Forum Logo  

Geri Git   ForumKalbi.Com > Görsel ve İşitsel Sanat Yapıtları > Sinema ve Tiyatro > Sinema Enleri

Sinema Enleri En beğendiğiniz ölmeden önce izlemeniz gereken tüm film bilgilerini burada bulabilirsiniz.


Bir Film / Bir Yönetmen

En beğendiğiniz ölmeden önce izlemeniz gereken tüm film bilgilerini burada bulabilirsiniz.


Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree86Beğeniler

  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 03 Temmuz 2024, 20:07   #111
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Sil Baştan

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Orijinal İsmi: Coup De Torchon / Clean Up
Süre: 128 dk
Tür: Dram, Komedi, Suç
Yönetmen: Bertrand Tavernier
Senarist: Bertrand Tavernier , Jean Aurenche
Yapımı: 1981 - Fransa


"Coup de Torchon" (1981) filmi, Jim Thompson'un "Pop. 1280" adlı romanından uyarlanmıştır ve Bertrand Tavernier tarafından yönetilmiştir. Film, 1930'ların Fransız Batı Afrika'sında geçer ve ahlaki karmaşıklıkları ve adaletsizlikleri ele alır.

Filmin konusu şöyledir:

Lucien Cordier, tembel, beceriksiz ve alay konusu olan küçük bir kasabanın polis şefidir. İşini pek ciddiye almayan ve kasabanın suçlularına göz yuman Cordier, kasabanın zenginleri tarafından küçümsenmektedir. Hayatı, karısı Huguette ve onun sevgilisi Nono tarafından da hor görülerek geçmektedir.

Ancak Cordier'in hayatı, bir dizi olay sonrası radikal bir şekilde değişir. Kasabanın zorbaları onu küçük düşürüp tehdit ederken, Cordier bir karar verir ve kendi adaletini sağlamak için harekete geçer. Öncelikle zorbaları öldürür ve olayları örtbas eder. Ardından, hayatındaki diğer insanlara da adalet dağıtmaya karar verir. Cordier, kasabanın ahlaki çöküşüne karşı kendi yöntemleriyle savaşmaya başlar ve giderek daha da karanlık bir yola sapar.

"Coup de Torchon", insan doğasının karanlık yönlerini, ahlaki yozlaşmayı ve adalet kavramını sorgulayan güçlü bir kara mizah ve dram filmidir. Tavernier'in yönetmenliği ve Philippe Noiret'in (Lucien Cordier rolünde) etkileyici performansı, filmi Fransız sinemasının önemli eserlerinden biri haline getirmiştir.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Bertrand Tavernier



Bertrand Tavernier, 25 Nisan 1941'de Fransa'nın Lyon şehrinde doğdu ve 25 Mart 2021'de öldü. Fransız film yönetmeni, yapımcı ve senarist olan Tavernier, kariyeri boyunca birçok ödül kazanmış ve Fransız sinemasının önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Hukuk eğitimi aldıktan sonra sinemaya olan ilgisi nedeniyle kariyerine film eleştirmeni olarak başladı. 1974 yılında yönettiği ilk uzun metrajlı film "The Clockmaker" (L'Horloger de Saint-Paul) ile dikkatleri üzerine çekti. 1984 yapımı "A Sunday in the Country" (Un dimanche à la campagne) ve 1989 yapımı "Life and Nothing But" (La Vie et rien d'autre) filmleriyle büyük beğeni topladı ve Cannes Film Festivali'nde ödüller kazandı. Tarihi dramalardan suç filmlerine, savaş filmlerinden belgesellere kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yaptı. En bilinen filmlerinden bazıları "Coup de Torchon" (1981), "Round Midnight" (1986), "The Princess of Montpensier" (2010) ve "The French Minister" (2013) olarak sıralanabilir. Edebiyat uyarlamaları ve edebi eserlerden esinlenilen filmler yapmaya büyük önem verdi. Özellikle Fransız ve Amerikan edebiyatından esinlenerek filmler çekti. Belgesel sinemaya da katkıda bulundu. "My Journey Through French Cinema" (Voyage à travers le cinéma français) adlı belgeseli, Fransız sinemasının tarihine ışık tutar nitelikteydi. Bertrand Tavernier, sinemaya olan tutkusuyla ve çok yönlü filmografisiyle tanınan bir yönetmen olarak sinema dünyasında iz bırakmıştır.


__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 04 Temmuz 2024, 20:02   #112
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Mavi Melek

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Orijinal İsmi: Der Blaue Engel
Süre: 108 dk
Tür: Dram
Yönetmen: Josef Von Sternberg
Senarist: Robert Lieberman , Karl Zuckmayer , Karl Vollmoeller , Carl Zuckmayer , Heinrich Mann
Yapımı: 1930 - Almanya



"The Blue Angel" (Mavi Melek), Heinrich Mann'ın "Professor Unrat" adlı romanından uyarlanmış bir filmdir. Filmin konusu, bir Alman kasabasında saygın bir profesör olan Immanuel Rath (Emil Jannings) etrafında şekillenir. Profesör Rath, öğrencilerinin yerel bir kabare kulübü olan "The Blue Angel"ı (Mavi Melek) ziyaret ettiklerini öğrenir. Öğrencilerini disipline etmek amacıyla kulübe gider ve burada kabare şarkıcısı Lola Lola (Marlene Dietrich) ile tanışır.

Lola'nın cazibesine kapılan Rath, ona aşık olur ve zamanla onunla evlenir. Ancak bu evlilik, Rath'ın saygınlığını ve kariyerini mahveder. Lola ile olan ilişkisi, profesörün toplumdaki statüsünü ve saygınlığını kaybetmesine yol açar. Rath, Lola'nın etkisi altında giderek daha da çaresiz hale gelir ve hayatı trajik bir şekilde altüst olur.

Film, aşk, tutku ve düşüş temalarını işlerken, aynı zamanda von Sternberg'in benzersiz görsel tarzını ve atmosferik anlatımını sergiler. "The Blue Angel," Marlene Dietrich'in uluslararası bir yıldız olmasını sağlayan ve sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan bir yapımdır.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Josef von Sternberg


Josef von Sternberg, 29 Mayıs 1894'te Viyana, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda doğdu. Genç yaşta ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve New York'ta büyüdü. Sinema kariyerine sessiz film döneminde başladı ve zamanla Hollywood'un en saygın yönetmenlerinden biri haline geldi. Josef von Sternberg, film endüstrisine kurgu ve yönetmen yardımcısı olarak başladı. İlk önemli yönetmenlik denemesi "The Salvation Hunters" (1925) adlı film oldu. Bu film, onun sinemadaki stilini ve yeteneğini gösterdi.

Berlin'de UFA Stüdyoları için çalışırken "The Blue Angel" (1930) filmini çekti. Bu filmde Marlene Dietrich'i keşfetti ve ona başrol verdi. Dietrich'in performansı büyük beğeni topladı ve Sternberg ile uzun süreli bir işbirliğinin başlangıcını yaptı. Bu ikili, "Morocco" (1930), "Shanghai Express" (1932) ve "The Scarlet Empress" (1934) gibi birçok başarılı filme imza attı. Hollywood'da Paramount Pictures için çalışarak birçok önemli film yönetti. Görsel zenginlikleri ve atmosferik anlatımıyla tanınan filmleri, sinema tarihinde özel bir yer edindi. 1930'ların sonlarına doğru Sternberg'in kariyeri düşüşe geçti. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde de birkaç film çekti ancak bu filmler eski başarısını yakalayamadı. Son önemli filmi "Jet Pilot" (1957) oldu. Josef von Sternberg, 22 Aralık 1969'da Los Angeles, Kaliforniya'da hayatını kaybetti.

Josef von Sternberg, sinemada görsel estetiğe ve stilize anlatıma büyük katkılarda bulunan bir yönetmen olarak hatırlanır. Marlene Dietrich ile olan işbirliği, sinema tarihinin en ikonik ve etkileyici dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Sternberg'in filmleri, sinema sanatının gelişimine yaptığı katkılarla halen takdir edilmektedir.

__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 05 Temmuz 2024, 12:50   #113
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Cennetten Çok Uzakta


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Orijinal İsmi: Far From Heaven
Süre: 107 dk
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Todd Haynes
Senarist: Todd Haynes
Yapımı: 2002 - Fransa , ABD



"Far from Heaven" (2002) filmi, 1950'lerin Amerika'sında geçen bir dram filmidir ve toplumsal normlar, ırkçılık, homofobi ve cinsiyet rolleri gibi konuları ele alır.


1950'lerin New England'ında yaşayan ev hanımı Cathy Whitaker (Julianne Moore), toplum tarafından örnek bir eş ve anne olarak görülmektedir. Ancak, Cathy'nin mükemmel görünen hayatı, kocasının (Dennis Quaid) eşcinsel olduğunu keşfetmesiyle altüst olur. Bu durum, Cathy'nin evliliğinde derin bir kriz yaratır ve kocasının alkol problemi de giderek kötüleşir.

Bu süreçte Cathy, bahçıvanı Raymond Deagan (Dennis Haysbert) ile yakın bir dostluk kurar. Raymond, Afro-Amerikan bir adamdır ve Cathy'nin onunla olan dostluğu, dönemin ırkçılıkla dolu toplumu tarafından hoş karşılanmaz. Cathy, Raymond ile olan ilişkisi nedeniyle hem beyaz topluluk hem de siyah topluluk tarafından dışlanır.

Film, Cathy'nin bu zorlu süreçte toplumun önyargılarıyla ve kişisel travmalarıyla başa çıkma mücadelesini konu alır. Yönetmen Todd Haynes, filmin görsel tarzında Douglas Sirk'in 1950'lerde çektiği melodramlardan esinlenmiştir ve bu sayede dönemin atmosferini ve sosyal sorunlarını güçlü bir şekilde yansıtır.

"Far from Heaven," güçlü oyunculuk performansları, etkileyici görsel tarzı ve ele aldığı derin sosyal konularla büyük beğeni toplamış ve birçok ödül kazanmıştır.



[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Todd Haynes


Todd Haynes, 2 Ocak 1961'de Los Angeles, Kaliforniya'da doğmuş bir Amerikalı film yönetmeni, yapımcı ve senaristtir. Sinemaya olan ilgisi genç yaşlarda başlamış ve bu ilgi onu Brown Üniversitesi'nde Sanat ve Göstergebilim okumaya yöneltmiştir. 1985 yılında buradan mezun olmuştur. İlk olarak 1987'de çektiği kısa film "Superstar: The Karen Carpenter Story" ile dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu film, ünlü şarkıcı Karen Carpenter'ın hayatını ve anoreksiya nervoza ile mücadelesini konu alır. Ancak, lisans hakları sorunları nedeniyle ticari olarak dağıtılamamıştır, fakat zamanla kült bir klasik haline gelmiştir.

Haynes'in ilk uzun metrajlı filmi "Poison", 1991 yılında yayımlanmıştır. Jean Genet'in üç kısa öyküsünden esinlenen bu film, New Queer Cinema hareketinin önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmiştir ve Sundance Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü kazanmıştır. 1995 yılında yönettiği "Safe" filmi, çevresel toksinlere karşı aşırı duyarlı hale gelen bir kadının hikayesini anlatır ve Julianne Moore'un güçlü performansıyla büyük beğeni toplamıştır. Bu film, Haynes'in yönetmenlik kariyerinde önemli bir adım olmuştur.

1998'de çektiği "Velvet Goldmine" filmi, 1970'lerin glam rock dönemine dair stilize bir hikaye sunar ve Ewan McGregor, Christian Bale ve Jonathan Rhys Meyers gibi oyuncuların yer aldığı bu film, müzik dünyasının parıltılı ve çalkantılı yanlarını gözler önüne serer. 2002 yılında ise Haynes'in en ünlü filmlerinden biri olan "Far from Heaven" yayımlanmıştır. Bu film, 1950'lerin melodramlarından esinlenen görsel tarzı ve toplumsal konuları ele alışıyla öne çıkar. Julianne Moore'un başrolde yer aldığı film, birçok ödül kazanmış ve eleştirmenlerden büyük övgü almıştır.

2007 yılında Bob Dylan'ın yaşamını farklı dönemlerde ve farklı aktörler tarafından canlandırarak anlatan "I'm Not There" filmiyle yenilikçi bir yapım sunmuştur. Cate Blanchett'in performansı bu filmde özellikle dikkat çekmiştir. 2015 yılında Patricia Highsmith'in romanından uyarlanan "Carol" filmiyle büyük başarı elde etmiştir. Cate Blanchett ve Rooney Mara'nın başrolde yer aldığı bu film, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışmış ve birçok ödül kazanmıştır.

Todd Haynes, filmlerinde sıklıkla toplumsal normlar, cinsiyet kimlikleri, cinsel yönelimler ve bireysel özgürlükler gibi konuları ele alır. Görsel estetik ve stilize anlatımıyla bilinir, sıklıkla klasik film türlerine göndermeler yapar ve bunları modern sosyal meselelerle harmanlar. Cesur ve yenilikçi sinemasıyla modern Amerikan sinemasının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilen Todd Haynes, kendine özgü tarzıyla sinema dünyasında kalıcı bir iz bırakmıştır.

__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 06 Temmuz 2024, 11:40   #114
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Playtime


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Orijinal İsmi: Play Time
Süre: 115 dk
Tür: Komedi
Yönetmen: Jacques Tatischeff
Senarist: Jacques Lagrange , Art Buchwald , Jacques Tatischeff
Yapımı: 1967 - Fransa , İtalya


"Playtime" (1967), Jacques Tati'nin modern hayat ve teknolojiye dair eleştirel bir bakış açısını sunduğu bir komedi filmidir. Film, Monsieur Hulot karakterinin Paris'te modern bir şehirde geçirdiği bir günü anlatır. Hulot, şehri keşfetmeye çalışırken bir dizi komik ve absürt durumla karşılaşır.

Filmin belirgin özelliklerinden biri, büyük ölçüde diyalogsuz ve görsel mizah üzerine kurulu olmasıdır. Tati, bu filmde mimari ve teknolojiye dair eleştirilerini, detaylı set tasarımları ve karmaşık mizansenlerle ortaya koyar. Filmde, modern binaların soğukluğu, bürokratik engeller ve teknolojinin getirdiği yabancılaşma temaları işlenir.

"Playtime", zamanının çok ötesinde bir yapım olarak kabul edilir ve Tati'nin en büyük eseri olarak nitelendirilir. Film, minimalist diyalog kullanımı, geniş açılı çekimler ve uzun plan sekanslarıyla dikkat çeker. Bu yapım, Tati'nin sanatsal vizyonunu ve modern dünyaya dair gözlemlerini en iyi şekilde yansıtan bir başyapıttır.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Jacques Tati


Jacques Tati, Fransız sinemasının önemli figürlerinden biri olarak bilinir. Gerçek adı Jacques Tatischeff olan Tati, 9 Ekim 1907'de Le Pecq, Fransa'da doğdu. Rus asıllı aristokrat bir aileden gelen Tati, gençlik yıllarında sporla ilgilendi ve özellikle rugby ile binicilikte başarılı oldu.

Kariyerine 1930'larda kısa filmlerle başlayan Tati, ilk önemli kısa filmi "L'École des facteurs"u 1947'de çekti. Bu filmde postacılar hakkında komik hikayeler anlattı ve bu tema, sonraki uzun metrajlı filmlerine de ilham kaynağı oldu. İlk uzun metrajlı filmi "Jour de fête" (1949), bir Fransız köyünde geçen ve bir postacının maceralarını anlatan bir komediydi.

Tati'nin en ünlü karakteri Monsieur Hulot'dur. Bu karakter, 1953 yılında çektiği "Les Vacances de Monsieur Hulot" filminde ilk kez ortaya çıktı ve büyük beğeni topladı. Film, Hulot'un bir tatil beldesindeki komik maceralarını anlatır. Hulot karakteri, Tati'nin sonraki filmlerinde de önemli bir rol oynadı. 1958 yapımı "Mon Oncle" filminde Hulot, modern bir evde yaşamanın zorluklarıyla başa çıkar. Bu film, Tati'ye En İyi Yabancı Film Oscar'ını kazandırdı.

1967'de çektiği "Playtime", modern hayatın ve teknolojinin eleştirisini sunan ve Tati'nin başyapıtı olarak kabul edilen bir filmdir. Tati, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde ticari başarı elde etmekte zorlandı, ancak sanatsal anlamda büyük bir etki yarattı.

Jacques Tati, 4 Kasım 1982'de Paris'te vefat etti. Sinemaya kattığı benzersiz görsel mizah ve detaylı anlatım teknikleriyle hatırlanır. Filmleri, modern toplumun absürdlüklerini ve insan davranışlarını inceleyen önemli eserler olarak kabul edilir.






Ece bunu beğendi.
__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 07 Temmuz 2024, 13:26   #115
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

María Candelaria


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]
Süre: 102 dk
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Emilio Fernández
Senarist: Emilio Fernández
Yapımı: 1944 - Meksika



"María Candelaria" (1943), Emilio Fernández tarafından yönetilen ve başrollerinde Dolores del Río ve Pedro Armendáriz'in yer aldığı bir Meksika dram filmidir. Film, 1909 yılında Xochimilco'nun yoksul ve geleneksel bir köyünde geçer ve toplumun dışladığı genç bir kadın olan María Candelaria'nın trajik hikayesini anlatır.


María Candelaria (Dolores del Río), annesi bir fahişe olduğu için köy tarafından dışlanmış bir kadındır. Köylüler, annesinin günahlarının onun üzerine geçtiğine inandıkları için María'ya kötü davranır ve onu toplumdan dışlarlar. Tek destekçisi, ona derin bir aşkla bağlı olan ve onunla evlenmek isteyen Lorenzo Rafael'dir (Pedro Armendáriz).

María ve Lorenzo, kendilerine yeni bir hayat kurmak ve köyden kaçmak için çalışırlar. Ancak köyün önyargılı ve acımasız tavrı, onların mutluluğuna engel olur. Lorenzo, María'ya daha iyi bir yaşam sağlamak için her şeyi yapar, ancak köyün zalim tavırları, ikisinin de trajik bir kaderle yüzleşmesine neden olur.

Film, aynı zamanda bir sanatçının (Alberto Galán) María'nın güzelliğinden etkilenerek onun portresini çizmek istemesiyle de ilgilidir. Ancak bu portre, María'nın kaderini daha da karartır.


"María Candelaria" filmi, toplumsal dışlanma, önyargı, aşk ve trajedi gibi temaları işler. Aynı zamanda Meksika'nın kırsal kesimindeki yaşamı ve yerel kültürü de etkileyici bir şekilde yansıtır. Film, görsel estetiği ve derin duygusal anlatımıyla Meksika sinemasının önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir.


Film, 1946 Cannes Film Festivali'nde Grand Prix ödülünü kazanmış ve uluslararası alanda büyük beğeni toplamıştır. Ayrıca, Dolores del Río'nun performansı ve Gabriel Figueroa'nın sinematografisi de büyük övgü almıştır.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Emilio Fernández


Emilio Fernández, 26 Mart 1904'te Coahuila, Meksika'da doğdu ve 6 Ağustos 1986'da Mexico City'de vefat etti. Meksika sinemasının Altın Çağı'nın en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilir. Yönetmen, senarist ve aktör olarak kariyeri boyunca önemli eserler üretmiştir.

Genç yaşta Meksika Devrimi'ne katılan Fernández, Venustiano Carranza'nın güçleriyle savaştı. Ancak, siyasi olaylar nedeniyle ABD'ye sürgün edildi. ABD'de sinemaya ilgi duymaya başladı ve Hollywood'da çeşitli roller aldı. 1930'larda Meksika'ya dönen Fernández, oyunculukla başladığı sinema kariyerine yönetmen olarak devam etti. İlk yönetmenlik denemesi olan "La Isla de la Pasión" (1941) ile dikkat çekti.

1940'lar ve 1950'ler, Fernández'in kariyerinde en parlak dönemler oldu. "María Candelaria" (1943), "Flor Silvestre" (1943), "La Perla" (1947) ve "Río Escondido" (1948) gibi filmlerle büyük başarı elde etti. Bu filmler, uluslararası film festivallerinde ödüller kazandı ve Fernández'i dünya çapında tanınan bir yönetmen haline getirdi.

Fernández'in filmleri, Meksika'nın kırsal yaşamını, sosyal adaletsizliği ve insan ilişkilerini işler. Filmlerinde sık sık yerli halkın ve köylülerin yaşamlarını, mücadelelerini ve güzelliklerini yansıtır. Görsel estetiği, etkileyici manzara kullanımı ve güçlü duygusal anlatımı ile tanınır.

Emilio Fernández, 1986 yılında Mexico City'de hayatını kaybetti. Meksika sinemasının Altın Çağı'na yaptığı katkılarla hatırlanır. Onun filmleri, Meksika kültürünün ve tarihinin önemli bir parçası olarak kabul edilir ve sinema tarihçileri ve eleştirmenler tarafından sıkça incelenir. Fernández, kariyeri boyunca kazandığı başarılarla Meksika sinemasının uluslararası alanda tanınmasına büyük katkı sağlamış ve kendisinden sonra gelen nesil yönetmenlere ilham kaynağı olmuştur.

__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 08 Temmuz 2024, 11:38   #116
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Celine Ve Julie'nin Sandal Sefası


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Orijinal İsmi: Celine Et Julie Vont En Bateau
Süre: 193 dk
Tür: Dram, Fantastik, Komedi
Yönetmen: Jacques Rivette
Senarist: Jacques Rivette , Bulle Ogier , Marie-France Pisier , Juliet Berto , Dominique Labourier , Eduardo de Gregorio
Yapımı: 1974 - Fransa


"Céline et Julie vont en bateau" filmi, iki kadının, Céline ve Julie'nin Paris'teki sıradışı ve büyülü maceralarını anlatan fantastik bir komedi-drama filmidir. Film, Jacques Rivette'in 1974 yapımı bir başyapıtıdır ve genel olarak sürreal ve gerçeküstü temaları işler. Julie, Paris'te yaşayan genç bir kütüphanecidir. Bir gün parkta yürürken, gizemli ve çocuksu bir kadın olan Céline ile tanışır. Céline, bir ilüzyonist ve sihirbazdır. İki kadın hızla arkadaş olur ve birbirlerinin hayatlarına girerler.

Bir gün, Julie eski bir malikaneye gider ve burada gizemli bir olayın içine çekilir. Bu malikanede her gün tekrarlanan bir hikaye yaşanmaktadır: bir aşk üçgeni ve bir cinayet. Céline ve Julie, bu tekrarlanan hikayeye dahil olurlar ve her defasında farklı roller üstlenirler. Filmde, gerçeklik ve hayal dünyası arasındaki sınırlar bulanıklaşır, büyülü gerçekçilik teması işlenir ve Céline ile Julie arasındaki güçlü dostluk ve işbirliği vurgulanır. Rivette'in özgün anlatım tarzı ve sinematik deneyimleriyle "Céline et Julie vont en bateau" filmi, Fransız sinemasının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Jacques Rivette


Jacques Rivette, 1 Mart 1928'de Rouen, Fransa'da doğdu. Fransız Yeni Dalgası'nın önemli yönetmenlerinden biri olan Rivette, sinema kariyerine film eleştirmeni olarak başladı. André Bazin'in yönettiği ünlü sinema dergisi Cahiers du Cinéma'da yazılar yazdı ve burada Jean-Luc Godard, François Truffaut ve Éric Rohmer gibi diğer Yeni Dalga yönetmenleriyle tanıştı.

1950'lerin sonlarında kısa filmler çekmeye başladı ve 1961'de ilk uzun metrajlı filmi "Paris Belongs to Us"u yönetti. Rivette, karmaşık anlatım yapıları, uzun çekim süreleri ve doğaçlama oyunculuk teknikleriyle tanındı. En bilinen filmlerinden biri olan "Céline et Julie vont en bateau" (1974), gerçeküstü ve büyülü temaları işleyerek büyük beğeni topladı.

Rivette, 1970'lerde ve 1980'lerde pek çok önemli film daha yaptı, bunlar arasında "Out 1" (1971) ve "La Belle Noiseuse" (1991) gibi eserler bulunmaktadır. 2000'li yıllarda da film yapmaya devam eden Rivette, Fransız sinemasının en yenilikçi ve etkili yönetmenlerinden biri olarak kabul edildi. Rivette, 29 Ocak 2016'da Paris'te hayatını kaybetti.

__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 09 Temmuz 2024, 11:05   #117
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

Abel

[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Süre: 100 dk
Tür: Komedi
Yönetmen: Alex van Warmerdam
Senarist: Frans Weisz , Alex van Warmerdam , Otakar Votocek
Yapımı: 1986 - Hollanda


"Abel" (1986), Alex van Warmerdam'ın yönettiği ve başrolünü oynadığı Hollandalı bir kara komedi filmidir.

Abel, 31 yaşında olmasına rağmen hâlâ ailesiyle yaşayan ve dış dünyayla neredeyse hiç teması olmayan tuhaf bir adamdır. Babası Victor, Abel'in bu durumu nedeniyle son derece endişelidir ve onu dışarı çıkarmak için sürekli çabalar. Annesi ise Abel'in bu durumunu kabullenmiş gibidir ve onunla daha şefkatli bir ilişki kurar. Abel'in en büyük eğlencesi ise, evin penceresinden komşularını izlemek ve onların yaşamlarını gözlemlemektir.

Bir gün, babası Victor, Abel'i dışarı çıkarmaya karar verir ve onu bir kabarede çalışan ve yaşam tarzı Abel'in alışık olduğundan çok farklı olan bir kadınla tanıştırır. Bu tanışma, Abel'in hayatında büyük değişikliklere neden olur ve onu ailesiyle olan ilişkilerini sorgulamaya iter.

"Abel", absürd ve kara mizah unsurlarını bir araya getirirken, aynı zamanda toplumun normlarına ve bireyin aile içindeki rolüne dair eleştirel bir bakış sunar. Alex van Warmerdam'ın kendine özgü yönetmenlik tarzı ve hikaye anlatımı, filmi ilginç ve unutulmaz kılar.


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]


Alex van Warmerdam


Alex van Warmerdam, 14 Ağustos 1952'de Hollanda'nın Haarlem kentinde doğdu. Çocukluğunu burada geçirdi ve sanatla ilgisi erken yaşlarda başladı. Van Warmerdam, Hollanda'da grafik tasarım ve resim eğitimi aldı. Ancak, kariyerine tiyatroda başladı ve bu alandaki yetenekleriyle dikkat çekti.

1972'de Hollandalı tiyatro topluluğu Hauser Orkater'in kurucularından biri oldu. Bu topluluk, yenilikçi ve deneysel tiyatro çalışmalarıyla tanındı. Van Warmerdam, tiyatroda hem oyuncu hem de yazar olarak çalıştı. Daha sonra, 1980'lerde kendi tiyatro topluluğu De Mexicaanse Hond'u kurdu ve burada da başarılı oyunlar sahneledi.

1986'da ilk uzun metrajlı filmi "Abel" ile sinema dünyasına adım attı. "Abel", hem yazarı hem de yönetmeni olduğu bu film, Hollanda'da büyük bir başarı elde etti ve kült bir klasik haline geldi. Van Warmerdam, benzersiz ve absürd tarzıyla tanındı. Filmlerinde kara mizah, toplum eleştirisi ve sıra dışı karakterlerle dikkat çekti.

"De Noorderlingen" (1992) ve "De jurk" (1996) gibi filmlerle başarısını sürdüren Van Warmerdam, 2013'te "Borgman" adlı filmiyle uluslararası alanda daha geniş bir kitleye ulaştı. "Borgman", Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarıştı ve büyük beğeni topladı.

Alex van Warmerdam, aynı zamanda resim ve grafik tasarım alanlarında da aktif bir sanatçı olarak çalışmalarını sürdürdü. Kariyeri boyunca birçok ödül kazandı ve Hollanda sanat ve sinema dünyasında önemli bir figür haline geldi. Kendine özgü anlatım tarzı ve sanatsal vizyonu ile Van Warmerdam, sinema ve tiyatro dünyasında iz bırakan bir sanatçı olarak tanındı.

__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
Alt 21 Temmuz 2024, 21:51   #118
Çevrimiçi
Shachar avakeshcha
 
Nemo Personne kullanıcısının Avatarı
 
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Varsayılan Yanıt: Bir Film / Bir Yönetmen

If....


[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]

Süre: 112 dk
Tür: Dram
Yönetmen: Lindsay Anderson
Senarist: David Sherwin
Yapımı: 1968 - İngiltere


"If...." (1968), Lindsay Anderson tarafından yönetilen ve Britanya'daki bir yatılı okulda geçen bir satirik dramadır. Film, Mick Travis (Malcolm McDowell tarafından canlandırılan) ve arkadaşlarının okulun baskıcı ve otoriter ortamında yaşadıklarını ve bu düzene karşı başkaldırmalarını konu alır.

Film, okulun günlük rutinleri ve gelenekleri ile başlar. Öğrenciler arasındaki katı hiyerarşi ve özellikle üst sınıf öğrencilerinin (prefektler) genç öğrenciler üzerindeki güçlerini vurgular. Okulun baskıcı rejimi, sert cezalar, zorbalık ve kuralların sıkı bir şekilde uygulanmasıyla gösterilir. Müdür ve öğretmenler, öğrenciler üzerinde büyük bir otorite sahibidir.

Mick Travis ve arkadaşları Johnny ve Wallace, okul otoritesine karşı isyan etmeye başlarlar. Başlangıçta küçük olan bu isyan hareketleri giderek daha cesur hale gelir. Film boyunca gerçeküstü sahneler anlatıya eklenmiştir, bu da gerçeklik ve hayal arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır. Bu unsurlar, karakterlerin iç dünyalarını ve baskıdan kurtulma isteklerini vurgular.

Film, okulun yıllık Kurucular Günü kutlaması sırasında şiddetli ve sembolik bir isyanla doruğa ulaşır. Mick ve arkadaşları, silahlar ve patlayıcılarla okula saldırır ve film kaotik ve belirsiz bir sonla biter.

"If...." filmi, Britanya toplumunu ve eğitim sistemini eleştiren bir satirdir ve okulu daha geniş toplumsal sorunların bir yansıması olarak tasvir eder. Fantezi ve gerçeküstü unsurlar, karakterlerin duygusal ve psikolojik durumlarına derinlik katar. Filmin yapısı, bölüm bölümleri ve siyah-beyaz ile renkli sekansların karışımı, benzersiz ve etkileyici bir hikaye anlatımına katkıda bulunur.

"If....", cesur yaklaşımı, çarpıcı görselleri ve özellikle Malcolm McDowell'ın güçlü performansıyla kutlanır. İsyan ve direniş temaları, 1960'ların karşı kültür hareketleriyle uyum sağlar ve bu da filmi Britanya sinemasında önemli ve kalıcı bir eser haline getirir.



[Foruma üye olmadığınız sürece forum içeriğindeki bağlantıları görüntüleyemezsiniz. Foruma üye olmak için TIKLAYIN!]



Lindsay Anderson



Lindsay Anderson, 17 Nisan 1923'te Bangalore, Hindistan'da doğdu. İngiliz bir asker ve diplomatın oğlu olan Anderson, genç yaşta ailesiyle birlikte İngiltere'ye taşındı. Eğitiminin büyük bir kısmını Cheltenham College'da tamamladıktan sonra Oxford Üniversitesi'nde Magdalen College'da öğrenim gördü. Oxford'da İngiliz dili ve edebiyatı okurken, sinema ve tiyatroya olan ilgisi arttı ve üniversitenin film topluluğunda aktif olarak yer aldı.

1940'ların sonunda, film eleştirmeni olarak kariyerine başladı ve Sequence adlı etkili bir film dergisinin kurucularından biri oldu. Anderson, eleştirmen olarak British New Wave sinema hareketinin önemli isimlerinden biri haline geldi ve kariyeri boyunca bu hareketin önemli bir savunucusu oldu.

1950'lerde, belgesel filmler çekmeye başladı ve bu filmlerle kısa sürede dikkat çekti. "Thursday's Children" (1954) adlı belgeseli, işitme engelli çocukların eğitimini konu alıyor ve bu filmle Oscar kazandı. Ancak, Anderson'ı asıl üne kavuşturan, 1963'te çektiği "This Sporting Life" oldu. Bu film, Richard Harris'in başrolünde olduğu ve bir rugby oyuncusunun hayatını anlatan sert ve gerçekçi bir dramaydı.

1968'de çektiği "If....", Anderson'ın en ünlü filmi oldu. Malcolm McDowell'ın başrolünde olduğu bu film, Britanya'daki bir yatılı okulda geçen bir isyan hikayesini anlatıyordu. Film, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazandı ve Anderson'ı uluslararası alanda tanınan bir yönetmen yaptı.

1973'te "O Lucky Man!" ve 1982'de "Britannia Hospital" gibi filmlerle eleştirmenlerin ve izleyicilerin ilgisini çekmeye devam etti. Bu filmler, Anderson'ın Britanya toplumuna ve kurumlarına yönelik eleştirilerini sürdürdüğü çalışmalardı.

Anderson, aynı zamanda tiyatro yönetmeni olarak da önemli işler yaptı. Royal Court Theatre ve Royal Shakespeare Company gibi prestijli kurumlarda çalıştı ve birçok önemli oyunun sahneye konmasında rol aldı.

1994 yılında, 71 yaşında hayatını kaybeden Lindsay Anderson, ardında derin etkiler bırakan bir filmografi ve güçlü bir sinema mirası bıraktı. Yönetmen olarak cesur, yenilikçi ve eleştirel yaklaşımıyla hatırlanan Anderson, Britanya sinemasının önemli figürlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.



__________________
Tüm teoriler, klişeler gibi
Cehennemin dibine gitsin
bütün ufak yüzler
Yukarı bakıyorlar, güzeller
ve inanıyorlar.
Ağlamak istiyorum
Fakat hüzün aptalca
İnanmak istiyorum
Fakat inanç bir mezarlık
Biz onu satıra ve bir alaycı kuşa indirgedik
Bize şans dile….



C. Bukowski
 
  

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
bir, film, yönetmen


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri

Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati; Türkiye'ye göre ayarlanmış olup, şu an saat: 17:43.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2024, vBulletin Solutions Inc.

ForumKalbi, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır.

ForumKalbi.Com; 5651 sayılı kanun uyarınca yer sağlayıcı niteliğini haiz bir genel forum sitesidir. Sitemizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresi ve sair kişisel verileri işlenmekte; yetkili merci tarafından müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir içerik paylaşımının olduğunu düşündüğünüz mesaj, konu ya da görseli içeren forum gönderilerini; İLETİŞİM bağlantısındaki formu doldurarak iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.