Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Uğultulu Tepeler | Wuthering Heights (2026) - Film Eleştirisi
Uğultulu Tepeler | Wuthering Heights (2026) - Film Eleştirisi
Görkemli Bir Yanılsama: Emerald Fennell’in "Wuthering Heights"ı Üzerine
Emerald Fennell imzalı yeni Uğultulu Tepeler uyarlaması, her şeyi özetleyen tek bir iddiayla karşımıza çıkıyor:
Çözülmek. Film; ateşli, erotik ve izleyiciyi nefessiz bırakan o meşhur zehirli aşkın zirvesine oynamak istiyor. Mum ışığında resmedilmiş bir saplantı tablosu olmayı arzuluyor.
Ancak temel bir sorun var: Bu film Uğultulu Tepeler gibi hissettirmek istese de, özünde o hikâye değil.
Estetik Bir Ambalaj, Boş Bir Ruh
Ben uyarlamalar konusunda katı bir kuralcı değilim; bir eserin yeniden yorumlanmasını, hatta "çılgınlaşmasını" her zaman desteklerim. Fakat Fennell’in versiyonu bir uyarlamadan ziyade, romanın özetine hızlıca göz atmış ve estetiğine kapılmış birinin, Emily Brontë’nin o vahşi yoğunluğunu "biraz fazla" bulup törpülemeye karar vermesi gibi duruyor. Karşımızda asla kapanmaması gereken kanayan bir yara değil, şık bir paket içinde sunulmuş, tüketilip unutulmaya mahkûm bir "ürün" var.
Eğer aradığınız şey sinematografi, kostüm tasarımı ve prodüksiyon kalitesiyle büyüleyen bir görsel şölense, Linus Sandgren ve ekibinin yarattığı bu romantik çürüme dünyasına hayran kalacaksınız. Ancak Heathcliff’in o tekinsiz karanlığını arıyorsanız, bu film sizi hayal kırıklığına uğratacaktır.

Heathcliff: Canavardan Parfüm Reklamına
Filmin en büyük zayıflığı Heathcliff karakterinde yatıyor. Jacob Elordi, intikam hırsıyla yanıp tutuşan bir figürden ziyade, hüzünlü bakışlarıyla tıraş losyonu reklamından fırlamış bir jön gibi duruyor. Brontë’nin Heathcliff’i korkutucu olmalıdır; o, kurbanıyken canavara dönüşen biridir. Burada ise sadece "yanlış anlaşılmış, yakışıklı bir adam" görüyoruz.
Romanın temelini oluşturan ırksal dışlanmışlık ve sınıfsal öfke, bu filmde sadece birer dekoratif unsur. Heathcliff zenginleşip döndüğünde, bu bir nefret operasyonu değil, bir romantik komedi değişim montajı gibi hissettiriyor. O artık yıkım planlamıyor; sadece daha estetik görünüyor.
"Kibar" Bir Gotik Korku Olur mu?
Uğultulu Tepeler bir aşk romanı değildir; o bir gotik korku öyküsüdür. Duygusal şiddet, zulüm ve vahşetle örülüdür. Fennell ise bu öfke dolu eseri alıp onu "kibar" ve "zevkli" hale getirmiş.
- Margot Robbie (Catherine): Elinden geleni yapsa da, senaryo onun bencil ve kâbus gibi olan orijinal karakterini, "pazarlanabilir bir hırçınlığa" indirgemiş
- Atmosfer ve Müzik: Anthony Willis’in film müziği ve Charli XCX’in besteleri filme ihtiyaç duyduğu nabzı veriyor. Seks sahneleri ve görsel dil 2000’lerin iddialı müzik videolarını anımsatıyor.
Sonuç: Acıdan Korkan Bir Sinema
Fennell, romanın en rahatsız edici konularından (sömürgecilik kaygısı, gerçek istismar, sınıf kini) ustalıkla kaçıyor. Şok etmeye çalışan cinsel imgeler bile gerçek bir tehlike hissi yaratmıyor; her şey kontrollü ve "Instagram estetiğine" uygun.
Bu filmin ciddi bir izleyici kitlesi bulacağına şüphe yok. Renkli, abartılı ve şehvetli yapısıyla dikkat çekici olabilir.
Ancak Emily Brontë’nin romanının gerçek bir uyarlamasını bekleyenler için bu film, sadece görkemli bir hayal kırıklığı.
Fennell hikâyenin fikrine aşık olmuş olabilir, ama onun gerçek çirkinliğinden ve çiğ acısından korkmuş.
Kısacası: Emily Brontë hâlâ yenilmezliğini koruyor; bu film ise sadece onun gölgesinde parlayan, içi boş bir kristal küre.
Yazan: Leydihan
|