Ben her gece intihar ederdim o zamanlar;
şarap kadar kırmızı,
şarap kadar alkollü gözyaşlarımla verirdim kendimi toprağa.
Ve
her sabah kendimi cinayet mahalinde bulurdum,
bir katilin pişmanlığıyla.
Ben sadece ‘neden’leri yazardım o zamanlar;
inanmazdım sonuçlara...
sarhoş bir nedenim olurdu hep,
belirlenmişlikten kaçışlarımda.
Bir sabah; ölümü fazla kaçırdığım bir gecenin ertesi,
gözlerimi açamadım ilk önce..
açmak istemedim belkide ama sonra...
Gözlerimi açtığımda,
etrafımdaki herşey içime sokamayacağım kadar tanıdıktı,
bense tekrar ölemeyecek kadar soğuk...
Alıntıdır.