Uzay...Evren...Alemler...Sema...
Veya Kozmos...
Akıl almaz bir büyüklükteki bu ortamın içerisinde Dünyamız bir toz tanesi bile değil.
Bağlı olduğumuz Samanyolu galaksisi yaklaşık 100 bin ışık yılı çapında bir dev...bu galakside tahminen 200 milyar yıldız var...ve sadece birisi Güneşimiz.
Bildiğimiz kadarıyla bile söylersek evrende tahminen Samanyolu gibi 100 milyar galaksi var.
Her galakside de milyarlarca yıldız ve her yıldızın etrafında milyarlarca...ve dolayısı ile trilyonlarca gezegen var.
Üstelik ışık hızı ile büyümektegenişlemekteyeni sistemler oluşmaya devam etmekte...Yıldızlar arası toz bulutlarında (Nebula) sürekli kimyasal ve fiziksel tepkimeler olmakta yeni atomlar ve moleküller oluşmakta.
Kozmos adeta ''kendi kendini'' oluşturmaktadır. Dünya gibi hayat taşıyan bir gezegen olma ihtimali milyarda bir olsa dahi en kötü şartlarda bile...
Dünya gibi binlerce hayat olması ihtimali beliriyor. Ne biliyoruz?Ne kadar biliyoruz? Ne zamandan beridir biliyoruz?
BilimMÖ.8000 de medeniyet başladı diyor. Ondan öncesi tam bir mağara yaşamı imiş. Velevki öyle...veya değil...diyelim ki mesela; Medeniyet 8000 değilde 250.000 yıl önce başladı. Ne yazar?
Hayatın ve evrimin Dünya'dan 1 000.000 yıl önce başladığı ve geliştiği...hemde daha kapsamlı ve planlı geliştiği bir başka ''Ademik'' medeniyet olma olasılığı hakiykaten çok yüksektir.
Hattabirden çok fazla olması ihtimali de. Diyelim kibu gelimiş medeniyet...bizlerin 1 milyon sene önünde giden bu medeniyet acaba...
nasıl bir Tevhid üzredir?Hangi şuurbilgi ve bakış açısı ile Allah cc.'a hamd etmektedir acaba?
Bunları düşündükçe veDünya denilen bu toz zerresinin kalıplarını kırıpKozmosa açıldıkça...Kozmik bir bakış açısı ile baktıkça...
Çok daha geniş ve kapsamlı bir perspektif önümüze açılıyor. ''Eserinden Sahibine varmak''düsturu ile yol almaya çalışırken önümüzde bütün -bize göre-bilinmezliği ve devasalığı ile Kozmos duruyor.
Vebu devasa eser karşısında Dünya ve Dünyadaki tüm çekişmelerçelişkilernefsi münakaşa ve mücadeleler çok güdük ve ehemmiyetsiz kalıyor.
Kozmik bakış açısı kazanabilmekherşeyden önce her mahlukatı sevmeyebenimsemeyeeşidi görmeye hazır bir bakış açısına ve mayaya-hamura ulaşmadan geçiyor. Buna da Dünyadan başlamak gerekiyor.
MinerallerdenBitkilerdenhayvanlardan ve... İnsanlardan başlamak gerekiyor.
Sevmekten ve kucaklamaktan geçiyor.
VeAlak suresi aklımıza geldi bu noktada... 1.ve 2.ayetleri...
''1. Ikra’ bismi rabbikelleziy halak''
''2. Halekal’insane min ‘alak''
Genelde şöyle çevirirler bunu: ''1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!'' ''2. O insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.''
Biz şu hatırlatmayı yapıp susacağız... son vereceğiz satırlara....
Alak...
Onun bir manası da Aşk'tır...
Alakadır...
İlgidir...
Sevgidir yani.
ALINTIDIR