Hellboy: The Crooked Man – Kötüye Giden Yol

Guillermo Del Toro’nun Hellboy filmleri, tür olarak başarılı olsalar da, melankolinin ağır basması ve psikolojik altyapının ön plana çıkarılması nedeniyle beklenen ilgiyi görmedi. Çizgi romanın karanlık atmosferi, Del Toro’nun rengarenk ve estetik dünyasında tam olarak yankı bulamadı. Sonraki yapım ise aksiyon dozunu artırsa da, çizgi romanın ruhunu yansıtamadığı için eleştirildi. Hollywood, Hellboy’dan vazgeçmeyerek yeni bir filmle geri döndü: Hellboy: The Crooked Man. Film, kahramanı ve sınırlı bütçesini kullanarak Dark Horse Comics’in mirasını sinemada yeniden canlandırmayı hedefliyor, ancak uygulamada her şey beklendiği gibi değil. Film, düşük tempolu bir başlangıçla, Hellboy’un normal bir gününde dev bir CGI örümcek-şeytanla savaşmasıyla açılıyor.
Göz Devirmemek Elde Değil
Karşımıza çıkan yeni Hellboy, abartılı makyajıyla dikkat çekiyor. Hareketleri ve tavırları çizgi romana yakın olsa da, film boyunca sanki bir fan filmi izliyormuş hissi veriyor. Karakterlerin varlığı ve yaratılan gotik atmosfer, ucuz bir trash filme dönüşen yapımı kurtaramıyor. Yönetmenin tercihleri, kadrajlar ve efektler, berbat oyunculuklarla birleşince ortaya öğrencilerin hazırladığı bir müsamere gibi bir film çıkıyor. İzleyiciye iletilmek istenen karanlık fantezi duygusu gri tonlarla yaratılmaya çalışılmış, fakat bu çaba etkisiz kalıyor. Filmde odak noktasının belirsizliği, Hellboy dünyasının hissini vermiyor ve ortaya ruhsuz bir uyarlama çıkıyor.
Kötü Karakterler Filmin Gücünü Belirler
Tüm kahramanlar düşmanlarının gücü kadar güçlüdür derler. Bu filmde ise kötü karakterlerin kuklamsı ve iki boyutlu yapısı onları korkunç yerine komik kılıyor. Crooked Man’in gelişimi belirsiz tasarlandığı için figür silik kalıyor. Trash filmlerde sık rastlanan iki boyutlu karakter yaratımı, filmin etkisini düşürüyor. Çizgi roman uyarlamasının korku janrına kayması, vasıfsız ve niteliksiz bir korku filmi izlenimi veriyor. Yönetmen, düşük bütçesinin farkında ve dar açılar ile karanlık atmosfer yaratma çabası, yapımın amatörlüğünü ortaya çıkarıyor. Film, Hollywood çıkışlı olmasına rağmen, daha çok bir hayran yapımı gibi duruyor.
Hellboy’un Trash Filme Dönüşümü
“Trash” türü, 80’lerde Evil Dead II, Peter Jackson’ın Braindead ve Bad Taste filmleri gibi örneklerle başlamış, Troma Entertainment sayesinde gelişmiştir. Zamanla bu tür, meta korku ve yeniden yapımlar ile sinemada geniş bir alan bulmuştur. Hellboy: The Crooked Man, bu geleneği sürdürmeye çalışsa da boyutsuz, sıkıcı ve amatör bir film olarak karşımıza çıkıyor. Hellboy filmi olduğuna inanmak güç; film, iyi şeyler yapmak isterken eline yüzüne bulaştırılmış bir yapım olarak unutulacak gibi görünüyor.