21 Ocak 2025, 13:02
|
#
1
|
Profil ayrıntılarını görüntüleyebilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Aurelia Botiane Demetria Lahdi | Antalya Müzesi
Aurelia Botiane Demetria Lahdi | Antalya Müzesi
Aurelia Botiane Demetria, MS 2. yüzyılda Perge’de yaşadı. Demetria, kentin ileri gelen yurttaşlarından biriydi.
Aurelia Botiane Demetria Lahdi, 1997 yılında Perge Batı Nekropolisi’nden kaçakçılar tarafından çıkarılmış ve tam satılmak üzereyken eser kurtarılmıştır.
Eser, “Sütunlu Küçük Asya Lahitleri” grubuna bir örnek niteliği taşır. Üç yanı sütunlarla bölünmüş olan lahdin üzerinde karı ve kocanın yan yana uzandığı görülüyor. Lahdin sahibi olan kadının yüzü portre şeklinde işlenmiş ancak erkeğin başı tasvir edilmemiştir. Bunun nedeni ise erkeğin defnedilmemiş olması veya defnedilmiş olsa bile başının işlenmesi için zaman ya da paranın yeterli olmaması olarak açıklanabilir. Lahdin uzun yüzünde figürler yivli sütunlar arasında sıralanır. Ortadaki genç erkek figürünün sağ tarafında bir kadın ayakta durmaktadır. Bu figürler, ellerindeki rulolar, giyimleri ve duruşlarıyla lahit sahiplerinin yaşamları esnasında bilgeliğini ve sanata olan hayranlıklarını anlatmaktadır. Lahdin kısa yan yüzünün orta kısmında öteki dünyayı simgeleyen iki kanatlı kapı figürü yer alır. Kapının önünde üzeri meyvelerle dolu bir sunak görürüz. Kapının solunda ise elinde rulo tutan bir erkek figürü, sağ tarafında ise yas tutan bir kadın figürü mezara bekçilik eder. Lahdin ilk kullanımından sonra, geç dönemlerde de kullanıldığı, üzerinde yer alan Eski Yunanca yazıtlardan anlaşılmakta. Uzun kenarda bulunan yazıtta şöyle bir ifade yer alır:
“Ben Aur(elia) Botiane Demetria, bu lahdi kendim için yaptırdım, oraya sadece kendi cesedimin gömülmesini ve ölümümün hemen ardından lahdin varislerim tarafından demir ve kurşunla kapatılmasını istiyorum..”
Lahdin diğer uzun yüzüne bakıldığında Homeros’un İlyada’sında anlatılan Troia Savaşında geçen üç olayı anlatan sahnelerin yer aldığı görülüyor. Sahnelere soldan sağa doğru sırasıyla bir göz atalım. İlk olarak Akhilleus’un diz çökmüş olan Thersithes’i saçlarından tutarak yumruklamasının betimlenmiş olduğunu görürüz. Orta kısımda bulunan sahnede ise Aphrodite’nin, yenilmek üzere olan Paris’i, bir buluta sararak savaş meydanından kaçırması tasvir edilir. Lahdin en sağında bulunan sahne ise Patroklos’un cesedinin Menelaos tarafından taşınması olarak betimlenir. Troia Savaşı esnasında Akhilleus’un zırhını giyerek savaşan Patroklos, Hektor tarafından öldürülür. Troialılar cesedi soyarak Akhileus’un tanrısal zırhını ele geçirirler. Patroklos’un cesedinin çevresinde Troialılar ve Akhalar arasında amansız bir mücadele başlar. Dostunun ölüm haberini alan Akhilleus, çıkardığı müthiş bir nara ile silahsız olarak çarpışmanın ortasına girer. Bu korkunç sesi duyan Troialılar cesedi bırakarak oradan uzaklaşırlar. Menelaos da cesedi savaş alanından uzaklaştırma görevini üstlenir.
Zeynep Durusoy
__________________
Değeri Değere Değen Kavrar...
|
|
|
|
|