sürüklemiş ve suda boğularak ölmesine neden olmuştur.
OPHELIA : Nasıl ayırdederim bir bakışta Seveni sevmeyenden? Külahından, tozlu çarıklarından, Elindeki değnekten. öldü, güzel sultanım çoktan öldü. öldü, gömüldü bile. Başında yemyeşil otlar büyüdü, Taşı dikildi bile. Ne olur dinleyin! Ak kefenler giyindi kardan beyaz, Sarıldı çiçeklere. Arar arar sevdiğini bulamaz, Ağlayanlar içinde. Fırıncının kızı baykuş olmuş diyorlar. Allah korusun. insan ne olduğunu bilir, ama ne olacağını bilemez. Tanrı bereketini eksik etmesin sofranızdan. Kendiniz hiçbir söz söylemeyin sakın bunun üstüne, ama ne demek olduğunu soran olursa şöyle dersiniz: Yarın bayram, Saint Valentine bayramı, Erken uyanır herkes. Ben bir kızım, gelirim pencerene, Eşim ol derim sana. Delikanlı kalktı, hemen giyindi, Açtıkıza kapısını. Kız girdi içeri, kız girdi ama, Kız çıkmadı dışarı. Ayıp, ne ayıp şey bu! Fırsat bulan her genç yapıyor bunu Yüzü kızarmaksızın. Kız dedi: Bu işi yapmazdan önce Evleniriz demiştin? Delikanlı şöyle karşılık verdi: Evlenirdim sabah sabah gelip de Koynuma girmeseydin. Elbet bir gün düzelir her şey. insan sabırlı olmalı; evet ama ağlamamak elimde değil düşündükçe soğuk topraklara gömüldüğünü. Geceniz hayrolsun, bayanlar, iyi geceler, güzel bayanlar, iyi geceler, iyi geceler! Oyunun adı: Hamlet Yazan: William Shakespeare Türkçesi: Sabahattin Eyuboğlu |
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
Antigone, Sophokles'in ünlü trajedisine adını veren, Antik Yunan mitolojisinde yer alan cesur ve gururlu bir kadın karakterdir.
ANTIGONE İsmene'm canım kardeşim benim babamız Oidipus'un mirası hiçbir acı, kahır, utanç kaldı mı Zeus'un yaşarken bize tattırmadığı? Şimdi de Kral bütün kente buyruk salmış diyorlar, biliyor musun ne? İşittin mi? En sevgilimizin başına gelecekten belki haberin bile yok senin. (İsmene:Bir şey duymadım ben, bilmiyorum.) Sezmiştim böyle olduğunu, ondan çağırdım seni buraya , sarayın dışına yalnız sen işitesin diye. . . . Kreon yalnız birini gömüyor ağabeylerimizin öbürünü gömütsüz bırakıyor aşağılamak için. Eteokles'in cenazesini doğru dürüst dua ile kaldırttı, saygınlık içinde varsın diye ölüler ülkesine. Ama onunla kucak kucağa can veren Poluneikes'i kimse gömmeyecek demiş, kimse yasını tutmayacak! Kardeşimizi böyle gömütsüz, gözyaşsız leş kargalarına, akbabalara peşkeş çekmiş tatlı bir şölen niyetine. Anlıyorsun ya. Sayın Kreon'un buyruğu seni de beni de yakından ilgilendiriyor... Özellikle beni. Duymayanlar iyice öğrensin diye kendi de geliyormuş buraya. Şakası yok, uygulanacak emir. Yasağa karşı çıkan olursa , halkça taşlanarak can verecek surlarda. Durum böyle, günü saati geldi özündeki mayayı görelim yaratılıştan soylu musun yoksa soylu ataların yozlaşmış bir çocuğu mu? . . . Israr etmiyorum, yardımın eksik olsun, işine bak sen. İlerde gönlünden kopsa bile yardımını kabul etmem artık. Ben gömmeye gidiyorum ağabeyimi. bu uğurda ölsem ne gam? Yan yana yatarız kardeşimle iki sevgili gibi, suçsa kutsal bir suç benim ki. Şu kısacık yaşamda dirilere yaranmaya değer mi? Öte yandan sonrasızlık bekler beni Ölmüşlerime adıyorum sevgimi, sen ama yüz çevirip kutsal yasalardan gönlünce sürdür günlerini. Oyunun adı: Antigone Yazan: Sophokles Türkçesi: Güngör Dilmen |
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
Lady Macbeth, William Shakespeare’in Macbeth tragedyasında, iktidar hırsını vicdanının üzerine örten fakat sonunda kendi zihninin karanlığında boğulan trajik bir güç figürüdür.
LADY MACBETH Çık, mel' un leke! Çık, diyorum! Bir. İki. Eh öyleyse yapmak zamanı geldi. Cehennem karanlıkmış. Ayıp size efendimiz, ayıp! Hem asker olun, hem korkun! Kimin bildiğinden ne çekinelim nasıl olsa kudretimiz sorgu suale gelmez. Yine de, kim ihtiyarda bu kadar kan bulunacağını zannederdi? Fife Beyi'nin bir karısı vardı; şimdi nerede? Ne, bu eller hiç temizlenmeyecek mi? Artık yeter; böyle ürkmekle her şeyi bozuyorsunuz. İşte hala kan kokuyor. Arabistan'ın bütün ıtırları şu minicik elin kokusunu tatlılaştıramaz. Ah! Ah! Ah! Ellerinizi yıkayın, geceliğinizi giyin, öyle benzi uçuk durmayın. Tekrar ediyorum, Bangue gömüldü, mezarından çıkamaz ki. Yatağa, yatağa. Kapı vuruluyor. Gelin, gelin, gelin; verin bana elinizi. Olan bir şey bozulamaz. Yatağa yatağa yatağa! Oyunun adı: MACBETH Yazan: William SHAKESPEARE Türkçesi: Orhan BURİAN |
Re: Oyunlardan Tiradlar
Lady Macbeth karakteri gerçekten insanı derinden etkileyen, karmaşık bir karakter. Özellikle vicdan azabıyla boğuştuğu o tiratları okurken tüylerim diken diken oluyor. Shakespeare'in bu oyunuyla bir kez daha insan psikolojisinin derinliklerine inmiş.
|
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
George Bernard Shaw, Jan Dark’ı inancı ve kararlılığıyla çağının düzenine meydan okuyan genç bir vizyoner olarak resmeder.
JAN DARK : Verin o yazıyı bana (Masaya koşup, kağıdı kaparak parça parça eder) Varın yakın ateşinizi. Fare gibi deliğe tıkılmam ben.Seslerim haklıymış. Sizin ahmak olduğunuzu söylemişlerdi. Bunların güzel sözlerine, merhametlerine güvenilmez demişlerdi. Hayatımı bağışlayacağınıza söz verdiniz. Yalanmış. Yaşamak nedir sizce? Donup taş kesilmemek mi sadece? Ne kuru ekmek bulunca gam, yerim, ne de duru su içmek derttir benim için.Ama gök kubbenin şavkından, o güzelim kırların çayırlarından, çimeninden yoksun bırakmak beni... Dağda bayırda askerlerle at koşturmamayım diye ayağıma pranga vurmak... Bana havasız , nemli karanlığı koklatmak... Sizin bu kötülüğünüz, sizin bu sersemliğiniz beni Tanrı'dan bile soğuturken, gönlümü gene O'nun sevgisiyle dolduracak her şeyi almak elimden, cehennem ateşinden de beterdir. Savaş atımdan vazgeçebilirim. Etekle dolaşmasam da olur. Sancaklar, borazanlar, askerler yanı başımdan geçip gitse de öbür kadınlar gibi geride bırakmayı nefsime yedirebilirim. Yeter ki rüzgârda ağaçların hışırtısını, güneşte öten çayır kuşunu, köyümün sağlıklı ayazında meleyen kuzuları işitebileyim. Akşam çanları bana melek seslerini getirsin gene. Bunlar olmadan yaşayamam ben. Bunları benden ya da başka bir kuldan almaya kalktığınız için siz, biliyorum şeytanın emrindesiniz. Oysa bana yol gösteren Tanrı'dır. Tanrı'nın hikmetine aklınız ermez sizin.Beni ateşlerden geçirip bağrına basacak odur. Çünkü öz evladıyım O'nun. Benimle birlikte yaşamaya layık değilsiniz sizler. Şu güzelim dünyayı yaratan Tanrım. Senin ermişlerine dünya ne zaman kucak açmayı öğrenecek? Ne zaman ulu Tanrım, ne zaman... Son sözüm bu işte. Orijinal Adı: Jeanne D'arcRC Oyun Türü: Tarihi Oyun Yazar: Bernard Shaw Çeviren: Sevgi Sanlı |
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!] Moliere – Cimri – HARPAGON TİRADI |
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
|
Yanıt: Oyunlardan Tiradlar
Edmond Rostand- Cyrano de Bergerac - BURUN Tiradı https://www.youtube.com/watch?v=RVVvAUSEIJs |
| Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 12:20. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
Navbar with Avatar by Motorradforum